
Küba devrimi lideri ve ülkenin eski Cumhurbaşkanı Fidel Castro “La Prensa Latina” gazetesinde yayınlanan ve dünyada cereyan etmekte olan hadiselerle ilgili en son yazısında, Arap ülkeleri başta olmak üzere bölgede vuku bulan gelişmeler ve inkılapları yorumladı.
Castro bu yorum yazısında, tahıl fiyatlarının beklenmedik bir şekilde aniden yükselmesinin bölgede başlayan itirazların ilk kıvılcımı olduğuna değinerek “Ortadoğu’nun ABD ve NATO’daki müttefikleri tarafından yağmalanması politikası krize yakalandı. Bu kriz kaçınılmaz olarak tahıl fiyatlarının birden yükselmesiyle başladı. Tahıl fiyatının bu şekilde artışının etkisini daha yoğun olarak Arap ülkelerinde görebiliriz. Zira bu ülkelerin, büyük petrol kaynaklarına sahip olmalarına rağmen, topraklarından geniş bir bölümü susuzluktan dolayı çöl halindedir. Ayrıca bu ülkelerin her tarafında yaygınlık kazanmış olan yoksulluk, bu ülkelerin seçkin tabakalarının elinde olan büyük petrol kaynaklarıyla çelişiyor” diye kaydetti.
Casto yazısının devamında “Bu ülkelerde bir tarafta gıda maddelerinin fiyatı üç misli artarken, zengin azınlığın hesapsız mülk ve servetinden gelen büyük karlar, milyonlarca doları buluyor” vurgulamasında bulundu.
Fidel Castro daha sonra hegemonyacı güçlerin, genelde İslam kültürü ve inancına sahip olan Arap dünyasına Siyonist İsrail’i dayatarak Arapları iki misli aşağıladıklarının altını çizerek “İsrail, Filistinli ve Yahudi’den oluşacak “iki devlet” kurulmasına ilişkin görevini yerine getiremedi. Bu şartlarda, 2. dünya savaşından zaferle çıkan süper devletler, savaştan sonra BM Teşkilatını kurarak kendi ticari-ekonomik düzenlerini dünyaya dayattılar” diye kaydetti.
Yazısının devamında Arap ülkelerinde başlayan inkılap hareketlerine değinen Küba devrimi lideri Castro daha sonra şöyle yazdı: “Artık dev, şişeden çıktı ve bu arada NATO, bunu nasıl tekrar kontrolü altına alabileceğini bilemiyor.”
Fidel Castro, yazısının başka bir bölümünde ABD imparatorluğu medyasının Libya’ya müdahale yolunu kolaylaştırdığını ifade ederek şöyle devam etti: “Libya’ya askeri müdahale şaşırtıcı olmaz. Üstelik böyle bir girişim sayesinde Avrupa’ya iki milyon hafif petrol verilmesi işi garantilenmiş olacak. Meğer ki, bu girişimden daha öte, bir hadise sonucu Kaddafi’nin iktidarı veya hayatına son verilsin!
