HaberlerDünyaFilistinİşgalci İsrail RejimiOrtadoğu

Masum çocuklar, Siyonist Netanyahu için kolay bir hedef

Siyonist rejimin Gazze’ye yönelik saldırılarından 22 gün geçerken üzerinde durulması ve dikkat edilmesi gereken bazı noktalar var.

Birincisi Siyonist rejimin Gazze’ye üç koldan başlattığı kara saldırısının başarısızlıkla sonuçlanması ve bu rejim ordusunun ilerleyişini sürdürememesidir.
Alınan bilgiler Siyonist ordusunun ağır kayıplar ve hasarlar verdiğine işaret ederken, operasyon hatlarından birinin askeri komutanının da direniş güçlerince pusuya düşerek yakalandığını belirtiyor. Bu olay, Siyonist rejimin Gazze savaşındaki en büyük zayıf noktasının kara saldırısı olduğunu ve askeri kayıplarını artıracağını bir kez daha kanıtladı. Siyonist rejim, en baştan beri kara operasyonlarında başarısızlığının farkındaydı, bu nedenle beklenmedik Aksa Tufanı operasyonda aldığı yenilgiyi sivillerden intikam alarak telafi etmek için  son 22 günde önceliğini sivillere karşı kitlesel saldırılara verdi.
Dolayısıyla son üç haftadır Filistinlilerin kasten öldürülmesi, bu rejimin birinci hedefi ve önceliği haline geldi. Bu saldırılar sonucu bir atom bombası kadar patlayıcı maddenin kullanılması nedeni ile en az 8 bin sivil şehit edilirken 20 binden fazlası da yaralandı ve bir milyonu aşkın Filistinli evinden oldu. 
Siyonist rejimin bir diğer cinayet örneğinde ağır makinelerin yakıtının Gazze’ye girişine izin vermediği için enkazlarına zamanında kaldırılması, kayıp sayısı arttı. Mevcut kanıtlar Siyonist rejimin Filistinlilerin katliamına devam ettiğini gösteriyor, üstelik bu  bağlamda her türlü ateşkes anlaşmasına yönelik girişimlere karşı çıkıyor. Nitekim başarısızlıkla sonuçlanan önceki gece gerçekleşen kara operasyonunu, tam da Katar’ın sivil tutukluların değişimi ve Gazze’ye su, yiyecek, yakıt gibi temel ihtiyaçların ulaştırılması yönündeki istişare ve arabuluculuklarının başarıya yaklaştığı sırada gerçekleştirmekle aslında bilinçli olarak bu operasyonu başlatarak bu anlaşmayı durdurmaya çalıştı.
Bu bağlamda dikkat çekici ve düşündürücü olan konu ise, Siyonist aşırıcılardan oluşan Netanyahu’nun mevcut hükümetinin, bu rejimin önceki hükümetlerinden farklı olarak, esirlerin hayatlarının korunmasına önem vermemesidir. Siyonist rejimin kör saldırıları sonucu bazılarının ölmesi bir yana, şimdi de hali hazırda yürütülmeye çalışılan arabuluculuk çalışmalarını erteletmek veya engel çıkartmakla da geriye kalan esirlerin öldürülmesi için ortam hazırlıyor. 
İşgalci Siyonist rejim Uluslararası Ceza Mahkemesi tüzüğünden insan hakları sözleşmelerine ve hatta savaş yasalarına kadar tüm uluslararası ilke ve yasaları ihlal etmesi bir yana hatta BM genel kurlunun 120 ülkenin desteği ile onaylanan kararı hiçe saymakta ve yaşanan vahim insani durumu hafifletmek için hiçbir girişimde bulunmazken, tam tersi, kara harekatına başlamak ve hava saldırılarını yoğunlaştırarak bu facianın yayılması ve yoğunlaşmasına sebep olmuştur; ayrıca İnterneti kesip yok ederek Gazze’deki durumun yansımasını engellemeye ve kendisini uluslararası eleştirilerden uzak tutmaya çalıştı.
Netanyahu’nun aşırı sağ hükümetinin katil ve ırkçı maiyetine ilaveten Netanyahu hükümeti tarafından işlenen cinayetlerinin genişlemesi ve yoğunlaşmasına sebep olan nedenlerden biri ise, batı ülkeleri ve başında Amerka’nın korsan rejimin tutumunu desteklemesi ve onların Gazze savaşı sebeplerinden saptırıcı ve yalan yorumlarıdır. Bu yüzden de Siyonist işgalci rejimin işlediği cinayetlerinin bir bölümünden de onlar sorumludur.
Nitekim İslam inkılabı lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamenei son günlerdeki beyanatında işgalci rejimin işlediği cinayetlerine Amerika’nın da ortak olduğunu belirtti./

Başa dön tuşu
Bugün 02 Temmuz 2026 (20) içerik yüklenmiştir.