HaberlerOrtadoğuSuriye

Silahlı teröristler yaptıkları katliamları itiraf etmeye devam ediyor

Suriye televizyonu dün Cisreşşuğur kentinde güvenlik merkezlerine saldırıp elemanlarını katleden ve cesetlerini parçalayan, halkı korkutup kadınlara tecavüz eden silahlı terör örgütü üyesi 3 militanın itiraflarını yayınladı.

El-Yahya: Silahları Suriye-Türkiye Sınırındaki Kaçakçılardan Temin Ediyorduk

1970 Mahrada doğumlu silahlı terör örgütü üyesi Ahmet el-Yahya, evli ve 8 çocuk babası olduğunu, Cisreşşşuğur ve Cebel el-Zaviye bölgesinden bazı gençlerle tanıştığını söyleyerek yaşam düzeyini iyileştirmek, işsizlere iş bulmak ve fiyatları düşürmek amacıyla barışçıl gösteriler düzenleme çağrısının ardından bu gençlere katıldığına işaret etti.

Bu gençlerin her Cuma günü gösteri düzenlediklerine değinen el-Yahya, “gösterilerin birinde orduyla çatışma safhasına ulaştık. Gösteriden dönenler Eriha kentine saldırarak güvenlik güçleri ve özellikle polis teşkilatına ait binaları basıp buradaki silahlara el koydu. Bununla yetinmeyerek göstericiler trafik şube binası, belediye, hapishane karakolu, parti şube binası gibi bazı kamu binalarını yakarak dağıldı” diye konuştu.

Gösterinin Cisreşşuğur ile Cebel el-Zaviye bölgesi arasında ortak düzenlenen bir gösteri olması nedeniyle bu olayların Cisreşşuğur’da büyük tepki topladığını söyleyen terör örgütü elemanı, kısa bir süre sonra Cisreşşuğur’daki bir grubun Cebel el-Zaviyeli grubu taklit etmeye başladığını, polis karakolu, güvenlik müfrezeleri ve halk ordusuna ait noktalara saldırdıklarını belirtti.

Örgüt elemanı el-Yahya, maddi çıkar sağlamaya çalışan kaçakçılar ve tahrik amacı güden iki grubun devreye girdiğine dikkat çekerek kaçakçıların Hurbet el-Coz aracılığıyla silah ve mühimmat geçirmeye başladıklarını dile getirdi.

Cisreşşuğur’daki göstericilerle Suriye-Türkiye sınırında bulunan maddi çıkar sağlamaktan başka amaçlar taşımayan dinsiz kaçakçılar arasında iletişim kurulduğunu bildiren el-Yahya, ardından Cisreşşuğur’daki grupların Cebel el-Zaviye bölgesindeki gruplara Hurbet el-Coz’daki kaçakçılardan ihtiyaçları olan silah ve zahireyi temin etmeye başladıklarını beyan etti.

“Burada örgütlü bir hareket başlatıldı. Cemil Saib medyadan sorumlu olurken kimisi de yaralıların sorumluluğunu üstlendi. Yaralıların devlet hastanesine gönderilmeleri halinde tutuklanacakları korkusuyla alternatif olarak Suriye Türkiye sınırında kurulan alan hastanesine kaldırılıyordu” diyen terör örgütü elemanı, durumlar daha çok gerginleştiğinde Cisreşşuğur’daki grubun ani bir eylem gerçekleştirerek güvenlik müfrezelerine ve özellikle askeri güvenlik merkezine saldırdıklarına dikkat çekti.

Örgüt elemanı el-Yahya, Cebel el-Zaviye grubuyla temasa geçildiğini, buradaki gruptan kendilerine doğu yönünden koruma sağlamasını ve merkeze gelecek herhangi bir yardımın kesilmesini istediklerini söyleyerek görev dağılımı yapıldığını ve kendisine orada çalışması nedeniyle Sehl el-Ruc bölgesini denetleme ve gözetleme görevi düştüğünü ifade etti.

Cisreşşuğur grubunun eylemine güvenlik merkezine baskın düzenleyerek başladığını, Cebel el-Zaviye’deki grubun ise doğu yönündeki görevini üstlendiğini belirten el-Yahya, “ilk gün

müfrezeye gönderilen destek güçleri Cebel el-Zaviye’deki grubun saldırısıyla karşılaştı. İkinci gün ise benim çalıştığım bölgeden Sehl el-Roc bölgesinden destek gönderildi. Benim görevim askeri destek geldiğini bildirmekle sınırlıydı. Gelen askeri konvoyu, araç sayısını ve yönünü gruplara bildirdim” dedi.

El-Yahya, Cisreşşuğur’daki grubun aynı zamanda Barajlar Genel Şirketine ait el-Şuğur ve el-Kefir baraj alanlarından patlayıcı çaldıklarını ve müfrezeye destek amacıyla gelen güçlerin yolunu kesmek amacıyla kullandıklarına işaret ederek bununla birlikte patlayıcıların güvenlik merkezleri binalarını ele geçirmek amacıyla kullanıldığının altını çizdi.

Daabul: Kadınlara Tecavüz Ettik

Silahlı terör grubu üyelerinden Kuteyba Daabul ise, Cisreşşuğur’da düzenlenen ilk gösteriye katıldığını bildirerek günün birinde Şeyh Sabah’la birlikte el-Kiys ve el-Masri ailelerinden bir kaç kişinin ordu, güvenlik güçleri ve şebbihanın kente girerek kenti yağmalayıp yakacaklarını söylediklerini bildirdi.

“Şeyh Sabah ve beraberindekiler bu nedenle barikatlar kurup tüm yolları kapatarak silahlanmamız gerektiğini belirttiler” diyen Daabul, kentteki el-Kiys ve el-Masri aile fertlerinin insanlara silah dağıttıklarını, Yasir Yusuf adlı bir şahsın kendisine silah ve mühimmat vererek posta merkezine ait güvenlik müfrezesine saldırmaları gerektiğini söylediğine işaret etti.

Terör örgütü elemanı Daabul, müfrezeye saldırdıklarını açtıkları ateş sonucu müfrezedeki tüm elemanların öldüğünü söyleyerek binayı tahrip edip içindeki her şeyi çaldıktan sonra yaktıklarına dikkat çekti.

“Bazıları Hurbet el-Coz ve Ayn el-Savda bölgelerinden grupların Cisreşşuğur’daki askeri güvenlik müfrezesine saldıracağını söylüyordu. Çevre köylerden gelen yaklaşık 400 kişi müfrezeyi dört bir yandan kuşatarak müfrezedeki güvenlik elemanlarına ateş açmaya başladı” diyen Daabul, müfrezedeki güvenlik elemanlarının silahlı saldırganlara direnmeye başladıklarını ve bir kısmını öldürdüklerini söyledi.

Örgüt elemanı, buna karşılık silahlıların bir varil benzin taşıyan bir buldozer getirip duvarı kırdıklarını, içeriye soktukları benzin varilini patlattıklarını söyleyerek bunun sonucunda binadaki bazı elemanların öldüğünü, daha sonra içeri giren silahlıların geri kalan elemanları öldürüp cesetlerini parçaladıklarının altını çizdi.

Daabul, “Cisreşşuğur’daki bariyerde nöbet tutmamız için bizi görevlendirdiler. Nöbet tutuğum bir gün beyaz bir araç geçti. Arabada kadınlar vardı ve konuşmalarından Halepli oldukları anlaşılıyordu. Bariyerde Bilal el-Kiys, Ahmet el-Urak ve tanımadığım iki kişiyle daha nöbet tutuyorduk. Silahlı olduğumuz için kadınları arabadan indirdik ve onlara tecavüz ettik. Ardından kadınları arabaya bindirdik. Yanımdakiler bariyerde beklememi söyleyip gittiler” diye konuştu.

Örgüt elemanı Daabul, Muhammed Mümtaz el-Kiys adlı şahsın gösterilere katılması için kendisine 25 bin SL verdiğini de itiraf etti.

Enes Daabul: Türkiye’den Getirdikleri Silahlarla Birlikte Para Dağıtıyorlardı

Terör örgütü elemanlarından Enes Daabul, 1985 Cisreşşuğur doğumlu olup değişik suçlardan üç kez tutuklanmış.

Örgüt elemanı Enes, kentteki posta binasına ateş açıldığı sırada bir başka grupla güvenlik güçlerine ateş açtıklarını ve Bab el-Cisr el-Cedid’ten girip posta binasına gitmelerini engellediklerini söyleyerek “anlaşmamıza göre bir grup askeri güvenlik müfrezesine saldırırken bir başka grup iki müfrezenin birleşmesini engellemek için posta müfrezesini vuracaktı” diye belirtti.

Bir fabrikanın çatısına konuşlandıklarını ve elinde kalaşnikof ve 6 mühimmat deposu bulunduğunu söyleyen Daabul, 4 veya 5 grubun köşe ve tepelere dağılarak askeri güvenlik müfrezesine ateş açmaya başladıklarını, posta müfrezesindeki işlerini bitiren grubun kendilerine destek verdiğini ve müfrezeyi dinamitle patlattıklarını bildirdi.

Daabul, Pazartesi günü Cemal adlı bir şahıstan buldozer temin ederek buldozerle taşıdıkları benzin varilini güvenlik müfrezesi karargâhının yakınında patlattıklarını söyledi.

Tüm güvenlik elemanlarını öldürdükten sonra cesetleri çaldıkları kamu kurumuna ait araçlara koyduklarına işaret eden örgüt elemanı, “benim kullandığım araca 9 ceset koymuşlardı. Cesetleri yakın bir yere taşıdık. Benim semtimden 15 kişi cesetleri indirip kazdıkları büyük bir çukurun içine gömdüler. Biri 10 diğeri 12 ceset taşıyan diğer araçlarsa taş ocağına yönelirken cesetler taş ocağına gömüldü” dedi.

Enes Daabul, Cisruşşuğur’da yaklaşık 700 silahlının ateş açtığını bildirerek kendisine para ve silahı Muhammed Asfur adlı bir şahsın verdiğini, Hilal el-Cahş, el-Kiys ve Riyha ailelerinden fertlerin silahları Türkiye’den getirip dağıttıklarını söyledi.

Daabul kendisine 25 bin SL verdiklerini, görevini bitirmesi ardından 75 bin SL daha verecekleri vaadinde bulunduklarına işaret ederek “bana silahla mühimmat verdiler. Görevim bittikten sonra silahı geri aldılar ve kalan paramı vermediler” dedi.

Başa dön tuşu
Bugün 16 Ağustos 2022 (20) içerik yüklenmiştir.