
İsrail rejiminin, bir haftadan kısa bir süre içinde, İran adına casusluk faaliyetlerinde bulunmak, askeri bir tesise ait hassas bilgileri “İranlı bir yetkiliye” aktarmak da dahil olmak üzere, bir askerini daha suçlamasıyla dava ettiği bildirildi.
İsrail haber sitesi Ynet, Perşembe günü yaptığı açıklamada, 22 yaşındaki Rafael Reuveni’nin Telegram uygulaması aracılığıyla bir İran istihbarat görevlisiyle iletişim kurduğu gerekçesiyle suçlandığını bildirdi.
Haber sitesinde, “Savcılar, Be’er Şeva’dan 22 yaşındaki bir askeri, askerlik hizmeti sırasında İranlı bir yetkiliyle iletişime geçmek ve ücret karşılığında görev yapmakla suçladı” denildi.
Olayın İsrail’in Şin Bet casusluk teşkilatı ve polis suç birimi tarafından araştırıldığı vurgulanan raporda, Reuveni’nin ikametgahının yakınındaki bir park ve otobüs durağını filme almak, bir alışveriş merkezindeki faaliyetleri belgelemek ve bu konuda bilgi toplamak gibi çeşitli görevler üstlendiği belirtildi.
Ynet’in iddianamede aktardığına göre, “Reuveni, personel tahminleri ve acil durum prosedürleri de dahil olmak üzere askeri üssü hakkında bilgi paylaştı ve üssün savaşa hazır hale gelmesi durumunda yetkiliyi bilgilendireceğine söz verdi. Ayrıca, İran istihbaratına dahil edilebilecek diğer kişilerin isimlerini de vermesi istendi.”
İranlı ajandan dijital cüzdanında toplamda yaklaşık 2 bin 700 dolar aldığı iddia edilen asker, geçen ay Şin Bet ve polis operasyonuyla tutuklanmıştı.
Reuveni’nin suçlanması haberi, İsrail medyasının savcıların, askeri ve hava üsleri hakkında bilgi sızdırdığı gerekçesiyle 27 yaşındaki bir başka İsrailli adam olan Şimon Azarzar’a dava açtığını bildirmesinden birkaç gün sonra geldi.
Azarzar’ın ayrıca Haziran ayındaki 12 günlük savaş sırasında Tahran’a füzelerin düştüğü yerlere ilişkin bilgi sağladığı iddia edildi.
İran istihbaratıyla teması Ekim 2024’te başlamış ve Ekim 2025’te kesilmişti. Casusluk karşılığında İranlı yöneticilerinden ücret alan Azarzar, yedek görev yaptığı dönemde Ramat David Hava Üssü’nde çalışan eşinden bilgi almıştı.
Tel Aviv rejimi, son iki yılda onlarca İsrailliyi tutukladı ve onları İran adına casusluk yapmakla suçladı. İsrail polisi, İsraillilerin İran İslam Cumhuriyeti adına casusluk yapmasının “eşi benzeri görülmemiş” bir seviyeye ulaştığını söyledi.
Savaş sırasında İsrail’in uyguladığı yoğun askeri sansür, İran’ın vurduğu hassas askeri ve istihbarat üslerinin çoğuna ilişkin bilgilerin yayınlanmasını engelledi.
İsrail, füzelerin düştüğü yerleri görüntüleyen herkesi gözaltına almakla tehdit ederek, birçok uluslararası medya kuruluşunun yayınlarını askıya aldı.
İsrail Şin Bet ve polisi geçen ay yaptıkları ortak açıklamada, yabancı unsurlarla temas kurmanın veya onlar adına görev yürütmenin “ciddi bir suç” teşkil ettiğini ve yasadışı oluşumun güvenliğini tehlikeye attığını belirtmişti.
İsrail, 13 Haziran’da İran’a sebepsiz yere savaş açtı ve çok sayıda üst düzey askeri komutanı, nükleer bilim insanını ve sıradan sivili öldürdü.
Bir haftadan fazla bir süre sonra ABD de Birleşmiş Milletler Sözleşmesi, uluslararası hukuk ve Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması’nı (NPT) ağır bir şekilde ihlal ederek İran’ın üç nükleer tesisini bombalayarak savaşa dahil oldu.
İran, 24 Haziran’da hem İsrail rejimine hem de ABD’ye karşı başarılı misilleme operasyonlarıyla yasadışı saldırıyı durdurmayı başardı.
