Asyaİran

Pakistan’da İslami Vahdet Konferansının Düzenlenmesi

İslami Vahdet Konferansı, İslami Mezhepler Takrip Kurultayı Genel Sekreteri Hamid Şehriyari ve Pakistan İslami Cemaat Partisi genel başkanı Serac el Hakk’ın katılımı ile Pakistan’ın Lahor kentinde düzenlendi.

Ortak düşmanlar karşısında birleşmenin zarureti ve çatışmalardan ve hakaretlerden uzak kalarak İslami mezhepler arasında sağlıklı diyalogların ortamının hazırlanması ve İslam düşmanlarının tefrikacı ve bölücü komplolarının ifşa olması Pakistan’da düzenlenen İslami Vahdet Konferans’ının en önemli gündem maddeleri arasında yer aldı.

İslam dünyasındaki siyasi çevreler, Pakistan’ın Lahor kentinde İslami Vahdet Konferansı’nın yapılmasını, her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulan Şii ve Sünni birliğinin güzel bir tecellisi olarak görmektedir. Mevcut dönemde İslam dünyası, ancak Müslümanlar arasında birlik duygusu ile çözülebilecek birçok sorun ve zorlukla karşı karşıyadır. Çünkü insan haklarını savunma sloganını atan Batılı sömürgeci ülkeleri sadece kendi çıkarlarını düşünürler ve diğer toplumlara değer vermezler. Bu arada özellikle de Müslümanlar en çok zararlı çıkan taraflardan biri sayılır.

Dini konularda uzman olan İranlı Hüccetülislam Seyyid Ahmed Şahrohi İslami birlik ve beraberlik hususunda şöyle bir değerlendirmede bulunmaktadır: “Etnik köken ve coğrafi dağılım açısından doğal görünen anlaşmazlıkları çözmek için bir birlik noktası arayışı içerisinde olmalıyız. İslam Peygamberi Hz. Muhammed saa’in varlığına bakmamız gerektiğine inanıyorum. Sevgi ve şefkat merkezi olarak Allah Resulüne bağlı kalmak Müslümanların farklı şekillerde birleşmesi için yapılan bir ittifak eksenidir.”

Günümüzde Afganistan sorunu ve artan insani yardım ihtiyacı İslam dünyasının en acil sorunudur. Myanmar da son yıllarda maalesef ciddi bir çabaya tabii olmayan ve dikkat gösterilmeyen İslam dünyasının sorun ve çıkmazlarından biridir. Onların sorunlarının çözülmesine yardımcı olunmamıştır. Bu konu İslam alimlerinin İslam dünyasının zorluklarını çözmeye yardımcı olma sorumluluğunu daha da artırmaktadır.

Bu bağlamda, dini konularda uzman olan Hüccetülislam Gulamhüseyin Şehsevari bu konuda şuna inanmaktadır:” İslam, birlik, beraberlik ve dayanışma dinidir. İslam düşmanlarının bugüne kadarki en büyük silahı ve aracı bölücülük ve tefrika oluşturmak olmuş ve her zaman bölücülükle şom ve talihsiz amaçları ve hedefleri peşinde koşmuşlardır.”

Her halükarda, İslami Vahdet Konferansı’nın Pakistan’ın Lahor kentinde düzenlenmesi, İslam dünyasının kendi içinde birliğini güçlendirme potansiyeli ve kabiliyetinin yüksek olduğunu göstermektedir ve bu konu İslam düşmanlarını her zamankinden daha fazla endişelendirmektedir. Pakistan da dahil olmak üzere İslam ülkeleri ve toplumları arasında sadece bölünme ve tefrika, savaş ve kan dökme çizgisini izleyen Vahhabilik gibi şiddet içeren akımların ve sapkın hareketlerin çabalarını ve çalışmalarını engellemek, İslam toplumlarındaki birliği güçlendirebilir ve İslam düşmanlarını birliği engellemesinde daha çaresiz hale getirebilir. Aynı zamanda, Afganistan ve Myanmar da dahil olmak üzere farklı bölgelerdeki Müslümanlara sorunlarını çözmeleri için daha fazla umut verebilir. Mevcut dönemde İslam alemi her zamandan daha fazla Sünni ve Şiilerin birleşmesine ihtiyacı vardır. Bu bağlamda İran, Türkiye, Mısır ve Pakistan gibi büyük İslam ülkeleri harekete geçmeli ve bir an önce bu birliğin sosyal, ekonomik şartlarını hazır hale getirmelidir.

Başa dön tuşu
Bugün 28 Eylül 2022 (1) içerik yüklenmiştir.