HaberlerDünyaLatin Amerika

Meksika’dan Küba’ya yardımların devamına vurgu

Meksika cumhurbaşkanı Andrés Manuel López Obrador Amerika’nın Küba’ya karşı insanlık dışı ambargo uygulamasını şiddetle kınayarak kendi ülkesinin Washington’un yaptırımlarına aldırmadan Havana’ya insani yardım göndereceğini bildirdi. Bazı batı medya kuruluşların Meksika’dan Küba’ya yakıt ve diğer insani yardım gönderildiği haberleri tartışmaya yol açmasının ardından, Obrador’un bu açıklamaları gündeme geldi.

Bu hafta Meksika’dan Küba’ya 100 bin varil dizel yakıtı taşıyan bir gemi sevk edildi. Meksika hükumetinin belirttiğine göre bu yakıt Küba hastanelerinin elektriği için kullanılacaktır.

Meksika ayrıca tıp malzemeleri ve gıda ürünlerini taşıyan iki gemiyi Küba’ya gönderdi. Meksika dışişleri bakanı bu ülkenin son eylemleri hakkında ” Korona pandemisi ile mücadele etme yolunda insani yardımları Küba’ya ulaştırmak  için bu gemiler Küba’ya gönderilmiştir.” açıklaması paylaşıldı. 

ABD yaklaşık 60 yıl boyunca çeşitli bahanelerle Küba’ya şiddetli yaptırımlar uygulamıştır. Küba cumhurbaşkanı Miguel Diyas Cannel, Donald Trump döneminde ABD’nin çeşitli yaptırımlar uygulaması ve şimdi de Joe Biden hükümeti döneminde ABD’nin  Küba’daki iç gerginliklere destek vermesini Küba devrimini yok etme yönünde bir adım olduğunu belirtip kınamıştır.

Havana hükumeti, ABD’yi Küba ekonomisini felce uğratmak ve iç hoşnutsuzluğu yaymak için ekonomik baskıyı artırmakla suçladı ve konuyu Birleşmiş Milletler’de defalarca gündeme getirdi.

Uluslararası ilişkiler uzmanı Rıza Resalet şöyle diyor: ABD her zaman münasebetleri değiştirmek ve kendi ideolojik amaçlarına varmak için yaptırım aracını kullandığını göstermiştir ve Küba yaptırımı da bu türdendir.

Buna rağmen Küba 60 yılı aşkın Washington’un yasadışı ve gayrı insani eylemleri karşısında iyice direnmeyi başarmıştır. Aynı zamanda Washington’un Havana’ya karşı hasmane tutumu uluslararası kurum ve kuruluşların eleştiri ve tepkisiyle karşılaşmıştır.

BM son yıllarda çeşitli kararnamelerde ABD’nin Küba’ya uyguladığı ekonomik ambargo ve yaptırımlarına son vermesini istemiştir. Ancak Amerika bu küresel isteği göz ardı ederek her daim Küba aleyhindeki baskıların devamına vurgu yapmıştır.

BM’nin bir kaç uzmanı Ağustos 2020 raporunda Korona salgınının hızla bulaştığı bir sırada  Küba vatandaşlarına yönelik ABD yaptırımlarını eleştirdi ve yaptırımların aslında insan haklarını koruma bahanesiyle insanları öldürdüğünü vurguladı.Zira onları sağlık, yemek ve yaşam dahil, tüm temel haklarından mahrum bırakıyor.

ABD’nin Küba’ya yönelik benzeri görülmemiş tehditler ve yoğunlaşan mali ve ekonomik baskılardaki asıl amacı, sol hükümeti daha da zayıflatmak ve nihayetinde devirmektir. Ancak Washington’un bu politikası dünya çapında ve Latin Amerika’da bir çok muhalefet ve kınama ile karşı karşıya kaldı. Meksika cumhurbaşkanının sert duruşu da bu bağlamda analiz edilebilir.

Ülkesinin Kübalılara insani yardım sağlama kararını savunan Meksika Sosyalist Devlet Başkanı Obrador, ABD yaptırımlarını ve Küba kuşatmasını “insanlık dışı” olarak nitelendirerek sert bir dille eleştirdi. Meksika’nın tek taraflı ABD yaptırımlarına karşı bağımsız bir devlet olarak hakları çerçevesinde Küba’ya insani yardım sağlama kararı aldığını vurguladı.

Latin Amerika’nın kendisini münhasır etki alanı olarak gördüğü Monroe Doktrini çerçevesinde ABD, başta Küba olmak üzere bölge ülkelerinin iç işlerine her zaman müdahale etmiş ve Havana hükümetini devirmek için sürekli çaba sarf etmiştir.  Bu yaklaşım Amerika’nın kibirli ve otoriter mizacının bir göstergesidir. Ancak, Küba’ya yönelik bu yaklaşım  başarısız olmuştur.

Başa dön tuşu
Bugün 18 Ekim 2021 (1) içerik yüklenmiştir.