FotoğraflarHaberlerİmam Ali HamaneyİranÖrnek ŞahsiyetlerOrtadoğu

Rehber ve Tahran Üniversitesi – Fotoğraf Galerisi

Dünya Müslümanlarının ve Ezilenlerinin Rehberi İmam Ali Hamaney bugün sabah Tahran üniversitesi hoca ve yetkilileri ve ilmi kurul üyelerinden kalabalık bir kitleyi kabulünde yaptığı konuşmada, İran’ın iktidar ve ilerlemesindeki gerçek kaynak ve dayanağın ilim olduğunu hatırlatarak başlatılmış bilimsel ilerleme yolunun tüm hız ve kudretiyle sürdürmek gerektiğini vurguladı.

Mübarek “Şafakta 10 Gün”ü İran halkına tebrikte bulunan Dünya Müslümanlarının ve Ezilenlerinin Rehberi, “İslami İran, İslam ve Kur’ani öğretiler uyarınca halkın sorunlarının çözümü ve ülkenin bayındırlık ve kalkınması için çaba göstermeye paralel olarak beşeriyet karşısında da sorumluluğa sahiptir ve bu büyük vazifenin yerine getirilmesi için de gerçek iktidara ihtiyaç vardır” dedi.

Dünya Müslümanlarının ve Ezilenlerinin Rehberi konuşmasının bir bölümünde ise beşeri toplum karşısında İran İslam Cumhuriyetinin risaletini açıklayarak, “beşeri toplumun sorunlarının çözümüne katkısı olan ve etki bırakan bir iktidar askeri araçlar veya teknolojiyle ve üretim gücüyle elde edilemez bilakis “İlim ve İman” olmak üzere iki faktöre dayalıdır” ifadesini kullandı.

Son 30 yıl içinde ülkenin muhtelif bilim alanlarındaki kazanımlarının, “Hürriyet ve hür düşünmeden” kaynaklandığını belirten İmam Ali Hamaney konuşmasının şöyle sürdürdü: “Eğer tağut rejimi şimdiye kadar devam edecek olsaydı bunca ilerlemelerinin tahakkuku zaman sürecinde dahi imkansızdı. Zira bağımlı ve yabancıların sultası altındaki despot yönetimlerde bilimsel ilerleme mümkün değil. Aynı zamanda son 30 yıl içinde sağlanan bilimsel gelişmeler de yeterli değildir ve bizim dünyadaki ilmi zirvelerle aramızda büyük mesafemiz bulunuyor ki bu da güzedilerimiz, bilginlerimiz, aydınlarımız ve öğrencilerimizin yoğun bir uğraşısını gerektirmektedir.”

Kendisinin özellikle Tahran üniversitesi başta olmak üzere genelde bilimsel ve yüksek öğretim merkezleriyle yakın bir irtibatının bulunduğunu hatırlatan İmam Ali Hamaney, ülkenin bilimsel gelişme ve kalkınmasında Tahran üniversitesinin üstün katkısını hatırlattı ve “50 yıllık bir planlamayla aziz İran’ı dünyanın bilimsel mertebelerinin ilk sıralarına ulaştırmak mümkün, ülkenin bilimsel esaret ve bağımlılıktan kurtarılmasına paralel olarak beşeri bilimin kalkınması, gelişmesi ve daha da derinleşmesine katkıda bulunabilinir” dedi.

İslam İnkılabı Rehberi, “modern adaletsizlik, silahlanma ve itiraz kabul edememe”nin günümüz dünyasının inkar edilemez gerçeklerinden olduğunu hatırlatarak, “İran İslam Cumhuriyetine karşı aralıksız sürdürülen komplolar ve haberleşmeler gibi yeni bilimlere dayalı geniş kapsamlı propagandalar, günümüz dünyasında ilme dayalı modern ve silahlı adaletsizliklerin belirtilerindendir ve İran İslam Cumhuriyeti bu adaletsizliğe karşı çıktığından dolayı saldırılara odak haline gelmiştir” dedi.

Üniversitelerin ikinci önemli gündemi olarak Kültür meselesi bilimin öneminin açıklanması sonrası İslam İnkılâbı tarafından ele alınan konuydu.

İmam Ali Hamaney bu konuda öğrencilerin kültürel eğitiminin çok ince bir konu olduğunu ve büyük bir özen ve dakik bir planlamayı gerektirdiğini, kitapların özenle hazırlanması, hocaların dikkatli seçilmesinin şart olduğunu söyledi.

Rehber İmam Ali Hamaney konuşmasının bir başka bölümünde ise üniversite camiasının din ve dini maariften uzaklaştırılmasının dikta şahlık düzeninin en büyük günahlarından olduğunu hatırlatarak, “genç öğrencilerin temiz ruh ve canlarında dini maarif ve bilginin derinleştirilmesi ülke ve toplumun basiret ve saadetini garanti etmektedir ve üniversite müdürleri ve yetkilileri bu gibi meselelerin sorumlularıdırlar” dedi.

Üniversitelerde siyasi ruh ve coşkunun var olmasına dair derin kalbi bir eğilim ve inancının bulunduğunu hatırlatan İmam Ali Hamaney, “Eğer üniversiteler tamamen siyasetten uzak kalırsa ruhsuz ve coşkudan arınmış olup, çok tehlikeli fikri ve davranış mikroplarının gelişip yayılması merkezlerine çevrilmiş olur. Aynı zamanda üniversitelerin siyasallaşması demek, bilim merkezlerinin siyasi akımlar ve unsurların yararlanabilecekleri merkezlere çevrilmesi manasında da değildir” ifadesini kullandı.

İmam Ali Hamaney konuşmasının bir diğer bölümünde ise üniversitelerin siyasi grup ve akımların suistifade edebilecekleri alanlara çevrilmemesi için üniversite yöneticilerinin gerekli tedbirleri almalarının zaruri olduğunu hatırlatarak, bu önemli konunun göz ardı edilmesinin ülkenin bilim ve üniversite merkezlerinde siyasi atmosferin düşmanların suistifade edebilecekleri alana dönüşmesine yol açabileceğini söyledi.

“Şeytan ve Şeytan sıfatlılar”ın hilesinden gaflette olunmaması yönünde Kur’anı Kerimde sayısız düstur ve vurgulamaların varlığına değinen İmam Ali Hamaney şöyle dedi: “Benim bakışım iyimserlik esasına göredir. Bunun için son ayların acı olayları ve meselelerinin bazı kişilerin büyük gafletleri sonucu orta çıktığına inanıyorum. Nitekim siyasi arenada kasıtlı olmayan teşebbüs ve gafletin de hıyanet sonuçlarını doğurabileceğini unutmamak gerekir.”

Tahran üniversitesi başkanı ve hocaları tarafından kendine iftihari doktora verilmek istenmesi teklifine de değinen Ayetullah Hamanei, bu meselenin ve üniversite hocalarının açıklamasının kendisi açısından bir kıvanç kaynağı olduğunu ancak bu teklifi kabul edemeyeceğini ve Allah’ın izniyle din talebeliği ahdi üzerine bağlı kalacağını söyledi.

İmam Ali Hamaneyin konuşmasından önce kısa bir açıklama yapan bilim, araştırma ve teknoloji bakanı Dr. Daneşcu, öğrenci ve üniversite ailesinin İslam İnkılabının 31 yıllık hayatı döneminin muhtelif aşamalarındaki aktif varlıklarına temasla yapılan planlamalar uyarınca yurt genelinde tüm üniversitelerde İslam İnkılabının ülkü ve hedeflerinin tahakkuku doğrultusundaki proje ve bilimsel çalışmaların hayata geçirilmesine daha büyük bir hız ve canlılık kazandırıldığını söyledi.

Daha sonra Tahran üniversitesi Rektörü, Tahran üniversitesinin kuruluşunun 75. Yıl dönümüne temasla şunları söyledi: Tahran üniversitesi 43 bağımsız fakülte, 113 çalışma grubu ve 594 bilim dalı ile şu an faaliyetlerini sürdürmektedir ve bu üniversitenin kalite ve miktar açısından faaliyetinin önemli bir bölümü İslam İnkılabı sonrasına aittir. Tahran Üniversitesinin İslam İnkılâbından önceki 44 yıllık ömrü boyunca 200 bin kişilik öğrenci miktarından sadece %14’ünü kapsamalı alanında bulunduruyordu geri kalan %86’lık kesim ise İslam İnkılabının zaferinden sonraki yıllarda bu üniversitede eğitim görmüşlerdir. Şimdiye kadar dünyanın muteber dergilerinde yayınlanan Tahran üniversitesi hocalarının kaleme almış oldukları 12 bin 960 bilimsel makalenin sadece 136’sı İslam İnkılabından önceye ait olup, geri kalanı İslam İnkılabından sonraki yıllarda kaleme alınmıştır ve şu anda Tahran üniversitesi dünya üniversiteleri sıralamasında 117 puanlık artışla dünyanın en seçkin 500 üniversitesi içine girmeyi başarmıştır.”

Başa dön tuşu
Bugün 11 Mayıs 2021 (57) içerik yüklenmiştir.