FotoğraflarHaberlerİmam Ali HamaneyİranÖrnek ŞahsiyetlerOrtadoğu

Rehber ve Hava Kuvvetleri 2010 – Fotoğraf Galerisi

Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi İmam Ali Hamaney, dün İran İslam Cumhuriyeti hava kuvvetleri komutan, pilot ve teknik personelinden kalabalık bir grubu kabulünde yaptığı konuşmada İslam İnkılabının kalıcılık, direnç ve etkili oluşunun sırrının ilahi bir hedefin varlığı, iman ve ihlas olduğunu hatırlatarak, “İran milleti 11 Şubat günü İslam inkılabının zafer yıl dönümünde sergileyeceği vahdet ve birlikteliği ile geçmişte olduğu gibi istikbar cephesini bir kez daha şaşırtacaktır” dedi.

Hava Kuvvetleri subayları ve personelinin 1979 şubat ayında imam Humeyni (ra) ile tarihi biatinin yıl dönümünde hava kuvvetleri askeri personeli ile görüşmesinde İmam Ali Hamaney, 8 Şubat 1979 tarihinde vuku bulan olayın çok büyük siyasi alışkanlığını kırma hareketi olarak niteleyerek, “bu olayda ihlas ve Allah rızasından başka her hangi bir amaç güdülmüyordu. Bu bakımdan 8 Şubat 1979 tarihindeki olay kalıcı oldu ve halen de etkili olmaya devam etmektedir” dedi.

Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi, İslam İnkılabının iman ve ilahi dayanağa sahip oluşu nedeniyle etkisini ve kalıcılığını sürdürmekte olduğunu hatırlatarak, İslam İnkılabının Allah’ın rızası doğrultusunda ve ilahi düstur ve şeriatın uygulanması, adaletin sağlanması hedefiyle tahakkuk bulduğunu, zafere ulaştığını, devam ettiğini ve gönülleri fethettiğini, bu bakımdan İran İslam İnkılabının tarihte kalıcı bir özelliğe kavuştuğunu, sebat ve manevi iktidar kazandığını söyledi.

“İslam inkılabı düşmanları, müstekbirlik ve Siyonizm kuruluşlar İslam inkılabının istikrarı ve manevi iktidarını anlamaktan acizdirler” ifadesini kullanan İmam Ali Hamaney konuşmasının devamında, “binlerce medya organı, yüzlerce beyin ve düşünce en modern propaganda metotları ve türlü türlü hilelerle sürekli olarak İslam nizamı aleyhinde propaganda hazırlamak ve uygulamakla meşguller, ancak şimdiye kadar bu nizama her hangi bir zarar veremediler. Zira bu düzenin dayanıklığı iman ve ilahi alt yapıdan kaynaklanmaktadır. Bu gün dünyada hiçbir nizam İslam cumhuriyeti nizamı gibi bunca yalan propaganda ve yıkıcı siyasi ve iktisadi baskılar ve yaptırımlara karşın böylesine ayakta durmayı başarmamıştır. İslam nizamı bundan böyle de tüm bu baskılar karşısında direnmeyi sürdürecek. Amerika, Siyonizm ve tüm müstekbirler ve zorbalar kendi siyasi, ekonomik imkanları, tehdit ve iftira veya kendi uşakları vasıtasıyla bu inkılapta en ufak bir sarsıntı oluşturamayacaklar” dedi.

Milyonluk halk kitlelerinin sahnedeki varlığının küçük gösterilmesi yönünde İslam İnkılabı düşmanlarının sürekli olarak yoğun bir karalama ve saptırma faaliyeti içinde olduğunu hatırlatan İslam inkılabı rehberi, İran halkının 30 Aralıktaki hareket ve yürüyüşünün çok büyük olduğunu bunun için düşmanların bu kez bu olayı gizleyemediklerini ve onu doğrulamaktan başka çarelerinin kalmadığını söyledi.

Böylesine milyonluk bir kitlenin bir anda cadde ve sokaklara dökülmesinin arkasında ilahi lütuf ve iradenin yattığını, İslam nizamının ilahi bir hareket olduğu için Allah Taala’nın da bu hareketi desteklediğini hatırlatan İmam Ali Hamaney düşmanların bu hakikati idrakten yoksun olduklarını kaydederek, “İslam nizamı düşmanları bu hakikati idrak edemezler. Sürekli olarak tehditten söz etmekteler. İnsan hakları veya demokrasi gibi hilelerle İslam cumhuriyeti karşısında bir sorun yaratabileceklerini zannetmekteler. Halbuki dünya kamu oyu bu hilelerle alay etmekteler” dedi.

Dünya kamuoyunun da Amerika, Siyonizm ve müstekbirlerden nefret ettiğini hatırlatan İmam Ali Hamaney, bu gün insan haklarından dem vuran bu zümrenin hapishanelerde ve dünya genelinde ve hatta kendi milletleri hakkında en ilkel insan haklarını ayaklar altına aldığını ve işkenceyi yasallaştırdığını ifade etti.

İmam Ali Hamaney şöyle dedi: “Bu demokrasi savunucuları başta Ortadoğu ve Kuzey Afrika olmak üzere dünyanın en zalim ve dikta yönetimleri ile kardeşlik ahdi bağlamaktalar ve ardından da demokrasi iddiacılığında bulunuyorlar. Dünya kamu oyu bu sloganları insan hakları ve demokrasi iddiasında bulunanların tavır ve tutumları ile karşılaştırdıkları zaman bu iddiaları kesinlikle kabul etmiyorlar. Böyle bir geçmiş ve uygulamaya sahip bu iddiacılar, oy kullanma hakkına sahip olanların %85’ini oy sandıkları başına çekmeyi başaran İran İslam Cumhuriyetini demokrasi dışı uygulamalarla suçlamaktalar. Oysa Amerika ve öteki güçlerin bu iddia ve eğilimleri dünya kamu oyu açısından komik karşılanmaktadır” dedi.

Son 30 yılda İran aleyhinde sürekli tehdit, iftira ve yaptırım atmosferinin hakim olduğunu ve İran milletinin bu süre içerisinde akılcı davranarak deneyimler biriktirdiğini kaydeden İmam Ali Hamaney, İslami nizamın böylesine ağır propagandalar ve baskıların hakim olduğu bir ortamda başta çevre, nükleer enerji ve lazer olmak üzere çeşitli savunma, bilimsel ve teknolojik alanlarda harikulade ilerlemeler kaydettiğini belirtti.

İmam Ali Hamaney halkın birlik ve bütünlüğünün korunmasının düşmanların gözüne batan bir diken ve toplumun mevcut en zaruri gereksinimi olduğunu hatırlatarak, “Seçimler sonrası fitne dönemi olaylarından en önemli hedef halk arasında tefrika oluşturmaktı ama bunu başaramadılar. Şu an artık kesinlik kazanmıştır ki seçimlerde İran halkının azameti karşısında duran kimseler halktan değiller. Bilakis İslam İnkılabı muhalifleri veya kendi cehaletleri ve ısrarları sonucu karşı devrimcilerin yaptığını yapan kimseler olup bunların halkla hiçbir irtibatı bulunmamaktadır” dedi.

Başa dön tuşu
Bugün 15 Mayıs 2021 (6) içerik yüklenmiştir.