
Merhum Ayetullah Ağa Müçteba Tahrani: “İnsan bir anlığına ölümü düşünse, bağlılıklarının birçoğu anlamını yitirir. Makam ve riyaset, ölümün tek bir nefesiyle ortadan kaybolan varsayımsal ve uydurma şeylerdir. Ancak kıyametten gafil olmak, insanı tehlike vadisine sürükler.”
İnsan bir anlığına ölümü düşünse, bağlılıklarının birçoğu anlamını yitirir. “Makam” ve “riyaset” (başkanlık/yöneticilik), ölümün tek bir nefesiyle ortadan kaybolan varsayımsal ve uydurma şeylerdir. Ancak kıyametten gafil olmak, insanı gerçeği vehim (hayal) ile takas ettiği bir noktaya sürükler. Merhum Ayetullah Ağa Müçteba Tahrani (r.a.), ahlaki bir uyarıda bulunarak bu gafleti insanın vahim akıbetinin kaynağı olarak görmüştür.
İnsan öleceğini hiç düşünmez mi?!
Varsayımsal ve boş olan makam zaten geçip gider. İnsan, dış dünyada somut gerçekliği olan (maddi) varlıkları da bırakıp gider.
Bu varsayımsal bir meseledir. Riyasetin kendisi varsayımsaldır. Biz (buna) uydurulmuş (sanal) şeylerdendir diyoruz.
İnsan, gerçekliği olan malları bile bırakıp gider.
Hangi akıllı insan, vehimden ibaret olan bir şey uğruna dış dünyadaki somut gerçeklikleri (maddi varlıklarını) elden çıkarır ki?!
Ölümden ve kıyametten gafil olmak insanı bu vadiye sürükler.
Allah hiç kimseye ne kadar yaşayacağına dair bir senet vermemiştir; bir anda bitiverir, ansızın bir nida yükselir…
Bazen şöyle derler: “Düştü ve öldü.” Ama ben diyorum ki yanılıyorsunuz; bilakis “Öldü ve düştü.” demelisiniz.
Mesele şudur ki; peygamberler ve evliyalar (a.s.), akıbeti çok vahim olan nefsimizin heva ve hevesine bu denli esir olmayalım diye beni ve sizi uyarmak (gafletten uyandırmak) için geldiler.
