
Şili sivil toplumu, İsrail’in Birleşmiş Milletler sistemi içinde hesap vermesini sağlamayı amaçlayan en geniş kapsamlı insan hakları ve sivil girişimlerden birini başlatmaya hazırlanıyor.
Medyada yer alan haberlere göre, kampanyanın “uluslararası hukukun ve Genel Kurul ile Güvenlik Konseyi kararlarının sürekli ve sistematik bir şekilde ihlal edilmesi” nedeniyle İsrail’in sınır dışı edilmesi çağrısında BM Şartı’nın 6. maddesine atıfta bulunuluyor.
Kampanyanın resmi lansmanı 26 Kasım’da başkent Santiago’da düzenlenecek bir etkinlikle gerçekleştirilecek. Çevrimiçi imza kampanyası için imzalar son günlerde toplanmaya başlandı.
Kampanya verileri, BM Genel Sekreteri António Guterres’e yönelik dilekçenin bu raporun yazıldığı tarih itibarıyla 57.000’in üzerinde imza topladığını ve yakın gelecekte 100.000 imzaya ulaşılması hedeflendiğini gösteriyor.
Girişimin organizatörleri, hızlı müdahalenin Filistin’deki vahim insani duruma karşı “geniş bir halk tepkisini” yansıttığını ve on yıllardır süren eylemsizliğin ardından uluslararası sistemi harekete geçirmek için “uluslararası sivil baskıyı” somutlaştırdığını söylüyor.
Mektupta, Gazze Şeridi’nde yaşananlar “bileşik bir savaş suçu” olarak nitelendiriliyor ve işgalci gücün Filistinlileri bomba ve füzelerle öldürdüğü, tıbbi altyapıyı tahrip ettiği ve yaklaşık iki milyon insanın açlık ve susuzluktan ölmesine neden olduğu belirtiliyor. Nüfusun su, yiyecek ve ilaçtan mahrum bırakılmasının, toprağın tahrip edilmesinin ve zehirlenmesinin modern çağın en ciddi belgelenmiş suçlarından biri olduğu belirtiliyor.
Mektupta, uluslararası ve akademik kuruluşların İsrail ile ilişkilerinin devam etmesinin “haksız ve kabul edilemez” olduğu, İsrail’in “derhal tüm uluslararası etkinliklerden dışlanması, onunla tüm kurumsal ilişkilerinin kesilmesi ve soykırımın devamına katkıda bulunan silahlara kapsamlı bir silah ambargosu uygulanması” gerektiği belirtiliyor.
Mektup, “Gazze ile insanlık da ölüyor. Filistin’in yaşamasını istiyoruz; o dünyanın kalbidir.” şeklinde son buluyor.
