
İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, kültür gücünün diplomsi ve silahın ötesinde olduğunu söyledi.
22. Basın Fuarı açılış töreninde konuşan Ruhani, günümüz koşullarında basının sorumluluğunun her zamandan daha fazla olduğunu söyledi.
Basının mensuplarının kültür çalışanları ve halk ile yönetimin fikirlerinin birbirine nakleden guruplar olduğunu belirten Ruhani, basının toplumun sosyal gelişmesini sağlayan araçlardan biri olduğunu belirtti.
Bölgenin hassas dönemde olduğunu ve ülkenin de istikrara ihtiyacı olduğunu belirten Ruhani, ‘’Belki bazılarına göre güvenlik dış politikadaki başarı ile garantileşir, belki bazılarına göre güvenlik güçlü silahlı kuvvetlerle sağlanır. Fakat gerçek şu ki bölgede bazı guruplar dini söylemlerle boyanmış cahiliye fikirlerle ve İslam’dan yanlış algılarla İslam ve Müslümanları kırıp geçirmektedir’’ dedi.
Terörizmin bir toplumda çekiciliği olduğu takdirde ve halkın bir bölümünün onu beğenmesi durumunda ne dış politika ne de askeri gücün onu önleyemeyeceğini ifade eden Ruhani, ülkede ve toplumda yaratılan güvenliğin halkın aydınlığı, uyanıklığı, zekası ve birliği ile mümkün olduğunu belirtti.
Musul’un IŞİD eline neden geçti sorusunu yönelten Ruhani, ‘’1.5 milyon nüfusa sahip bir şehir bir günde nasıl düşer: Acaba teröristler modern silahlara sahiplerdi? Teröristler şehirdeki ordu güçlerinden daha mı gülüydü? Gerçek şu ki Musul’un Bağdat ile siyasi ve duygusal ilişkisi kesilmişti ve bu şartlarda sadece IŞİD değil her hangi bir silahlı gurup istese Musul’u işgal edebilirdi’’ diye konuştu.
Silahlı kuvvetlerin tecavüzler karşısında durmak için çok önemli etken olduğunu belirten Ruhani, dış politikanın da çatışmaların önlenmesinde çok önemli olabileceğini fakat bugünkü bölgenin güvenlik sorunu karşısında birlik, beraberlik ve herkesin İran’ın gelişmesini düşünmesinin daha önemli olduğunu söyledi.
Ruhani, ‘’Eğer İslam Cumhuriyeti azınlıklara saygı duymasaydı, eğer biz dini birliği geliştirmeseydik, eğer biz Sünni kardeşlerimizin ülkedeki yerine saygı göstermeseydik ve eğer bugün İran’da azınlıklar düzene, İnkılap Rehberi ve hükümeti sevmeselerdi IŞİD ve El Kaide bizde de varlık gösterebilirdi’’ diye konuştu.
Sanal ve gerçek ortam kavramlarına değinen Ruhani, ‘’Biz sanal ortam istemiyoruz diyemeyiz. Bu ülkenin sahipleri halktır. Anayasa’nın 6. Maddesini unutmamalıyız. İran’da her şey oy sandıklarında güç almaktadır ve İran’ın dini demokrasisinde tüm ülke yetkililerinin meşruiyeti direkt veya endirekt oy sandıklarındandır’’ dedi.
Medya’nın halk ve toplum ile halkın fikirlerinin şekillendirilmesi ile yakından ilişkide olduğunu ifade eden Ruhani, bir medya kuruluşunun zamanla kalıcılığının artacağını belirtti.
Meclise verilecek bir kanunla medya alanındaki ihlallerin de medya alanında oluşacak düzende incelenmesini istediklerini ifade eden Ruhani, uzman bir hukuk adamının bile medyanın tüm inceliklerine vakıf olamayacağını söyledi.
İslam Devriminin temelinin kültür olduğunu vurgulayan Ruhani, İmam Humeyni’nin hiçbir zaman silahlı mücadele yolunu seçmediğini ve İmam’ın çizgisinin insanların fikirlerinde ve toplumun kültüründe değişim yaratmak olduğunu söyledi.
Terörizmin umutsuzluk ve hoşnutsuzluktan beslendiğini ifade eden Ruahni, güçlü ve önleyici silahlı kuvvetler ve güçlü diplomasinin gerekli olduğunu fakat bölgedeki güvensizliğin silah ve diplomasi ile çözülmeyeceğini belik insanların İran’ın gelişmesini bilmeleri gerektiğini ifade etti.
Yürütme erkinin kendisini kutsiyet belirlemediğini ifade eden Ruhani medya ve basından yürütmeyle ilgili yol gösterici, yapıcı eleştiri yapmalarını istedi.
