Haberlerİmam Ali HamaneyİranÖrnek ŞahsiyetlerOrtadoğu

Rehber’den basiret, sahih tebliğ ve uyanıklık vurgusu

Dünya Müslümanlarının ve Ezilenlerinin Rehberi bugün Muharrem ayı eşiğinde İslami ilimler merkezi hocaları, talebeleri ve Tahran camii imamlarından kalabalık bir grubu kabulünde, sahih tebliğin özellikle fitne döneminde toplumda ölçülerin açıklanması ve toplumun aydınlatılması yönünde önemli bir faktör niteleyerek, cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası olayları özellikle İran halkının düşmanlarının rahmetli İmam Humeyni’ye yönelik ağır hakaretlerine temasla, halkın toplum içindeki şuurlu varlığından takdir ederek tüm halk fertlerini özellikle öğrencileri sükûneti korumaya davet etti ve “mühendisliği ilahi bir özellik taşıyan ve temeli ilahi bir kişi tarafından atılan ve bekası da yine ilahi bir halk tarafından desteklenen bu sağlam yapı kendi sağlamlığını korumaya devam edecek ve muhalifleri kendi amaçlarına ulaşamayacaklar” dedi.

İmam Ali Hamaney, fitne dönemlerinde sahih tebliğ ve aydınlatıcı girişimlerin rolünü açıklayarak seçim sonrası olaylarına temasla, “seçimler sonrası maalesef bir takım insan yasaları çiğneyerek tedhişte bulunmuş ve umudunu yitirmiş, meyus olmuş düşman’ın yeniden canlanmasına ve imam’a, İnkılâba, İslam nizamına bağlı kalabalık öğrenci kitlesinin gözleri önünde rahmetli İmam’a hakaret edecek cesareti elde etmesine zemin oluşturmuştur” dedi.

İmam Ali Hamaney konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu büyük hakaret, o kanun dışı girişimler ve yabancı medyanın teşviklerine aldanmanın sonucudur. Bu hatalar ve yanlış tutumların açığa çıktığı şimdi ise olayı ört bas etmek için meseleyi yorumlamaya ve saptırmaya çalışıyorlar. Birileri kanun taraftarlığı sloganı altında kanunsuzlukta bulunuyorlar. Bu grup İmam yandaşlığı sloganları atıyorlar ama tavırları, rahmetli imam’a karşı böylesine büyük bir günah işlenmesine sebebiyet veriyor. Düşmanlar da bu girişimlerin doğurduğu sevinçle olayları yorumlamakta ve ardından İran halkı ve ulusun menfaatlerine karşı kararlar alıyorlar. Asıl sorun işte bu ortamın bulanıklığı ve hilekâr tutumlardır. İslam, inkılâb ve İmam için çalışanlar kendi söz ve tutumlarının temel inançlara yönelik tavır takınılmasına sebep olduğunu gördükleri an tutumlarından vazgeçmekte ve kendi yöntemlerini düzeltmektedirler. Fakat bu beyler niçin ders almıyorlar?

Dünya Müslümanlarının ve Ezilenlerinin Rehberi konuşmasının devamında, “Amerika, İngiltere ve Fransa öncülüğünde tecelli eden zulüm ve istikbar liderleri onları destekledikleri bir dönemde onlar niçin gerekli dersi almıyorlar? Firari fasit, saltanat yanlısı ve komünistler onları desteklerken onlar niçin kendilerine gelmiyor ve kat etmekte oldukları istikametin yanlış ve hatalı olduğunun niçin farkına varmıyorlar?” dedi.

İmam Ali Hamaney konuşmasının devamında bu kişilere nasihatte bulunarak şöyle dedi: “Uyanık olunuz ve bu akımdan uzak olduğunuzu açıklayın. Aklaniyet bahanesiyle bu hakikatler görmezlikten gelinebilinir mi? Akıl icab ediyor ki rahmetli imam Humeyni’ye hakaret olayında meseleyi temelden inkâr edeceğinize bu hakaret olayını kınayınız ve daha önemlisi bu meselenin temelinde yatan gerçeği idrak ediniz. Düşman’ın nereyi hedef aldığını ve nasıl bir hedef peşinde olduğunu fark ediniz. Kendi şan ve şöhretlerini İslam İnkılâbına borçlu olan bizim bu eski kardeşlerimiz niçin kendilerine gelmiyorlar? İnkılâp ve imam’ın düşmanlarının onların söz ve uygulamalarından nasıl memnun olduklarını, alkışladıklarını ve onların fotoğraflarını başlarının üstünde taşıdıklarını niçin görmek istemiyorlar?

Dünya Müslümanlarının ve Ezilenlerinin Rehberi konuşmasının bir diğer bölümünde ise cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yasalara uygun yapıldığını, seçim sürecinin son bulduğunu ve her hangi bir hatanın da işlenmediğini hatırlatarak, “kanuna bağlılık, seçilmiş bir cumhurbaşkanını kabul etmesek bile kanun karşısında teslim olmamızı ve saygı göstermemizi icap ediyor” dedi.

İmam Ali Hamaney rahmetli İmam Humeyni döneminde İmam’ın çevresindekilerden bazılarının imamdan kopmasına ve tard olmasına temasla, tüm bu olup bitenlerin bizler için birer ibret olması gerektiğini, ancak kendisinin Cuma namazı hutbelerinde belirttiği gibi çoğunluğun cezp edilmesi ve azınlığın defedilmesinden yana olduğunu, ancak bazı kişilerin ısrarla kendilerinin defedilmesini ve nizamdan kopmada ısrar ettiklerini söyledi.

Bazı kişilerin söz ve davranışlarından cesaret alarak nizamın karşısında durmak isteyen azınlık grubun İran halkının azamet ve yüceliği karşısında bir hiç ve sıfır olduğunu hatırlatan İslam İnkılâbı rehberi, bu düzen ilahi bir düzendir ve son 30 yıl boyunca Allah Taala defalarca kendi lütuf ve himayesini İslam nizamı hakkında göstermiştir ve eğer biz Allah’la olursak kesinlikle Allah’da bizimle olacaktır. Kuşkusuz İslam nizamı düşmanları ve kendi yanlış mantıkları ile dünyayı sulta altına almak isteyen sömürgeciler bu halktan ve diğer bağımsız halklardan gereken tokat’ı yiyeceklerdir” dedi.

İmam Humeyni (ra)’a yönelik hakaret karşısında muhtelif halk kitlelerinin galeyana gelmesine temas eden Dünya Müslümanlarının ve Ezilenlerinin Rehberi, bu tepkilerin yerinde tepkiler olduğunu hatırlatarak, “her kes sükûneti korumalı ve bilmelidir ki halk karşısında yer alan kimseler temelsiz ve köksüzdürler, İran halkı ve İslam İnkılâbının azameti karşısında devam etme gücüne sahip olamayacaklardır” dedi.

Gerektiğinde sorumlular ve kanun kurumlarını kendi üzerlerine düşeni yapacaklarını belirten İmam Ali Hamanei, öğrencilerden fesat kaynağı olan kişileri belirleyerek başkalarına tanıtmalarını, ancak tüm bunları sükûnet içinde yapmalarını istedi ve “huzursuzluk ve güvensizlik çıkarma peşinde olan düşman halkla taraftır, elbette kanun kurumlarının da kendi vazifelerini yerine getirmeleri gerekir. İran halkı ve İslam nizamı düşmanları su üstündeki köpük gibidirler ve yok olacaklar, geride kalan şey ise İslam nizamının esasıdır” dedi.

İmam Ali Hamaney konuşmasının bir diğer bölümünde ise üç önemli tarihi Mübahele günü, muharrem ayı ve dini havzalarla üniversitelerin vahdet gününü hatırlatarak bu üç tarihi günün mesajının hakikatin insanlara iletilmesi ve toplum kitlelerinin aydınlatılması olduğunu belirtti ve “Resulullah (sav) Mübahele günü, halkın aydınlatılması, hak-batıl ölçüsünün belirlenmesi amacıyla kendi en aziz kimselerini sahneye getirdi ve Aşura günü de İmam Hüseyin (as) tarih boyunca hakikatleri açıklamak ve insanları aydınlatmak için kendi azizlerini savaş meydanına getirdi, kendi söz ve ameliyle ve çok ağır bir bedel ödeyerek hakikati iletmeye çalıştı” dedi.

İmam Ali Hamaney, hakikatlerin tebliği ve toplumda ölçü oluşturulması için Muharrem ayının en iyi fırsat olduğunu hatırlatarak, “Hakikat düşmanlarının asıl girişimlerinin fitnecilik üzerine olduğu bir dünyada hakikat yandaşlarının girişiminin temeli basiret ve hidayet üzerine olmalıdır. Tebliğ ve hakikatin beyanı eğer ilahi istikamette, Allah rızası doğrultusunda ve hulus içinde olur ve bu uğurda zorbalar ve tağutlardan korkulmazsa kesinlikle etkili olur ve neticeye ulaşır” dedi.

Dünya Müslümanlarının ve Ezilenlerinin Rehberi mevcut şartlarda uluslar arası toplulukların önemli sorunlarından birinin, insanların kuşkuya kapılmalı ve toplumların has insanlarının yanlışa düşmeleri olduğunu hatırlatarak, “uluslar arası alanda düşmanlar, avam ve aydın tüm toplum kesiminin zihnini bulandırmak için mevcut bütün imkânlarını kullanmaktadır, bu cümleden insan hakları müdafiliği, mazlumdan taraftarlık ve kanun medarlık sloganlarından yararlanmaktadırlar” dedi.

Obama’nın kanunlara aykırı davranan devletlere gereken cevabın verilmesi yolundaki birkaç gün önceki konuşmasına atıfta bulunan Dünya Müslümanlarının ve Ezilenlerinin Rehberi şöyle dedi: “Hangi devlet Amerika devletinden daha fazla kanunları ayaklar altına almakta. Bir yalana dayanarak Irak’ı işgal etti ve Irak halkı için bunca musibete neden oldu. Amerikan hükümeti hangi kanuna uygun olarak Iraktaki işgalciliğini sürdürmektedir? Hangi kanuna uygun olarak Afganistan’daki askeri güçlerini artırmaktadır? Ve her geçen gün bu ülkede suçsuz insanları kana bulamaktadır?

Amerika’nın dünyada kanunsuzlukların kaynağı olduğunu ancak görünüşte daha farklı bir tablo sergilemeye çalıştığını belirterek, “fitne’nin manası işte budur ve muhtelif araçlardan yararlanarak dünya kamuoyunu etkilemeye çalışan bu fasit kokuşmuş akıma mukabele etmek için tek yol hakikatlerin beyanı ve aydınlatma girişimidir ve bu da ağır bir sorumluluk sayılıyor” dedi.

İmam Ali Hamaney ayrıca mezhebi ihtilafın yaygınlaştırılmasının Müslümanlar arasında ihtilaf ve düşmanlık oluşturulması yollarından biri olduğunu hatırlatarak, mezhebi ihtilaflara karşı koymanın da tek yolunun, basiret, sahih tebliğ ve düşman’ın tuzağına düşmemek olduğunu hatırlattı.

Başa dön tuşu
Bugün 22 Ekim 2021 (1) içerik yüklenmiştir.