Haberler

NPT ve İran İslam Cumhuriyeti

Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması(NPT) ve İran İslam Cumhuriyeti

1960’lı yılların sonunda dönemin nükleer silah sahibi ülkeleri kendilerinden başka kimsenin nükleer silah sahibi olmaması ve nükleer silahların daha fazla yayılmaması için Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması(NPT)nı imzalamaya karar vermişlerdir.

Bu ülkeler ABD, Rusya, Çin, Fransa ve İngiltere’dir. Bu ülkeler Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi(BMGK)’nde veto hakkına sahip kalıcı üyelerdir.

İrlanda ve Finlandiya tarafından metni hazırlanan anlaşma 1 Temmuz 1968 yılında imzalanmış, 5 Mart 1970 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Hindistan, Pakistan, Kuzey Kore(2003 yılında ayrılmıştır) ve Siyonist rejim İsrail anlaşmayı imzalamayan ülkelerdir.

Anlaşma her beş yılda bir gözden geçirilmektedir. Bu yıl (2010) bir gözden geçirme toplantısı yapılacaktır. 25 yıllık olarak imzalanan anlaşma 11 Mayıs 1995 tarihli New York oturumunda süresiz olarak kabul edilmiştir.

ABD, Rusya ve İngiltere anlaşmayı 1968 yılında imzalamıştır. Çin ve Fransa ise 1992 yılında imzalamıştır.

İran İslam Cumhuriyeti Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması(NPT)nı imzalamış ve barışçıl nükleer enerji hakkını kullanmak istemektedir. İran İslam Cumhuriyeti, NPT’nin ek protokolünüde imzalamış (yani habersiz aniden tüm tesisleri denetleme) ve 1400 denetçi ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı(UAEA) tarihinin en büyük denetimlerini yapmıştır. Bu denetimlerin sonucunda nükleer silah yapımına dahil en ufak bir ipucu dahi bulunamamıştır.

Özellikle ABD ve Batılı güçler tarafından sürekli siyasi baskıya maruz bırakılan Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı(UAEA) muğlak raporlar vererek süreci uzatmaya devam etmektedir.

İran’ın nükleer programı devrik şah döneminde ABD’nin desteğiyle 1950’li yıllarda başlamış ve 1979 İslam Devrimi’ne kadar sürmüştür.

1979-1989 yılları arasında durgun bir dönem geçiren İran’ın nükleer programı 1990-2002 yılları arasında geliştirilmeye devam edilmiştir. 2002 yılında Natanz nükleer santralinin yer altında yapımının sürdüğünün duyurulmasıyla Batılı güçler yeniden İran’ın üzerine gelmeye başlamıştır.

2002-2006 yılları arasında bir yandan nükleer programını geliştiren İran İslam Cumhuriyeti, bir yandan da Avrupalı arabulucular yardımıyla nükleer takas ve nükleer görüşmeler sürdürmekteydi.

2006 yılından bugüne yani Mahmud Ahmedinecad yönetimiyle birlikte diğer tüm alanlarda olduğu gibi bu alanda da atağa kalkan İran İslam Cumhuriyeti, yerli yapım nükleer santraller ve yeni nesil santrifüjlerle nükleer sanayiide öncü bir ülke konumuna gelmiştir.

Şu an itibariyle bilinen 16 adet nükleer santrali bulunan İran’ın her geçen gün yeni santraller ile barışçıl amaçlı nükleer enerjiyi kullanmaya devam edeceği bildiriliyor.

Santraller; Anarak, Arak, Ardakan, Bonab, Bushehr, Chalus, Darkovin, Isfahan, Karaj, Lashkar Abad, Lavizan, Natanz, Parchin, Saghand, Tehran, Yazd

Başa dön tuşu
Bugün 07 Ağustos 2022 (42) içerik yüklenmiştir.