YemenDünyaHaberlerOrtadoğu

Sana’a’nın İstihbarat Savaşı; İçerdeki Casus Hücrelerinden BM Kurumlarına Kadar

Sana’a hükümeti, ABD ve İsrail’e yönelik istihbarat savaşı başlattığını açıkladı. Yerel casus ağlarını çökertmenin yanı sıra, BM çalışanlarının casusluk dosyalarıyla ilgili de kararlı bir tutum sergiliyor.

Sana’a hükümeti, düşmanın yürüttüğü istihbarat savaşına karşı çabaları çerçevesinde, Siyonistler adına casusluk yapmakla suçlanan iç hücrelerin dosyalarını mahkemeye sevk etti ve bu konudaki diğer dosyaları da tamamlamaya çalışıyor.

Yemen, Casusları Hedef Almada Tereddüt Etmiyor

Bu dosyalar arasında, Birleşmiş Milletler çalışanlarına ilişkin casusluk dosyası da bulunuyor. Yemen güvenlik makamları, söz konusu çalışanları, 28 Ağustos’ta eski Başbakan Ahmed el-Rehavi ve beraberindekilerin suikastına yardım etmekle ve bu konuda Siyonist düşmana destek sağlamakla suçluyor.
Sana’a ile Birleşmiş Milletler arasında, Yemen’de casusluk suçlamasıyla tutuklanan BM çalışanları konusundaki gerilim azalmış olsa da, Ensarullah hareketine yakın kaynaklar, işgalci Siyonistlerle işbirliği yaptığı kanıtlanan kişilere karşı Yemen’in hiçbir şekilde geri adım atmayacağını vurguladı.
El-Ahbar gazetesinin haberine göre, Ensarullah hareketine yakın kaynaklar, Sana’a yönetiminin defalarca, Amerika, Siyonist rejim ve Suudi Arabistan başta olmak üzere, hasım tarafların ülkeye karşı yürüttüğü istihbarat savaşına yönelik Yemen’in aldığı önlemlere Birleşmiş Milletler’in müdahalesini engellediğini belirtti.
Kaynaklar ayrıca, Yemen’in casusluk dosyaları konusunda hiçbir yerel, bölgesel veya uluslararası tarafla müzakere yürütmediğini ifade etti.
Bu bağlamda, konuya yakın kaynaklar El-Ahbar gazetesine yaptıkları açıklamada, Sana’a yönetiminin, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Yemen Özel Temsilcisi Yardımcısı Hans Grundberg ile onun yardımcısı ve tutuklu BM çalışanlarının dosyasını takip etmekle görevli Mueen Shreim’e, bu çalışanlara karşı yürütülen işlemler hakkında bilgi verdiğini aktardı.

Yemen Hükümeti’nin BM Çalışanlarıyla İlgili Casusluk Dosyası Masada

Bu habere göre, Yemen yetkilileri ayrıca bazı Birleşmiş Milletler personelinin insani yardım kisvesi altında casusluk faaliyetlerine karıştığını gösteren delil ve belgeler sundu.
Bu bağlamda, geçtiğimiz Ağustos ayında Siyonist rejimin Yemen hükümet üyelerine yönelik terör saldırısından yaklaşık 48 saat önce, aynı villada (Sana’a’nın merkezindeki Hadda Caddesi’nde İsrail’in hava saldırısının hedefi olan villada) Sana’a yönetimi yetkilileri ile bir BM ekibi arasında bir toplantı yapıldığı belirtiliyor.
Ensarullah hareketine yakın kaynaklara göre, bazı uluslararası örgüt çalışanları, BM heyetinin hareket koordinatlarını, söz konusu toplantının yerini ve kalış sürelerini yabancı taraflara iletmişlerdir. Ayrıca Sana’a, BM personelinin toplantı yerlerinin koordinatlarını vermek zorunda oldukları yönündeki gerekçeleri reddetmektedir.
Yemen’de Dünya Gıda Programı’nın (WFP) güvenlik ve emniyet sorumlusu Ammar en-Naha‘i ile İsrail ordusu arasındaki ilişkiye dair olarak, şu anda yurt dışında bulunan Yemenli gazeteci ve aktivist Fares el-Hemyari X platformunda yayımladığı bir gönderide, bu ilişkinin Gazze’de WFP’ye bağlı kuruluşta çalışan meslektaşlarının güvenliğini sağlamak amacıyla kurulduğunu iddia ettiğini belirtti; zira İsrail, Gazze’deki geçiş noktaları ve güvenlik kontrol noktaları üzerinde kontrol sahibidir.

El-Hemyari, bu ilişkinin zorunlu olduğunu ve Dünya Gıda Programı personelinin görevlerinin Gazze’deki savaş tarafı olarak İsrail ordusu ile koordinasyonu içerebildiğini; bunun, Gazze’ye yönelik her yardım konvoyunun hareketini organize etmekle görevli acil durum ekiplerinin protokollerinin bir parçası olduğunu öne sürdü.

Buna karşın Sana’a’daki gözlemciler, BM personelini Yemen hükümetiyle gizli toplantılarının koordinatlarını Siyonist rejime vermeye zorlayan protokollerin, üstelik bu rejim Yemen’i hedefler listesine almışken, BM’nin bu ülkeye karşı yürütülen casusluk operasyonlarına karıştığını gösteren bir delil olduğunu değerlendiriyor.

Uzun yıllardır Yemen’de insani yardım örgütlerine yönelik herhangi bir kısıtlama uygulanmamış ve Sana’a yetkilileri buralarla tam işbirliği yapmıştı; ancak bazı örgüt çalışanlarının casusluk faaliyetlerinin açığa çıkmasından sonra Yemen makamları, kontrol ettikleri bölgelerde faaliyet gösteren örgütlerin merkezlerinde sıkı arama ve denetim prosedürleri uygulamaya koydu.
Konuyla ilgili Sana’a’daki yetkin kaynaklar, bu uygulamaların Sınır Tanımayan Doktorlar (Médecins Sans Frontières, MSF), İslami Yardım (Islamic Relief), Açlığa Karşı Eylem (Action Against Hunger), ACTED ve İnsani Yardım Talep Örgütü (Human Appeal) gibi kuruluşları etkilediğini, ancak söz konusu örgütlerin bu konuda herhangi bir açıklama yapmadıklarını; bunun da Yemen güvenlik makamlarının gerçekleştirdiği denetimlerin rutin bir uygulama olduğuna işaret ettiğini belirtiyor.

Güvenilir kaynaklara göre, güvenlik makamları geçtiğimiz ay Hacce eyaletindeki Oxfam şubesindeki aynı prosedürü uyguladıktan sonra, Oxfam’ın Hadda Caddesi’ndeki merkez ofisinde de arama gerçekleştirdi.
Düşman yanlısı medyanın Sana’a’nın Oxfam’ın iletişim sistemlerini ele geçirdiği, çalışanlarını saatlerce merkez ofiste alıkoyup sorguladığı yönündeki iddialarına rağmen Oxfam konuyla ilgili herhangi bir açıklama yapmadı.
Öte yandan, Yemen İçişleri Bakanlığı Cumartesi günü yaptığı açıklamada, ABD, Siyonist rejim ve Suudi Arabistan bağlantılı bir casusluk ağının çökertildiğini ve elemanlarının tutuklandığını duyurdu.

Bakanlığın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Bu güvenlik başarısı, Yemen güçlerinin istihbarî takibi sonucu elde edildi ve bu ağın planlarının ortaya çıkarılmasını ve etkisiz hâle getirilmesini sağladı. Söz konusu casusluk ağının operasyon odası Suudi Arabistan’da bulunuyordu. Ağ, küçük ve çok sayıda hücreler oluşturarak ayrı ayrı faaliyet gösteriyor ve ortak bir casusluk merkezinden talimat alıyordu.”

Bildiride, casus hücrelerinin Suudi Arabistan topraklarında Amerikan, Suudi ve Siyonist subaylar tarafından eğitildiği, bu hücrelerin Yemen altyapısını gözetledikleri; askeri ve güvenlik yapılarını, askeri teçhizat üretim yerlerini ve füze ile İHA fırlatma üslerini tespit etmeye çalıştıkları belirtildi. Bu casus gruplar, bazı hizmet tesislerinin koordinatlarını düşmana sağlayarak bu tesislerin hedef alınmasına yardım ettiler ve Yemen halkının çıkarlarına zarar verdiler.

Başa dön tuşu
Bugün 15 Ekim 2026 (13) içerik yüklenmiştir.