Haberler

Şehit komutan Ebu Halid el-Daif’ten Şehit Seyyid Nasrallah’a (Allah onlardan razı olsun) Kuneytra şehitleri için taziye mesajı.

Rahmân ve Rahîm olan Allah’ın adıyla
“Kâfir olanlar için şiddetli bir azap vardır. Onlar yakında mağlup olacak ve cehenneme sürüleceklerdir; orası ne kötü bir yataktır.”
“Sizin için iki topluluğun karşılaşmasında bir ibret vardır: Biri Allah yolunda savaşanlar, diğeri inkâr edenlerdi…”
(Âl-i İmrân, 11–12–13)
Şüphesiz bunda basiret sahipleri için bir ibret vardır.

Hizbullah Genel Sekreteri’ne
(Allah onu muhafaza etsin)
İslami Direniş’in asil liderliğine,
Meydanlardaki bütün cephelerde nöbet tutan mücahit kardeşlere,
Selâm, rahmet ve bereket üzerinize olsun…
İzzet ve gurur duygularıyla, sabredenlere selam durarak; İzzeddin el-Kassam Tugayları’ndaki kardeşlerinizin, liderleriyle, komutanlarıyla ve Filistin halkıyla birlikte, Suriye’nin aziz Arap topraklarında verdiğiniz mücadelenizi selamlıyoruz.
Bu aziz kanlar, bu kritik aşamada şu hususları teyit etmek için dökülmüştür:
Birincisi:
Bu kanlar; gaflet içinde olanlara, tereddüt edenlere ve geri duranlara karşı sert, güçlü ve kararlı bir mesajdır. İsimler değişse de ümmetin gerçek düşmanının Siyonist düşman olduğu açıktır. Silahların yönü ona çevrilmelidir. Zira ümmeti tüketen, imkânlarını heba eden ve iradesini rehin alan odur.
İkincisi:
Siyonist projeye karşı duran bütün diri direniş güçlerinin, düşmana ve onun yardımcılarına teslimiyet projesine karşı tek bir cephede birleşmesi gerektiği hakikatinin teyididir.

Üçüncüsü:
Zorba düşmanın hiçbir dokunulmazlığı ve hiçbir meşruiyeti yoktur. O, gücümüzü ve kanımızı dökerek bizi geri adım atmaya zorlamak istemektedir. Ancak ümmetin içine düşürüldüğü zayıflık ve dağınıklık hâli sebebiyle, Siyonist düşmanın suçları karşısında akan kanlarımız; ne bir acziyetin ifadesidir ne de bir teslimiyetin sonucudur. Bilakis bu kanlar, yaklaşmakta olan daha büyük bir hamlenin, daha kapsamlı bir yüzleşmenin ve ilahî mücadelenin parçasıdır. Düşman, bu kanların direnişi durduracağını zannetmektedir; oysa bu kanlar direnişi derinleştirmekte, bilinci uyandırmakta ve mücadeleyi yeni bir aşamaya taşımaktadır.

Dördüncüsü:
Düşmanın hakikati, Yüce Allah’ın Kitabı’nda buyurduğu gibi apaçıktır:
“Onlar, dininizden döndürünceye kadar sizinle savaşmayı bırakmazlar.”
Bu nedenle ümmetin içindeki bütün diri, bilinçli ve direnişçi güçlerin; kaderlerini tek bir mücadele, tek bir cephe ve kapsayıcı bir birlik içinde yönetmeleri artık kaçınılmazdır. Ateş, işgal altındaki topraklar üzerinde birleşmelidir; hedefler dağılmamalı, irade parçalanmamalıdır.
Yüce Allah’tan şehitlerimizi kabul etmesini, günahlarını bağışlamasını ve ailelerine sabır ve teselli vermesini niyaz ederiz.
Bizler de, sizlerin aracılığıyla; bütün direniş güçlerine, halklarımıza ve ümmetimize karşı işlenen bu saldırı dolayısıyla taziyelerimizi sunuyoruz. Şartların son derece ağır, kuşatmanın ise zalimce olduğunu biliyoruz. Ancak müminlerin toplanacağı günün yakın olduğuna iman ediyoruz.
Yüce Allah buyurmuştur:
“Allah, içinizden iman edenlere ve salih amel işleyenlere, kendilerinden öncekileri yeryüzüne hâkim kıldığı gibi onları da mutlaka yeryüzüne hâkim kılacağını; onlar için razı olduğu dinlerini yerleştireceğini ve korkularından sonra kendilerini güvene kavuşturacağını vaat etmiştir.”
Bu yol, ya zafer ya da şehadet yoludur.
Allah’ın selâmı, rahmeti ve bereketi üzerinize olsun.

Başa dön tuşu
Bugün 15 Ekim 2026 (13) içerik yüklenmiştir.