HaberlerLübnanOrtadoğu

Mısır’dan kurtulan Sami Şihab törenlere katıldı

Hizbullah’ın Dahiya’da düzenlediği Direniş Haftası törenlerinde sahneye sürpriz bir isim çıktı. Nasrullah’ın da konuşma yaptığı törenlerde sahneye, devrik lider Hüsnü Mübarek’in emriyle göz altına alınan, Sami Şihab çıktı. Asıl adı Muhammed Mansur olan Şihab, Hizbullah tarafından Filistin direnişine silah sevkiyatında bulunması için görevlendirilmişti.

1 yıl süren davanın 14. oturumunda (28 Nisan 2010) Devlet Güvenlik Mahkemesi, kararını açıklamıştı. Mahkeme, aynı davadan yargılanan 4 kişye müebbed, Sami Şihab’a ise 15 yıl hapis cezası vermişti.

Mısır güvenliğini sarsıcı ve Mısır aleyhine istihbarat çalışmalarında bulundukları gerekçeksiyle tutuklanan sanıklar, idamla yagılanıyordu. Hizbullah davasında şimdiye kadar 14 oturum gerçekleştirilmişti.

Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin 5 Filistinli, 18 Mısırlı, 2 Lübnanlı ve 1 Sudanlıdan oluşan 26 kişilik Hizbullah hücresinin, Mısır’da terör eylemleri gerçekleştirmeyi, Mısır’ın güvenliğini sarsmayı planladığını iddia etmişti.

Kasım 2008’de tutuklanan ve yaklaşık 30 ay işkence altında hapse mahkum olan Sami Şihab, Mısırlı müslümanların 29 Ocak 2011’de hapishanelere düzenledikleri operasyonla kurtarıldı.

Mahkemenin kararını açıklamasından sonra Kuveyt’teki al Rai televizyonuna konuşan Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah, “kardeşlerimizi, kurtaracağız” demişti.

Nasrullah, “Ben, Mısır’daki kardeşlerimizin tutuklandığı ilk günden itibaren, onların şerefli mücahidler ve direnişçiler olduğunu söyledim. Mahkeme heyeti başkanının söylediği gibi onlar, terörist, suçlu ya da kanun dışı harekette bulunan kişiler değiller. Bu kişiler, ümmetin şerefli bireyleridir. Onların tek suçu, Gazze’deki kardeşlerine yardım elini uzatmaları, herkesin kucaklaması gereken Filistin’deki meşru direnişe destek olmalarıydı. Bunun dışında onlar hakkında söylenen her söz, haklarında alınan kararın üstünü örtbas etmenin dışında başka bir şey değildir” demişti.

Nasrullah, açıklamasına haklarında hüküm verilen sanıklara hitap ederek devam etti: “Sizler, bu yola girdiğiniz zaman tutuklanacağınızı hatta bununun da ötesinde öldürüleceğinizi, şehid olacağınızı biliyordunuz. Hapiste maruz kaldığınız işkence, kötü muamele ve haklarınızda verilen karar, siz mücahitlerin gögüslerindeki şeref madalyasıdır. Karardan ötürü biz de onur duymaktayız. Çünkü Arap ve Müslüman halkların hepsi de çok iyi bilir ki bizler “Filistin ve Gazze’deki kardeşlerimizin yanında olmamızı emreden Rabbimizin buyruğunu” yerine getirdiğimiz için hapsediliyoruz, tutuklanıyoruz. Biz, bu kararla kaybeden taraf olmadık. Bunun tam aksine duruşumuz, Filistin halkına karşı bağlılığımız teyid edilmiş oldu. Biz daha fazlasını yapmayı da arzuluyoruz. Fakat şuanda yapabildiğimiz ve karşılığında da ödediğiniz bedel bu.”

Nasrullah, açıklamasında ayrıca “Tabi, Mısır’da defter henüz kapatılmış değil. Biz, o kardeşlerimizi hapishanelerde asla bırakmayacağız. Haklarında hükümleri verilse dahi geçmişte olduğu gibi bundan sonra da biz bu sorunu yakından takip edeceğiz. Hukuki yollarla sorunu çözmeye devam edeceğiz. Fakat sorunun çözümü için artık tek yol siyasidir. Siyasi ve diplomatik yolları kullanarak, onları hapiste bırakmamak için elimizden gelen herşeyi yapacağız” şeklinde konuşmuştu.

Sami Şihab, hapiste olduğu dönemde ailesinden kendisine tam destek gelmişti. Mansur’un 5 yaşındaki oğlu el Hadi dahil tüm aile fertleri, Mansur’un Filistin direnişine destek için katlandığı çileli yolda tam destekçisiydi

el Menar televizyonuna konuşan aile fertleri, ne pahasına olursa olsun, bedeli ne olursa olsun direnişe desteklerinin devam edeceği sözünü vermişlerdi.

Muhammed Mansur’un küçük oğlu Yusuf, babasına şöyle sesleniyordu: “Onun yaptığı bizi şereflendirdi. Sen kahraman bir direnişçisin. Başımızı kaldırdın. Seninle gurur duyuyoruz.”

Mansur’ın kızı Gadir de “Biz, seni çok seviyoruz. Seni bekliyoruz. Seyyid Hasan Nasrullah’ın gücüyle sen bize döneceksin” diyordu. Mansur’un küçük oğlu Ali el Hadi ise “Biz, neye mal olursa olsun direniş hattında yürümeye devam edeceğiz” sözleriyle babasının yoluna olan bağlılığını yineliyordu.

Mansur’un eşi Alya da Mansur’a olan desteğini şu sözlerle dile getirmişti: “O, bu yolda ilerlerken sonunun nereye varacağını biliyordu. Seyyid Hasan Nasrullah, verdiği sözle bizi teskin etti. İnşaallah yakında bize dönecek. Bizden hiç kimse onu unutmayacak. Hepimiz onunla beraberiz, direniş yolundayız. Senelerce hapse mahkum etseler de 15 yıl hapse mahkum etseler de biz direniş hattındayız, Seyyid Hasan Nasrullah’ın yanındayız.”

Mansur’un kardeşi Ahmed ise “Muhammed Mansur’un yaptığı, tüm Arap dünyasının yapması gereken fedakarlığın sadece basit bir kısmıdır. Mısır hükümetine, Filistin davasına karşı doğru bir yol takip etmesi ve Mansur’un yolundan gitmesi dışında söyleyecek sözümüz yok” demişti.

Başa dön tuşu
Bugün 03 Şubat 2023 (14) içerik yüklenmiştir.