Kuzey AmerikaFilistinİranİşgalci İsrail Rejimi

Kudüs Gücü komutanının Siyonist düşmanın saldırganlığına cevap verme zaruretine vurgusu

İslam inkılabı muhafızlar ordusu Kudüs gücü komutanı Tuğgeneral İsmail Kaani dün Hamas siyasi büro başkanı İsmail Heniye ile telefon görüşmede işgalci rejimin vahşiliğini kınarken, direnişin siyonist düşmanın saldırısına ve Filistin milletini savunmadaki başarı ve kendine özel benzersiz misillemesini övdü.

Filistin direnişi ve siyonist rejim arasındaki çatışmalar pazartesi günü ve Kudüs ve Mescit-ul Aksa’ya yaptığı tecavüze son vermesi için tanınan sürenin bitmesi ile başladı ve halen de devam ediyor.

Gazze’deki Sivil Savunma Teşkilatı’na göre, Siyonist rejimin Gazze Şeridi’nin çeşitli bölgelerine yönelik saldırı ve bombalamalarının başlamasından itibaren şimdiye kadar en az 58’u çocuk 34’ü kadın olmak üzere şehit sayısı 190’ı aştı.
Siyonist rejim Filistin halkını dünyanın gözü önünde öldürmeye devam ederken Amerika ve bazı Avrupa ülkeleri bu suç rejiminin yanında yer alıyorlar. Peki, bu desteğin sebebi nedir?

Batı Asya, on yıllardan beri Amerika’nın bölge ötesi hedeflerinin ön planında ve küresel rekabetin merkezinde yer aldı. Aslında Siyonist rejimin kuruluşundan bu yana bu bölge jeopolitik açıdan özel ilgi gördü ve İslam dünyasının kalbinde İslam düşmanlarının müdahale ve etkisinin merkezi oldu. Başka bir ifade ile bölge, siyonist İsrail’in kuruluşundan bu yana 70 yıldan fazla bir süredir güvensiz ve istikrarsız hale geldi.

İslam inkılabı Lideri Hz. İmam Seyyid Ali Hamanei geçen hş yılda 19 Dey 1356 yılı Kum halkının kıyamı yıldönümünde Amerika’nın İran ve batı Asya’da istikrarsızlık oluşturma çalışmalarına değindi.

Hz. İmam Seyyid Ali Hamanei Amerika’nın, bölgeyi tamamen kendi kontrolünde görmediği sürede, çıkarlarını bölgenin istikrarsızlığında gördüğüne işaretle, Amerikalı tanınmış uzman Michael Laden’in bu konudaki sözlerine değindi.

Hz. İmam Seyyid Ali Hamanei şöyle buyurdu:
“Pek çok kişi tarafından tanınan, bir Amerikalı düşünce kuruluşunun tanınmış uzmanı, açıkça bunu söyledi. Dedi ki biz İran ve Irak ve Suriye ve Lübnan’da istikrar istemiyoruz. Biz bu ülkelerde istikrar istemiyoruz. O diyor ki “Asıl mesele, bu ülkelerde istikrarsızlığa ihtiyaç olup olmadığı değildir.” Demek istediği, burada istikrarsızlığın olması kesindir. Önemli olan, istikrarsızlığın nasıl oluşturulmasıdır. ”

Hiç şüphesiz İsrail rejiminin Amerika ve bölgedeki İslam düşmanları için bir sızma üssüdür olduğu ve bölge dışı aktörlerin çıkarları ve önceliklerinin başında yer alıyor.

Lübnan’da siyasi meseleler uzmanı ve gazeteci Refik Huri Amerika’nın Siyonist rejime karşı politikası hakkında şöyle diyor:
Hiç kimse Biden veya Amerika’daki diğer başkanlardan “birilerinin siyonist olması için Yahudi olmasına gerek yok” diyen Biden’in babasından aktardığı söze göre davranmamasını beklemesin. Bu yüzden Amerika’nın Biden zamanında da siyonsit rejimi bırakmasını beklemesin.

Son yıllardaki gelişmeler, Amerika’nın Trump tarafından Asrın Anlaşması’nın onaylaması ve elçiliğini Kudüs’e taşıması ayrıca Golan’ı işgal topraklarının bir parçası olarak tanıması ile batı Asya’da görülmemiş değişiklikler, bugün yıkıcı etkilerini daha da açık bir şekilde gösteriyor.

Hali hazırda da, korsan İsrail saldırganlığını destekleyen Amerika’nın tutumu, politikasının hâlâ bölgeyi istikrarsızlaştırma sürecinde olduğunu gösteriyor. ABD politikası İsrail rejimini desteklemeye odaklansa da, Batı Asya’daki güvenlik ve askeri denklemler değişti.

Siyonist rejimin işgalciliği ve saldırganlığına karşı direnişin övgüye değer ve güçlü karşılığı, Amerika ve İsrail’in Filistinlilerin kaderi üzerindeki sulta dönemi ve eski siyasetlerinin devam ettiği sürenin sona erdiğini gösteriyor.

Başa dön tuşu
Bugün 30 Kasım 2021 (30) içerik yüklenmiştir.