Ehl-i BeytHizbullah Hakverdi

Mevedded Ayeti

Bu ayet Peygamber Efendimizin (s.a.a) Ehlibeyt’inin faziletine delalet etmekte ve Allah Resulü’nün (s.a.a) risaletinin ecir ve mükâfatını da Ehlibeyt’e (a.s) sevgi ve dostluk olarak bilmektedir.


“İşte bunlar, Allah’ın iman eden ve salih ameller işleyen kullarına müjdelediği ni’mettir! (Ey Resul’üm!) De ki: ‘Ben buna karşılık, (bana) akraba olanlara sevginizden başka bir ücret istemiyorum!’ Kim bir iyilik işlerse, onun sevabını artırırız. Şüphesiz Allah Ğafur’dur, Şekür’dür!.” [Şura(42): 23]

Bu ayette geçen kurbanın, yine Ehl-i Beyt olduğu, en sahih ve en gerçek kavil olarak, insaflı ve ehil zevatça teslim edilmiştir[1]. Bilhassa şu hadis-i şerif, konunun daha da netleşmesini sağlamaktadır:

“Sizi ni’metleriyle beslediği için Allah’ı seviniz, Allah sevgisiyle beni seviniz ve benim sevgimle de Ehl-i Beyt’imi seviniz!… “[2] Şu hadiste de aynı anlam bulunmaktadır:

“Resulullah’a (sav), kadınların en sevgilisi Fatıma ve erkeklerin de en sevgilisi Ali idi… “[3]; Hele: “Resulullah (sav) Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyn (as) ‘e şöyle buyurdu: ‘Ben, sizin savaştığınız kimse ile savaşırım ve sulh halinde bulunduğunuz kimse ile de sulh yaparım!’.. “[4] hadis-i şerifi karşısında, imanı ve vicdanı kâmil bir insanın itiraz edebilmesi mümkün müdür?… Faraza, bu tür hadisler bulunmamış olsaydı bile, sırf insanlık, müslümanhk duygulan bulunan bir kişinin, Yüce Resul-ü Ekrem (as)’in o pâk evladına ve mübarek Ehl-i Beyt’ine karşı sonsuz bir hürmet ve muhabbet üzere bulunması, en azından vefakârlık borcu değil midir?…

Dipnotlar:

[1] Dürr’ül Mensur: (İmam Suyutî): 6/6-7; El-Mizan (Allame Tabatabaî): 18/42-53; Keşşaf (İmam Zemahşeri): 4/219-220; Hak Dini Kur’an Dili (E.Hamdi Yazır): 6/4241; Lem’alar (B. Said Nursi): 19; İbn-i Kesir (terc): 13/7097-7099; Müsned-i Ahmed: 1/208; 4/165;

Konuyla alâkalı vârid olmuş olan rivayetlerden şu örnekleri de kaydetmenin faydalı olacağı kanaatindeyiz:

“Bu ayet nazil olunca denildi ki: ‘Ya Resulullah! Sevgileri üzerimize vacib olan senin akrabaların kimlerdir?’ (O da) Dedi ki: ‘Ali ile Fatıma ve ikisinin çocuklarıdır!…’ (Bunun üzerine, hasidlerden rahatsız olan) Hz. Ali, Resulullah’a (sav); ‘İnsanlar bana hased ediyorlar’ diye şikayette bulundu! Resulullah da, ‘Cennete en evvel birlikte girecek dört kişiden biri olmaya razı mısın? Ki bunlar: Ben ve sen, Hasan ve Hüseyn ‘dir!.. diye buyurdu” (Keşşaf: 4/219-220);

“…(Kerbela faciasından sonra) Hazret-i Hüseyn’in oğlu Ali (Zeyn’el-Abidin, Seccad) (as) , esir olarak getirilip Şam’da yüksek bir yere çıkarılmıştı. Şamlılardan birisi kalkıp: ‘Sizi katleden, kökünüzü kurutan ve fitnenin iki boynuzunu kıran Allah’a hamdolsun!’ dedi. Ali Bin Hüseyn (as): ‘Sen Kur’an okudun mu?’ Diye sordu. Adam: ‘Evet!’ Diye cevap verdi. ‘Al-i Hamimi (Şûra suresini) okudun mu?..’ sualine adam: ‘Kur’an’ı okudum, fakat Al-i Hamimi okumadım!’ Diye cevap verdi. Ali Bin Hüseyn (as) de; ‘De ki: Ben, sizden buna karşı ‘kurba’da (akrabalıkta) sevgiden başka bir ücret istemem!’ ayetini okumadm mı?’ Diye sordu. Adam: ‘Onlar siz misiniz?’ Dedi de, Ali Bin Hüseyn: ‘Evet!’ Diye cevap verdi…” (Dürr’ül Mensur: 6/7; İbn-i Kesir: 13/7098);…

“İbn-i Cerir’den; Ebu İshak der ki; Amr İbn-i Şuayb’a “De ki: ben sizden, buna karşılık akrabalıkta sevgiden başka bir ücret istemem!” ayetini sormuştum; ‘Hazret-i Peygamber (as) ‘in akrabalığı’ diye cevapladı…”; “…İbn-i Abbas’tan rivayete göre, o şöyle demiştir: ‘De ki: Ben, sizden buna karşılık akrabalıkta sevgiden başka bir ücret istemem!’ ayeti nazil olduğunda; ‘Ey Allah’ın Resulü, Allah’ın sevilmesini emrettikleri kimlerdir? Dediler de, Hazret-i Peygamber: ‘Fatıma ve çocuklarıdır!’ diye buyurdu!..” (İbn-i Kesir: 13/7098-7099);

Zaten; Ehl-i Beyt (as)’in, Hazret-i Ali, Fatıma, Hasan ve Hüseyn ile onların ‘temiz’ nesilleri olduğu, daha önceki bölümlerde ve ilgili dipnotlarda geçmiş; ve onlara sevgi ve saygının da imanın gereği olarak, kezâ yine bahis konusu yerlerde gösterilmiş, konuyla ilgili hadislerden epeyce örnekler verilmiştir. (Bakınız; dipnot: 46, 47, 52, 53, 54, 55, 56, 58, 62, 64, 65)…

[2] Tirmizî: 6/316; İbn-i Kesir: 13/7101

[3] Tirmizî: 6/361, 364

[4] İbn-i Mâce: 1/238-239; Zehebi (Tarih-i İslam): 3/8′den, naklen; İslam Tarihi (A. Köksal-Medine
Dönemi): Kerbela Faciası: 12; Tirmizî: 6/362;…

{Bu yazı Üstâd Hizbullah HAKVERDİ’nin Aşura Kültürü’nün İmam Humeyni’deki Tecellileri isimli kitabından iktibas edilmiştir.}

Başa dön tuşu
Kapalı