Katliam itirafları: İsrail askerleri Gazze’de savaş suçlarını itiraf etti

7 Ekim 2023’te patlak veren Gazze Savaşı, yalnızca sarsıcı insani kayıplarıyla değil, aynı zamanda modern savaşta etik sınırların nasıl aşındığını gözler önüne sermesiyle de zamanımızın belirleyici bir krizi haline geldi. Çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 69.000’den fazla Filistinli öldürüldü. Geçen ay ilan edilen ateşkese rağmen, İsrail askeri operasyonları hız kesmeden devam etti. Hamas saldırısına yanıt olarak başlayan süreç, birçok uluslararası gözlemcinin artık soykırım olarak tanımladığı bir harekâta dönüştü.
The Guardian’ın ITV belgeseli Breaking Ranks: Inside Israel’s War’a dayanan son haberi, savaşın iç işleyişine dair nadir bir bakış açısı sunuyor; dışarıdan gelen eleştirmenlerden değil, bizzat İsrailli askerlerden. Tanıklıkları, sivillerin keyfi olarak öldürüldüğü, evlerin sebepsiz yere yıkıldığı ve insan kalkanlarının taktiksel araç olarak kullanıldığı bir cezasızlık kültürünü gözler önüne seriyor. Bu itiraflar yalnızca ahlaki açıdan kınamakla kalmıyor, aynı zamanda yasal olarak da suçlayıcı.
Breaking Ranks’te röportaj yapılan askerler, Gazze’yi çatışma kurallarının yerini şüphe ve kişisel takdirin aldığı bir meydan savaşı olarak tanımlıyor. Siviller çok hızlı veya çok yavaş yürüdükleri için vuruluyor. Yardım arayanlar gıda dağıtım noktalarında vuruluyor. Bir asker, çamaşır asan bir adamın gözcü sanılarak tank ateşiyle nasıl öldürüldüğünü anlatıyor. Bir diğeri ise Filistinli sivillerin yaygın olarak canlı kalkan olarak kullanıldığını anlatıyor.
Bu eylemler, sivilleri hedef almayı, insan kalkanı kullanmayı ve askeri zorunluluk olmaksızın sivil altyapıyı tahrip etmeyi yasaklayan Cenevre Sözleşmeleri ve uluslararası örf ve adet hukukunu ihlal etmektedir. Bu ihlallerin sürekliliği, münferit bir suistimali değil, yasal ve etik normların sistematik bir şekilde ihlal edildiğini göstermektedir.
Soykırım iddiaları ve hukuki işlem
Eylül ayında Birleşmiş Milletler Bağımsız Uluslararası Soruşturma Komisyonu, İsrail’in Gazze’de soykırım yaptığı sonucuna vardı. Komisyon, Cumhurbaşkanı Isaac Herzog da dahil olmak üzere İsrailli liderlerin kışkırtmalarına atıfta bulundu. Herzog, 7 Ekim saldırısından tüm Filistin halkının sorumlu olduğunu ilan etmişti. BM, bu tür söylemlerin Soykırım Sözleşmesi kapsamında gerekli niyetin oluşturulmasına yardımcı olduğunu savundu.
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Başbakan Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri çıkardı. Suçlamalar arasında savaş suçları ve aç bırakma gibi insanlığa karşı suçlar ile sivil altyapıya yönelik kasıtlı saldırılar yer alıyor. Bu yasal işlemler, vahşetlerin küresel hesap verebilirliğinde bir dönüm noktası teşkil ediyor.
GHF ve insani yardım politikaları
ABD ve İsrail tarafından desteklenen Gazze İnsani Yardım Vakfı (GHF), çatışma sırasında yardım sağlamak amacıyla kuruldu. Ancak Breaking Ranks’teki ifadeler, GHF dağıtım noktalarını, sivillerin yiyecek ararken vurulduğu militarize bölgeler olarak tanımlıyor. Bu durum, vakfın insani yardım misyonunu baltalıyor ve ABD’nin suç ortaklığına dair soruları gündeme getiriyor. ABD, GHF’ye sponsor olarak, İsrail’in askeri harekatını desteklemedeki rolünden dikkatleri uzaklaştırıyor gibi görünüyor.
GHF’nin varlığı daha geniş bir sorunun simgesi haline geldi: Yardımların siyasallaştırılması ve askeri saldırganlığı maskelemek için insani altyapının kullanılması. Gıda kuyrukları ölüm bölgelerine dönüştüğünde, ahlaki çöküntü sadece taktiksel değil, aynı zamanda sistemseldir.
İsrail ve müttefikleri için bir hesaplaşma
Gazze’deki savaş, yalnızca İsrail’in askeri stratejisinin acımasızlığını değil, aynı zamanda güçlü devlet aktörleriyle karşı karşıya kaldığında uluslararası hukukun ne kadar kırılgan olduğunu da ortaya koydu. Breaking Ranks’teki tanıklıklar, BM’nin bulguları ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin eylemleri tek bir gerçekte birleşiyor: İsrail savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve soykırım işledi.
Adalet, kınamadan fazlasını gerektirir. Hesap vermeyi gerektirir: İsrail’in, liderlerinin ve bu yıkıma yol açan uluslararası aktörlerin. Hesaplaşma zamanı şimdi.
