DünyaHaberlerİranOrtadoğu

Manama Havacılık ve Gemicilik Güvenliği Konferansı

Bahreyn Başkenti Manama’da düzenlenen iki günlük Gemicilik ve Havacılık güvenliği konferansı sona erdi.

Bu konferans ” Havacılık taşımacılığı ve gemicilik güvenliği Varşova Çalışma Grubu başlığı ile başlamış ve Salı günü sona ermiştir. 

Söylenenlere göre bu konferansa Siyonist Rejimden bir heyetin yanı sıra 50 ülke de katıldı. Sözkonusu konferans hususunda dikkat çekici noktalardan biri de bu konferansın, Fars Körfezi İşbirliği Konseyi üye ülkeleri ve Suudi ortaklarının genelkurmay başkanlarının katıldığı güvenlik ve savunma toplantısı ayrıca Manama’ya katılan bir  kaç ülkenin askeri gücünün Amerika’nın 5’inci filosu ile ortak tatbikat düzenlemesine denk gelmesi idi. Riyad konferansı ve askeri tatbikatın hedefi ise gemiciliğin desteklenmesi yollarının denenmesi olarak bildirildi. 

Manama konferansı hususunda bir kaç noktaya değinmek gerekiyor. 

İlk olarak bu konferansın Şubat 2019 Varşova toplantısının devamı sayılmasıdır. Varşova oturumu Amerika ve Polonya’nın iş birliği ile düzenlenmiş Manama Gemicilik Güvenliği oturum ise Amerika ve Bahreyn’in iş birliği ile düzenlendi.

İkincisi olarak bu konferansta  Arap ülkelerinin Siyonist Rejim ile ilişkilerinin normalleştirilmesi  asıl hedef olduğu söylenebilir. Bu konferansa İsrail heyeti de resmen katıldı. Böylece Manama ard arda 2019 yılında bir kaç kez İsrailli heyete ev sahipliği yaptı.

Şiddetli halk itirazları ile karşı karşıya kalan Al Halife rejimi iktidarını korumak için Amerika ve Siyonist Rejimin desteklerine umut bağlamıştır. Görünen o ki Al Halife Siyonist Rejim ile Arap ülkeleri arasında köprü olmaya çalışıyor. Analistler ise Bahreyn’in Arap dünyasının Camp David’ine dönüştüğünü söylemiş ve her fırsatta Siyonistler ve Arapları bir araya getirmeye çalışıyor. 

 Üçüncüsü olarak Manama konferansının bölgedeki özellikle de El Fuceyre limanında gemilerde patlamalar yaşanmasının ardından düzenlenmesidir. Bu patlamaların ardından Amerika sözde gemiciliğin güvenliğini sağlamak için özellikle de Hürmüz Boğazından geçen ticari ve petrol tankerlerinin korunması için Bahryen gibi  birkaç sayılı ülkenin iş birliği ile başına buyuruk bir koalisyon oluşturdu. Bu sürecin devamında ise Suudi Arabistan’ın Yemen savaşındaki peş peşe aldığı yenilgiler de bu tür konferanslar ve oturumların düzenlenmesinde büyük rol oynadı. 

Bahreyn Dışişleri Bakanlığının bildirilerine göre bu konferanstan güdülen hedef ” bölgeyi tehdit eden, Batı Asya’da havacılık ve gemiciliği tehlikeye sokan büyük tehditler karşısında Fars Körfezi’nin güvenlik ve istikrarının inşasına yardımcı olmak”  olarak belirtilmiştir. 

Dördüncü mesele ise, bu konferanslar ve oturumların Amerika ve Siyonist Rejimin İran karşıtı yaklaşımı çerçevesinde ve İranofobik hedefi doğrultusunda yapılmasıdır. 

Amerika dışişleri bakanı Mike Pompeo bu konferansın düzenlenmesinden güdülen en büyük hedefin sözde “İran tehdidi” ile Fars Körfezi’nde mücadele etmek olduğunu bildirdi. 

Arap dünyası uzmanı İsrailli gazeteci Yuva Şatiren ise bu hususta şöyle diyor: “Manama konferansı, Varşova oturumunun devamında, Batı Asya barış ve güvenliğinin güçlendirilmesi hedefi ile düzenlendi. Bir başka amacı da İran siyasetlerine karşı uluslararası koalisyonlarının güçlendirilmesi idi. “

Değinilmesi gereken son nokta ise Manama konferansının Batı Asya’daki kaybedenlerin bir araya gelmesi olarak nitelendirilmesidir. Bu konferans herşeyden ziyade göstermelik gösterilerin sahnesine dönüştü. Çünkü bu konferansın asıl aktörleri sarsılmış siyasi konumu gibi ciddi iç sorunlarla karşı karşıya kalmışlardır.

Başa dön tuşu
Bugün 17 Ağustos 2026 (40) içerik yüklenmiştir.