
İran İslam Cumhuriyeti ve Lübnan Cumhurbaşkanları bölgesel gelişmeleri değerlendirerek bu gelişmelere karşı milletlerin sağ duyusunu korumaları ve Tahran-Beyrut arasında iş birliğin daha da geliştirilmesi üzerinde durdular.
BM’nin 66. Genel Kurul toplantısına katılmak üzere New York’a giden Ahmedinejad, Lübnanlı mevkidaşıyla görüşmesinde hegemonya düzen karşısında bölge milletlerinin tek zaferinin direniş olduğuna işaret ederek “bugün eski hegemonya güçleri, milletlerin haklarını savunma bahanesi ve sloganıyla sahneye dahil oldu ancak aslında onlar eski sömürgeci hedefi gözetiyorlar. Bugün hegemonya güçler Siyonist rejimi ve dağılmak üzere olan ekonomilerini kurtarma çabasındalar ancak onlar, bölgenin uyandığını ve bu uyanışın sömürgeci hedeflerini başarısız kılacağını bilmeliler” dedi.
İran ve Lübnan’ın ortak bir cephede yer aldığına ortak menfaatler ve düşmanlara sahip olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı “iki ülkenin tüm alanlarda ilişkilerinin güçlenmesi, bölge barışı, istikrarı ve güvenliği yararınadır. Hegemonya güçler, gerilim ve ihtilafla, milletler arasında uçurum yaratmaya çalışıyor ancak bu gibi tutumların dönemi sona erdi” dedi.
Lübnan Cumhurbaşkanı Mişel Süleyman da Beyrut ve Tahran arasındaki ilişkilerin geliştiğine işaret ederek “iki ülke ilişkileri, bölge milletleri ve direnişin yararınadır. Bölge milletleri yan yana durarak büyük başarılar elde edebilirler. Düşmanların komplolarına karşı dikkatli ve uyanık olmak gerekir” dedi.
