
Nekbe’nin anıldığı şu günlerde Batı Yaka’daki mülteci kamplarındaki ve hele Nablus’taki Balata Mülteci Kampındaki Filistinliler büyük bir üzüntü yaşıyor. Temiz toprağıyla Filistin “büyükler ölür, yeni nesiller de unutur” diyen Siyonistlere karşı direnmeye devam ediyor.
Balata Mülteci Kampında yaşayan Mahmud Sabri Ebu Muhammed için Nekbe ayrı bir anlam ifade ediyor. O şöyle diyor: “Her yılın on beşi bize hüzün hatırlatıyor. Çünkü bu tarihte Siyonistler ailemi Tel Er-Rabi’ (Tel Aviv)’den çıkardılar. Zorbalıkla çıkarıldığımız topraklarımızda geride nar ve portakal bahçelerini bıraktık.”
Ebu Muhammed bu günü sadece gösteri ve yürüyüşlerle değil daha ciddi eylemlerle gündeme taşımak gerektiğini ifade ederek sözlerini şöyle sürdürüyor: “Kendi irademizle ve arzumuzla çıktığımız söylemleri yanlıştır. Çünkü katliamlar yapıldı, çocuklar öldürüldü, kadınlar kaçırıldı. Siyonist çetelere karşı durmak için Filistin halkı çok direndi. Filistin halkı aldığı sancağı yeni nesillere devretmek uğruna sayısız şehitler verdi.”
Ummu’r-Reşşaş’tan çıkarılan El-Hac Abdullah İsam ise şöyle konuşuyor: “Her sene bu günü yâd ediyoruz. Filistin halkı işgalcilerin saldırılarına, Yahudileştirme çabalarına, yerleşim birimleri inşaatlarına, toprak gaspına ve ırkçı ayırım duvarına karşı direnişini sürdürüyor. Bizler yurdumuzdan silah zoruyla çıkarıldık. Katliamlar yaşadık. Topraklarımıza dönmek asla müzakerelerle olmayacak. Tersine ancak silahlı direnişle geri dönebiliriz.”
Nekbe’nin başladığı tarihten şimdiye kadar Filistin halkından mülteci konuma düşenlerin sayısı 5 milyonu geçmiştir. Bunlardan bir kısmı Filistin topraklarında kamplarda yaşarken, bir kısmı ise dünyanın dört bir yanına dağılmış durumdadır.
İşgal altındaki Filistin topraklarında bulunan en büyük mülteci kampı Balata’dır. 1950 yılında 252 dönüm arazi üzerine kurulan kampta 41.672 mülteci yaşıyor.
