AvrupaKuzey Amerika

Rusya, Ukrayna ve Batılı Ortakları Arasında, Siyasi Gerilimlerin Yoğunlaşması

Rusya ve Ukrayna arasındaki siyasi gerilimlerin artması ile birlikte ikili arasında diplomatik savaş da şiddetlenmiştir. Öyle ki son günlerde Rusya’nın Kiyev ve Varşova’dan büyükelçileri ihraç edilirken onların Moskova büyük elçilileri de Rusya topraklarını terk ettiler.

Rusya federal güvenlik örgütü Cumartesi günü yayımladığı bildiride bu örgütün memurlarının Ukrayna’nın Saint Ptersburg’daki başkonsolosu Aleksander Sosonik’i Rusya uyrukları ile bilgi topladığı sırada yakaladığını bildirdi. Rusya dışişleri bakanlığı da Sosonik’in Rusya’da bulunmasını uygun olmadığını belirterek ondan 19 Nisan’dan itibaren 72 saat içerisinde Rusya’yı terk etmesini istedi.

Ukrayna dışişleri bakanlığı ise Ukraynalı başkonsolosun tutuklanmasını uluslararası hukuk ve Viyana diplomatik ilişkiler kovansiyonuna aykırı bir girişim nitelendirerek, Rusya’nın bu girişimini eleştirdi ve Rusya’nın bir diplomatını da ihraç etti.

Son olarak da Rusya 10 Amerikalı ve 5 Polonyalı diplomatı casusluk yapmak ve tefrika oluşturmak suçundan dolayı ülkeden ihraç etti.

Ukrayna’nın doğusunda Donbas bölgesinde tırmanan çatışmalar ardından, Ukrayna ile Rusya arasındaki siyasi anlaşmazlıklar, bölgede ayrıca Ukrayna müttefikleri ve rusya arasında gerginliklerin artmasına sebep oldu.

Ardından Amerika ve batı ülkeleri Rusya’ya karşı Ukrayna’ya destek bağlamında buülkeye askeri yardımlar göndererek kendi siyasi ve askeri desteklerine devam ettiler. Aslında, yeni ABD Başkanı Ukrayna’nın ulusal egemenliğine ve toprak bütünlüğüne olan güçlü desteğini ifade etmek için geçtiğimiz günlerde telefonda, Ukraynalı mevkidaşı Volodymyr Zelensky’ye, Rusya’nın Donbas ve Kırım’a saldırısına göz yummayacağını ve kesin desteğini belirtti.

Aslında Ukrayna krizi bu ülkeyi Avrupa’ya daha da yaklaştırdı ve bir kez daha NATO üyeliğine seçilmesi ve desteğine başvurması ve hatta Avrupa’yı tehdit etmesi için altın bir fırsat verdi.

Ukrayna’nın Almanya Büyükelçisi Andrei Melnik şöyle diyor: “Ukrayna ya NATO’nun bir parçası olmalı, ya da ülke için tek seçenek, nükleer silahlar hakkında düşünmek dahil olmak üzere silahlı gücünü arttırmasıdır.”
Fakat, Avrupa ülkeleri Rusya karşısında böyle bir bedel ödemeye istekli görünmüyor.

Ukrayna ve Rusya arasında yükselen gerilim ABD’nin doğrudan ve dolaylı müdahalelerine yol açtı. Aslında ABD artık yaptırımların kapsamını genişletmek ve diğer yandan Avrupa’yı da işin içine karıştırarak Rusya’ya daha fazla baskı yapma fırsatına sahip oldu. Ancak bu durum bölgede herhangi bir çatışma çıkması halinde Avrupa’ya ve bu kıta ülkelerinin güvenliğine büyük zarar verecek ve genel olarak dünyanın diğer ülkeleri için gerginlik kaynağı olacaktır.

Tarihsel deneyimler bu tür ihtilaflarda Amerika’nın diğer ülkeleri kışkırtarak sadece kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiğini ve herhangi bir savaş veya çatışma durumunda müttefiklerini tek başına bırakacağını gösteriyor. Nitekim ABD 2014’te Avrupalıları Ukrayna krizine dahil etti ancak daha sonra geri çekilerek Avrupalıları bu tehlikeli sahada tek başına bıraktı.
Uluslararası ilişkiler uzmanı ve Avrasyalı araştırmacı Şuayb Behmen şöyle diyor: “Avrupa ülkeleri ABD oyununa gelmemeye dikkat etmeli. Bu kez artık Amerikalıların kendilerini tam olarak destekleyeceklerini düşünmemelidir, çünkü Amerikalılar çıkarlarını güdüyorlar. Amerikalılar belki hassas bir noktada Ukrayna’ya ve hatta Avrupa ülkelerine olan desteklerini azaltabilirler.

Öyle görünüyor ki, krizi çözmek ve dünyayı savaşa sürükleyen çatışmayı sona erdirmek için, müzakereler ve ülkelerin ve uluslararası kuruluşların arabuluculuk için harekete geçirilmesi, dünyanın bu bölgesinde görece barış ve güvenliği sağlamak için zaruridir.

Başa dön tuşu
Bugün 25 Temmuz 2021 (25) içerik yüklenmiştir.