DünyaKatar

Lahey Mahkemesinde, Katar’ın Al-i Suud’a karşı zaferi

Birleşmiş Milletler’in (BM) yargı organı Uluslararası Adalet Divanı (UAD), Katar’a karşı 2017 ve 2018 yıllarında uygulanan hava yolu blokajına ilişkin davada Bahreyn, Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) “yargı yetkisi” itirazlarını oy birliğiyle reddetti.

Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü’nün (ICAO) Katar’a uygulanan hava yolu blokajının hukuksuz olduğuna hükmettiği kararı Uluslararası Adalet Divanı’a taşıyan Bahreyn, Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin “yargı yetkisi” itirazlarına ilişkin davada karar açıklandı.
Uluslararası Adalet Divanı’dan yapılan yazılı açıklamada, Katar aleyhine uygulanan hava yolu blokajının Chicago Sözleşmesi olarak bilinen Uluslararası Sivil Havacılık Sözleşmesi’ni ihlal ettiğini tespit eden ICAO Konseyi’nin “yargı yetkisi”nin bulunduğuna ve davanın “kabul edilebilir” olduğuna hükmetti.
Uluslararası Adalet Divanı; Bahreyn, Mısır, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin itirazlarını, ICAO Konseyi kararının adil bir muhakemeyle verildiği gerekçesiyle reddettiğini bildirdi.
Lahey Mahkemesi’nin verdiği bu karar, Katar için bir zafer ve Al-i suud ile müttefikleri için bir yenilgi sayılıyor.
Suudi Arabistan yanlısı yaptırımcı ülkelerin Katar’a karşı aldığı yenilginin 3 boyutu var:
Birincisi şu ki, bu karar BM’nin en yüksek yargı organı tarafından verilmiş ve Katar’a davasını takip etme izni tanıyor.
İkincisi, Uluslararası Lahey Adalet Divan’ı 23 temmuz 2019’da Doha’ya yönelik abluka ile Katar vatandaşlarının haklarının ihlal edildiğine dair verdiği kararı, yeni kararıyla onamış olmasıdır.
Üçüncüsü ise, Divan’ın, Katar’ın ICAO’ya başvurmadan önce müzakere için 4 Arap ülkesiyle müzakere için samimi çabalarda bulunduğunu açıklamasıdır. Başka bir deyişle, abluka yapan 4 Arap ülkesi kınanırken, Katar takdir edilmiştir.
Alınan bu ağır yenilgi, Al-i Suud ve müttefikleri için kabul edilemezdir. Lahey Mahkemesi, Katar’a abluka uygulayan 4 Arap ülkesinin savunmasını reddettikten sonra, BAE’nin Hollanda Büyükelçisi Abdullah el Atibe yaptığı açıklamada, Katar ile anlaşmazlıkların ancak Doha’nın 13 şarta bağlı kalması halinde çözümlenebileceğini belirtti.
Esasında Suudi Arabistan ve BAE başta olmak üzere 4 Arap ülkesinin üzerinde direttiği 13 şart, Katar ile herhangi bir etkileşim yolunu kapatmış ve Doha ile 4 ülkenin karşı karşıya gelmesine yol açmıştır.
UAD’nin son kararıyla, Katar’a abluka uygulayan ülkeler, ICAO’da Doha’nın açtığı dava yüzünden hesap vermeleri gerekecek. Bu doğrultuda, Katar Devlet İletişim Ofisi Lahey Mahkemesi’nin kararına gösterdiği tepkide, abluka uygulayan ülkelerin uluslararası arenada hesap vermek zorunda kalacaklarını belirtti.
Diğer önemli bir konu da, Lahey’in kararının Arap ülkeleri arasında gerilimin çözümü için arabuluculuk çabalarının başarısızlıkla sonuçlanmasını ortaya koymasıdır. Şimdiye kadar, Fars Körfezi İşbirliği Konseyi üyelerinden biri olan Kuveyt dahil bazı ülkeler, Katar ile diğer 4 Arap ülkesindeki anlaşmazlıkların çözümü ve bu ülkeler ile Katar ilişkilerin normalleşmesi için yoğun gayret sarf etmişler, ancak anlaşıldığı gibi bu çabalardan herhangi bir sonuç çıkmış değil.
Lahey Mahkemesi’nin kararıyla, Arap ülkeleri arasında gerilimin süreceği anlaşılıyor. Bu gerilimin sürmesi, herkesten ziyade Suudi Arabistan için siyasi sonuçları olacak çünkü bir yandan Arap dünyasındaki “ağabeyliği” rolünü kaybetmiş olacak, diğer yandan da, Riyad’ın Arap dünyasında başka ülkelerle karşı karşıya gelmesi ise sıradan bir konu haline gelecektir.

Başa dön tuşu
Kapalı
Bugün 22 Ekim 2020 (31) içerik yüklenmiştir.