Şabak Başkanının Görevden Alınması ve İşgal Altındaki Topraklarda Siyasi Bölünmelerin Ortaya Çıkması

Şabak başkanının Siyonist rejim kabinesi tarafından görevden alınmasının ardından, işgal altındaki topraklardaki anlaşmazlıklar şiddetlendi.
Netanyahu kabinesi, yapılan bir toplantıda çoğunluk oyuyla Şabak başkanı Ronen Bar’ın görevden alınmasına onay verdi. Netanyahu’nun ofisi de Ronen Bar’ın 10 Nisan’da veya yeni bir Şabak başkanı seçilmesinin ardından görevine son vereceğini duyurdu. Şabak başkanının görevden alınmasının temel nedeni, Hamas’ın 7 Ekim operasyonundan haberdar olması ve Netanyahu’yu bilgilendirmemesi olarak belirtildi. Benjamin Netanyahu, Şabak başkanının 7 Ekim operasyonundan birkaç saat önce bu olaydan haberdar olduğunu, ancak kendisine bilgi vermediğini söylemişti. Ronen Bar bu suçlamayı reddetti. Şabak başkanı Ronen Bar, İsrail kabinesindeki bakanlara gönderdiği bir mesajda, kendisine yöneltilen iddiaları asılsız olarak nitelendirdi ve görevden alınmasını, 7 Ekim olaylarıyla ilgili soruşturmanın engellenmesi ve Netanyahu’nun müzakerelerin detayları hakkında bilgi saklaması çabası olarak değerlendirdi. Bar ayrıca Netanyahu’yu, kişisel sadakat dayatma çabasıyla suçladı ve bunun Şabak’ın bağımsızlığı ve rejimin yasalarıyla çeliştiğini vurguladı.
Şabak başkanının görevden alınması, iç çekişmelerin şiddetlenmesiyle birlikte gerçekleşti. İsrail Yüksek Mahkemesi’ne, Netanyahu’nun görevden alınmasına itiraz eden dilekçeler sunuldu. İbranice gazete Israel Hayom’un bir haberine göre, İsrail iç güvenlik servisi Şabak’ın başkanı Ronen Bar’ın görevden alınmasına karşı beş ayrı dilekçe İsrail Yüksek Mahkemesi’ne sunuldu ve mahkeme bu kararı geçici olarak askıya alma emri verdi. İsrail Yüksek Mahkemesi, en geç 8 Nisan 2025 tarihine kadar sunulan beş dilekçeyi inceleyeceğini açıkladı. İsrail Yüksek Mahkemesi’nin kararı, işgal altındaki topraklardaki siyasi bölünme ve kutuplaşmanın açıkça ortaya çıkmasına neden oldu. Muhalefet liderleri mahkeme kararını memnuniyetle karşılarken, koalisyon üyeleri karara saldırdı. Protestocuların liderleri, yaptıkları açıklamalarda, “Yüksek Mahkeme’yi bu yasa dışı eylemi durdurduğu için tebrik ediyoruz ve taleplerimiz yerine getirilene kadar sokaklarda kalacağız” dedi. Muhalefet lideri Yair Lapid, bu hareketi “KatarGate skandalıyla ilgili yolsuzluk soruşturmasını engelleme çabası” olarak nitelendirdi. Eski İsrail Başbakanı Naftali Bennett de bu görevden almayı “sorumsuz bir adım” olarak değerlendirdi ve Netanyahu’nun güvenlik başarısızlıkları nedeniyle istifa etmesini talep etti.
Ancak İsrail rejimi kabinesi, bu konunun Yüksek Mahkeme’nin yetkisi dahilinde olmadığını belirtti. Siyonist rejimin Başbakanı Benjamin Netanyahu, Yüksek Mahkeme’nin Şabak başkanının görevden alınmasına ilişkin kararını iptal etme kararına karşı çıktı. Netanyahu, bu karara saldırarak, “İsrail’de iç savaş çıkmayacak, yasaya göre hareket ettik. Yasaya göre, kamu güvenliği örgütü (Şabak) başkanı hakkında karar verme yetkisi kabineye aittir” dedi.
Bu çelişkili tutumlar, Gazze’ye karşı savaşın yeniden başlatılmasının nedenlerinden birinin de işgal altındaki topraklardaki siyasi bölünmelerin ortaya çıkmasını engellemek olduğunu gösteriyor. Ancak bu anlaşmazlıklar o kadar büyük ki, savaş bile bunları örtbas etmeye yetmiyor.
