İşgalci İsrail Rejimiİran

Siyonist Rejim İsrail’in İran Karşıtı İnsan Hakları Alanındaki İthamları

“Siyonist Rejim İsrail ahlaki açıdan, İran’da yüce insan hakları konusunda açıklama yapmaya hakkı yoktur. ”

İran İslam Cumhuriyeti’nin Cenevre’deki BM Avrupa bürosu daimi temsilcisi ve elçisi İsmail Bakayi Hamane, Cuma günü BM İnsan Hakları Konseyi’nin 46’ıncı oturumunda Siyonist Rejim İsrail’in İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı temelsiz ithamlarına yanıt olarak bu noktaya vurgu yapıp, Batı dünyasının insan haklarına yönelik çifte standartlı tutumlarına değindi.

İsmail Bakayi Hamane, şöyle dedi: ” Kimi devletlerin gelişmekte olan ülkelerin yargı sistemini, insan haklarını savunma bahanesi ile hedef alıp bu ülkelerde yasaların hakimiyetini zayıflatmasına odaklanmaları, esef vericidir. ”

İran İslam Cumhuriyeti’nin Cenevre’deki temsilcisinin sözleri aslında insan hakları alanında iki temel soruna işaret etmektedir: İlk sorun, gerçeklerin ters gösterilmesidir. İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei de Biset bayramı dolayısı ile yaptıkları konuşmada bu hususa değinmişlerdi.

İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Seyyid Ali Hamanei, gerçeklerin ters gösterilmesinin düşmanların yumuşak savaş çerçevesindeki hilelerinden biri olarak değerlendirip, açık ve net yalancılıklarının örneklerine de işaret ederek şöyle buyurmuşlardı:”Mazlum Yemen halkı, 6 yıldır Amerika’nın da yeşil ışığı ile, taş yürekli, zalim Suudi hükümetinin ekonomik, gıda ve ilaç kuşatmasının ve bombardımanlarının altındadır. Ancak iddiacı Batılı devletler ve uluslararası kurumların protesto sesi duyulmuyor. Şimdi de yetenekli Yemen halkının kimi savunma araçlarını üretip hazırlayarak, bu saldırılara cevap verdikleri sırada itiraz etmeye başlamışlardır. BM bile bunu yapmıştır. BM’in bu girişimi Amerika’nın girişimlerinden bile daha çirkindir. ”

İslam İnkılabı Lideri, Amerika’nın dünyanın en büyük nükleer depoya sahip olduğunu, 220 bin kişiyi nükleer bomba ile öldürdüğünü ve aynı zamanda bu cinayetlere rağmen sözde kitle imha silahlarına karşı olduğunu iddia etmekle bir yandan da IŞİD gibi terör örgütlerini desteklediğini ve diğer yandan da modern medyatik araçlardan ve imkanlardan yararlanarak kendini terörizm ile mücadelede öncü olduğunu iddia etmesini, gerçeklerin tersyüz gösterilmesinin açık örnekleri olduğunu vurguladılar.

Kuruluşundan beri işgal altındaki Filistin topraklarında birçok cinayet işleyen Siyonist Rejim İsrail de şimdi aynı yolda adım atmaktadır.

Filistin milletini savunma topluluğu komisyonu üyesi olan akademisyen Ruhullah Mehrcu ise şöyle diyor: Siyonist Rejim İsrail’in ırkçı bakışı , çocuklar ve gençlerin her daim acı çekmesine ve ölmesine yol açmıştır. Binlerce Filistinli genç ve çocuk, her gün, Siyonist Rejim zindanlarında işkence ediliyor. Bunun açık örneği ise Muhammed el Durre’nin öldürülmesidir. Bu cinayet, dünya medyasının kameraları önünde gerçekleşti. Siyonist Rejimin destekçisi birçok ülke ise bu feci olayın yanından çok kolay geçtiler ve bu cinayete itiraz etmediler. ”

İran İslam Cumhuriyeti’nin Cenevre temsilcisinin sözlerinin ikinci önemli yanı, insan hakları konseyinin politikleşmeden, çifte standartlardan, yaftalamaktan ve klişe yaratmaktan uzak durması vurgusu idi.

Bakayi Hamane, bu hususta açık örneklere değinerek şöyle dedi: “Kanada, Avusturalya, Britanya, Danimarka, Amerika, Almanya, Fransa, İsviçre, Hollanda, Belçika, Avusturya ve İsveç gibi ülkelerin diğerlerini itham etmeyi kendi hakları bilmeleri, hem de sanki kendileri insan hakları modelleriymiş gibi bunu yapmaları ve kimsenin onların iç ve dışlarındaki çelişkilerden haberdar olmadığını düşündükleri bir sırada gerçekleşmektedir. ”

Kanıtlar bu ülkelerde, protestocuların bastırılması, siyahilerin öldürülmesi, özellikle de Müslüman azınlığın katliam edilmesi, mahpusların işkence edilmesi, göçmenlerin baskı altında tutulmasının yaygın olduğunu gösteriyor. Ancak bu ülkeler diğer ülkelerde yetkili mahkemelerce cezai yasaların uygulanmasını insan hakları ihlalleri adlandırıyorlar.

Unutmayalım ki Amerika’nın ve kimi Avrupa devletlerinin seçmeli ve politize bir şekilde insan haklarını ele alması bu alanda en büyük darbeyi insan hakları ilkelerine indirmiştir.

Başa dön tuşu
Bugün 14 Ekim 2021 (1) içerik yüklenmiştir.