İran

Şehit Kasım Süleymani Şehadetinin Amerika’nın Bölgedeki Düşüşünü Hızlandırması

3 Ocak günü İran İslam Cumhuriyeti Devrim Muhafızları Kudüs Kuvvetleri Komutanı Korgeneral Kasım Süleymani’nin şehadetinin ikinci yıldönümüydü. Bu bağlamda İran ve bölgede bu şehadet yıldönümü etkinlikleri en görkemli şekilde düzenlendi.

3 Ocak 2020 tarihinde zaten karnesi cinayetler ile dolu olan Amerikan hükümetinin, terörizm ile mücadele eden en büyük komutanlarına terör saldırısı düzenleyerek şehit düşürdüğü haberi yayınlandı. Amerika dönem hükümeti Bağdat havaalanı yakınında Korgeneral Kasım Süleymani ve yanında bulunan dava arkadaşları ve başta da Haşdi Şabi Örgütü başkan yardımcısı Ebu Mehdi Mühendis ile beraber kalleş bir saldırıda şehit düşürmüştü.
İslam düşmanları özellikle de Amerika ve Siyonist Rejim İsrail, Direniş’in büyük komutanı Kasım Süleymani’yi şehit düşürerek Direiş’in bölge ülkelerinde güçlenme sürecini engelleyebileceğini ve bölgedeki güç dengesinin değişmesini önleyebilecekleri düşüncesine kapılmışlardır. Böylece Direniş Ekseni’ne karşı bir denklemin gelişmeye başlayacağına inanmaya başlamışlardı.
Ancak son iki yıldaki gelişmeler Direniş düşmanlarının tam anlamıyla akılsızca yaptıkları hamle ile, Direniş’in dini inançları ve içsel dinamikliği ile ilgili yanlış hesaplar yaptıklarını göstermektedir.
General Kasım Süleymani şehadeti, her şeyden ziyade Direniş’in en önemli ve belirgin özelliklerinden birinin emperyalizm ve zorbalık ayrıca Siyonizm ile mücadele olduğunu, bunun da Direniş’in dini inançlarında kök saldığını gösterdi. Aslında Direniş Ekseni hiçbir şekilde zorbalığı kabul edemez. Bu bağlamda sultacılar ve emperyalistler ile mücadeleden de vaz geçmez.
General Kasım Süleymani’nin şehadeti, zorbalık ve Siyonizme karşı mücadeleyi durdurmadı veya hatta zayıflatamadı, üstelik Amerika’nın bu cinayetinden sadece iki gün sonra, Irak parlamentosu Amerikan birliklerini ülkeden atma yasasını onayladı ve 24 Ocak’ta Bağdat’ta milyonlarca insanın katıldığı Amerikan karşıtı gösteri düzenlendi.
Buna ek olarak, direniş grupları ve ABD ordusu arasındaki çatışmalar Irak’ta günlük bir olay haline geldi ve ABD hükümeti General Süleymani’nin şehadetinden beş ay sonra Bağdat hükümetiyle ABD askerlerinin statüsü konusunda yeni bir tur müzakerelere başlamak zorunda kaldı. Bu diyaloglar ise Irak’taki ABD askeri varlığının “muharebe”den “danışma”ya indirgemesine yol açtı.
ABD ordusu 2021’in sonunda Irak’tan fiilen çekilmemiş olsa bile, faaliyetlerinin doğasında bir değişikliği kabul etmek zorunda kaldı. Bu durum ABD ve terörist askerlerinin Batı Asya bölgesindeki birliklerinin bir yandan “güvenlik inşası” iddiasını yerine getirmek istemediğini, zaten kendinin de bir “güvenlik ikilemi” içinde olduğunu gösterdi. ABD’nin Irak’taki askeri varlığının niteliğindeki değişikliği kabul etmenin temel nedeni, güvenliklerinden endişe etmek ve Irak hükümetinden güvenlik garantileri almaktı.
Ancak görünen o ki ABD Afganistan’daki yenilgiyi kabul edip askerlerini geri çektiği gibi, yakında Irak’taki terörist askerlerini de tamamen geri çekmek zorunda kalacaktır. Haşdi Şabi örgütünün lideri “Falih El Feyyaz”, Kasım Süleymani ve Ebu Mehdi El Mühendis şehadetlerinin ikinci yıl dönümü vesilesiyle yaptığı konuşmada, “Süleymani ve El Mühendis suikastı Irak’ta geride hiçbir Amerikan askerini bırakmayacaktır. ” demişti.
Bu durum, General Süleymani’nin şehadetinden sonra Batı Asya’nın, ABD tarafından dayatılan versiyondan uzaklaştığını ve kurtulduğunu gösteriyor. İşte bu, General Süleymani’nin şehadetinin önemli ve stratejik bir sonucudur ve böyle bir sonuç İslam İnkılabı Lideri’nin “Düşmanlar için “Şehit” olan Süleymani, General Süleymani’den daha tehlikeli” açıklamasının ta kendisidir.

Başa dön tuşu
Bugün 05 Aralık 2022 (16) içerik yüklenmiştir.