Genel

Kazakistan’da UAEA tarafından uranyum bankasının açılması

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, Kazakistan’da düşük yoğunlukta zenginleştirilmiş uranyum bankası açtı.

Başkent Astana’daki Hilton otelinde düzenlenen açılış törenine Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ve UAEA Başkanı Yukiya Amano’nun yanı sıra çok sayıda özel davetli katıldı.

Uluslararası standartlara göre inşa edilen düşük yoğunlukta zenginleştirilmiş uranyum bankası, Doğu Kazakistan Eyaleti merkezi Öskemen şehrinde bulunan Ulba metalurji fabrikası bazında hizmete verilirken, resmi açılışı Astana’da canlı yayında gerçekleştirildi.

Ulba metalürji fabrikası bazında kurulan uranyum bankasında, gaz haline gelmiş şeklinde (hekzaflorür) düşük oranda zenginleştirilmiş uranyumun muhafaza edilmesi planlanıyor.

Bankanın kuruluşu, 2015 yılında başkent Astana’da Kazakistan ile UAEA arasında anlaşma imzalanmasıyla kararlaştırılmıştı.

Törende Cumhurbaşkanı Nazarbayev UAEA Başkanı Amano’ya uranyum bankasının sembolik anahtarını takdim etti.

Bu bankanın toplam istok kapasitesinin 90 ton nükleer yakıt olduğu ve açılış amacının nükleer sanayiine şimdiye kadar sahip olmayan ülkelerde uranyum zenginleştirme faaliyetinin başlamasını engellemek olduğu bildirildi.

Bu bağlamda Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Genel Müdürü Yukia Amano yaptığı açıklamada:

“Bu uranyum bankası, nükleer santrallerinde nükleer yakıt üretimi için düşük yoğunlukta uranyum kullanmak isteyen ülkelere güvence vermek için son mekanizmadır” ifadesini kullandı.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı ayrıca, yakında nükleer yakıt üreten ülkelerden alım işlemlerinin başlayacağını duyurdu.

dünyanın sultacı güçlerince yapılan kısıtlamalara göre, Kazakistan’da açılışı yapılan düşük yoğunlukta zenginleştirilmiş uranyum bankası birkaç açıdan önem arzediyor.

Birinci şu ki, bu hareket, diğer ülkelerin uranyum zenginleştirmeye ve nükleer sanayiye yönelmelerini önlemek amacıyla nükleer güçler tarafından oldukça planlanmış bir girişimdir.

İkinci şu ki, geçmişte nükleer enerji sahibi Kazakistan, eski Sovyetler Birliği’nin uydu ülkeleri başta olmak üzere bölge ülkelerinin uranyum zenginleştirmeye yönelmelerini engelleyecek.

Üçünü konudur şu dur ki, düşük yoğunlukta zenginleştirilmiş uranyum bankasının açılışı, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansını denetim görevi yapan bir örgütten nükleer ürünlerin en esas tedarikçisi haline getirecek ve uranyum zenginleştirme faaliyeti bir ülke veya çok az sayıda ülkelerde yapılmış olacak ve diğer ülkelere zenginleştirme izni verilmeyecek.

Kuşkusuz, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı, dünyanın diğer bölgelerinde aynı yaklaşımı gündemine alacak.

Bu yaklaşım, dünya ülkeleri için etkileri olacak. Ülkelerin belli bir kaynağa bağımlı hale getirilmesi ve ülkelerin nükleer tesislerinin yabancı bir kaynağa endekslenmesi nükleer imkanlara sahip ülkelerin bağımsızlığı ve gücünü pratikte kısıtlayabilmesi aynı yaklaşım yol açacağı olası sonuç ve etkilerinden olabilir.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı yetkililerinin ABD’ye itaat ettikleri için bu teşkilatın gelecekte bir baskı unsuru olarak kullanılacak.

Muhtelif yoğunlukta zenginleştirilmiş uranyumun tıptan santrallere kadar farklı alanlarda kullanıldığı için bu ürünün tedariki için dışarıya bağımlı olmak, ülkeler için büyük zararlar yol açabilir.

İşte endişe verici olan konuda budur.

Başa dön tuşu
Bugün 01 Temmuz 2026 (28) içerik yüklenmiştir.