HaberlerAmerikaDünyaİranOrtadoğu

Mahkum değişimi ve Washington’un İran karşıtı tutumunun devamı

Pazartesi günü İran ile ABD arasındaki başarılı mahkum değişiminin ardından, normal iş faaliyetleri nedeniyle Amerikan yargı sistemi tarafından yasa dışı olarak yargılanan beş İran vatandaşı serbest bırakıldı ve Güney Kore’de hukuka aykırı olarak bloke edilen yaklaşık 6 milyar dolarlık İran varlığı Katar’a devredildi.

Ayrıca İran ile ABD arasında dolaylı müzakereler sonucu ortaya çıkan anlaşma çerçevesinde İran’da casusluk ve güvenlik nedeniyle hapsedilen 5 İran-Amerikan çifte vatandaşı serbest bırakılarak Katar’a nakledildi. Bu değişimin gerçekleşmesinin ardından üst düzey Amerikalı yetkililer İran karşıtı bir duruş sergileyerek İran’a karşı asılsız suçlamalarda bulundular. Örneğin ABD Başkanı Joe Biden, İran’daki Amerikalı mahkumların serbest bırakıldığını doğrularken, aynı zamanda İran eski cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ve İslam Cumhuriyeti İstihbarat Bakanlığı’na da yaptırım uygulanacağını duyurdu. Biden aynı zamanda Amerikalılardan İran’a seyahat etmekten kaçınmalarını istedi. ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken de, Amerikalıların İran’a seyahat etmemeleri gerektiğini vurgulayarak, siyasi ve ekonomik hedefler doğrultusunda İran İslam Cumhuriyeti tarafından Amerikan vatandaşlarının sözde rehin alınmasına ilişkin daha önceki suçlamaları da tekrarladı.

Burada önemli olan nokta, Amerikalı yetkililerin İran’a seyahat edilmemesi yönündeki sert uyarılarına ve oluşturduğu karalama kampanyalarına rağmen, Amerika’daki yüzbinlerce İranlının yaşamı dikkate alındığında, bunların önemli bir kısmının her yıl İran’a, memleketlerini ve akrabalarını ziyaret etmek için seyahat ederek hiçbir engel ve kısıtlama olmaksızın Amerika’ya döndüğü görülüyor.

Bu konu, Biden hükümeti yetkililerinin İran karşıtı iddiaları ile asla bağdaşmıyor. Üstelik pek çok Amerikalı da kültürel, tarihi ve doğal güzellikleri nedeniyle İran’a sorunsuz bir şekilde seyahat ederek,  İranlıların misafirperverliğini ve sıcak karşılamalarını özellikle vurgulayıp, bunu takdir etmiştir.

İran ile ABD arasındaki dolaylı anlaşma çerçevesinde Amerikalı yetkililerin gündeme getirdiği ve elbette daha çok yurt içinden, özellikle de Cumhuriyetçilerden gelen eleştirilere yanıt verme amacını taşıyan ikinci konu ise, halen Katar bankalarına aktarılan İran’ın Güney Kore’den serbest bırakılan varlıkların nasıl harcanacağıdır. Amerikalı yetkililer sürekli olarak bu mali kaynakların kontrol edilmesi, izlenmesi ve bunların yeniden engellenmesi ihtimalinden bahsediyor.

Nitekim Amerikan Ulusal Güvenlik Konseyi’nin stratejik koordinatörü John Kirby, İran’ın serbest bırakılan varlıkları insani olmayan amaçlarla kullanması halinde ABD’nin İran hükümetine para transferini engelleyebileceğini iddia etti. Görünüşe göre benzer tutumlar, genellikle iç tüketime yöneliktir ve Biden hükümeti yetkilileri tarafından İran ile ABD arasındaki dolaylı anlaşmaya yönelik eleştirilere yanıt vermek amacıyla yapılıyor.

Tabi ki üst düzey İranlı yetkililer bu iddiaları açıkça reddettiler ve İran hükümetinin bu paraları uygun gördüğü şekilde ve yerde harcanacağını vurguladılar. Nitekim İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Seyid İbrahim Reisi” ABD ile yapılan esir takası anlaşması kapsamında serbest bırakılması gereken 6 milyar dolarlık dondurulmuş fonun nasıl harcanacağına hükümetin karar vereceğini belirterek, bu paranın “İran’ın ihtiyaç duyduğu her yere” harcanacağını ifade etti.

Son nokta şu ki, Biden yönetimi İran’la son dönemde yapılan anlaşmaya rağmen İran’a karşı düşmanlık tam tamlığına devam ediyor ve Tahran’la çatışma vurgusunu tekrarlıyor. Nitekim ABD Ulusal Güvenlik Konseyi’nin stratejik koordinatörü John Kirby, “İran’la yapılan esir takası anlaşması, Washington’un İran’a yönelik politikalarında bir değişiklik anlamına gelmiyor ve İslam Cumhuriyeti ile karşı karşıya gelme yaklaşımı bölgede ve dünyada devam ediyor.” dedi.

Tahran’ın, tutukluların ve bloke edilen mal varlıklarının serbest bırakılması konusunda ABD ile yakın zamanda yapılan dolaylı anlaşmadaki duruşunu koruması, ABD’ya karşı İran için bir başka zaferdir. Özellikle Tahran, Washington’un çifte vatandaş olan mahkûmların serbest bırakılması yönündeki talebinin yerine getirilmesini, bloke edilen varlıklarının tamamen devredilmesine bağlı olduğunu belirtti ve böylece Washington’un defalarca sözlerini ihlal ettiği nedeni ile ona asla güvenmediğini göstermiş oldu./

Başa dön tuşu
Bugün 05 Temmuz 2026 (7) içerik yüklenmiştir.