HaberlerHasan NasrullahLübnanOrtadoğuSuriye

Siyonist varlığın üsleri üzerinde uçan keşif uçağı direnişe aittir

Lübnan Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrullah, Lübnan direnişinin gelişmiş insansız hava uçağını işgal altındaki Filistin toprakları hava sahasında, Siyonist varlığa ait hassas ve önemli üs ve tesisler üzerinde uçurduğunu açıkladı.

Lüban’ın el-Menar televizyonuna konuşan Nasrullah, Lübnan direniş tarihinde nitelikli ve önemli bir operasyon gerçekleştiğine dikkat çekti.

Direnişin Lübnan topraklarından denize doğru havalandırdığı uçağın düşmanın demirden önlemlerini delerek işgal altındaki Filistin’in güneyinde düşman Siyonistler tarafından keşfedilmeden önce uçmayı başardığını söyleyerek uçağın Dimona bölgesi yakınlarına ulaştıktan sonra İsrail Hava Kuvvetleri tarafından düşürüldüğünü bildirdi.

Nasrullah, uçağın Rus değil İran yapımı olduğunu belirterek ilk kez bu tür gelişmiş bir uçağın işgal altındaki Filistin’in derinlerine girebildiğini ve hassas bölgeler üzerinde uçabildiğini kaydetti.

Bölgedeki gelişmeler hangi yönde olursa olsun direnişin Lübnan’ı ve ulusun düşmanını unutmayacağını söyleyen Hizbullah Genel Sekreteri, Lübnan’ın ön ve arka cephelere ayrıldığını yalanladı.

Diğer yandan Nasrullah, Hizbullah’ın Suriye’de yaşananlara ilişkin tutumunun baskılara rağmen değişmeyeceğini, hala siyasi çözüm ve akan kanların durdurulmasına çağrıda bulunduğunu ifade etti.

Suriye’de yaşananların Suriye’yle birlikte Lübnan, Irak, Filistin, Ürdün, Türkiye ve tüm bölge için tehlike oluşturduğuna dikkat çeken Nasrullah, “Suriye’nin savaşmak için ne bize ne de bir başkasına ihtiyacı var. Bu çıkarına da hizmet etmez. Biz de şu ana kadar böyle bir karar almadık” dedi.

Nasrullah, gerektiğinde ve zamanı geldiğinde Suriye’ye yardım etme sorumluluğunu yerine getirip bunu gizlemeyeceklerini vurgulayarak fakat bunun şu an gündemde olmadığını ve sadece bazı medya organlarında yer aldığını ifade etti.

Hizbullah Genel Sekreteri, “Suriye’ye yönelik tutumumuzun bedelini ödediğimizi söyleyenlere bunun sorun olmadığını, herhangi bir tutum alındığında bunun sonuçlarına katlanmak gerektiğini söylemek istiyoruz” diye belirterek sonucun ileride belli olacağının altını çizdi.

Suriye muhalefetinin krizin başından itibaren ve savaş başlamadan önce Hizbullah’ın Suriye’ye 3 bin savaşçı gönderdiğini açıkladığına işaret ederek bu iddiaların asılsız olduğunu vurguladı.

Nasrullah, bu iddiaları ortaya atanların savaşçı sayısını günden güne arttırarak 200’ünün şehit olduğunu söylediklerine değinerek “bahsettikleri şehitler nerede? Lübnan’da hiçbir şey gizli kalmaz. Bir şehidimiz düştüğü zaman ailesine gidip gerçeği anlatırız. 30 yıllık tarihimiz bunu göstermiştir” diye konuştu.

Suriye toprakları içinde çok sayıda sınır köyü bulunduğuna işaret eden Nasrullah, köylerin Suriye’ye ait olduğunu, fakat içinde Lübnanlıların yerleştiğini dile getirdi.

Sınırda 23 belde ve köyle birlikte 12 çiftliğin bulunduğunu, bu köylerin bir kısmının tüm sakinleri, bir kısmının da yarısının Lübnanlı olduğuna işaret eden Nasrullah, sayıları 30 bini bulan Lübnanlıların hala Lübnan uyruğu taşıdıklarını, bir kısmının Lübnan partilerine mensup olduklarını ifade etti.

Bu sınır köylerinde yaşayan Lübnanlıların krizin başından itibaren olaylardan uzak durmaya çalıştıklarını, fakat zaman ilerledikçe Suriye ordusunun silahlı unsurların artması sonucu yayılma şeklini değiştirmek zorunda kaldığını belirterek silahlı grupların Lübnanlılara saldırdığını, birçoğunu evinden kovduğunu, katledip kaçırdığını söyledi.

Nasrullah, bunun sonucunda bazı Lübnanlıların Lübnan’a gitme kararı aldıklarını, fakat büyük bir kısmının topraklarında kalıp mülklerini savunmaya karar verdiklerini, bunun Suriye’nin safında savaşmakla bir ilgisi olmadığını kaydederek bunun nefsi müdafaa, malını mülkünü ve namusunu silahlı gruplara karşı savunmakla alakalı olduğunun altını çizdi.

Bazı muhalif gruplara Hizbullah’ı tehdit edip korkutmama uyarısında bulunan Nasrullah, direnişin 30 yıllık bir geçmişi bulunduğunu ve birçok deneyimden geçip zorluklarla mücadele ettiğini kaydetti.

Hizbullah Genel Sekreteri, Suriye’de kaçırılan Lübnanlı vatandaşları serbest bırakma çağrısında bulunarak masum insanları siyasi çıkarlar için kaçırmanın ahlak, siyaset ve dinle bağdaşmadığı gibi zayıflığın göstergesi olduğuna vurgu yaptı.

Başa dön tuşu
Bugün 18 Eylül 2026 (30) içerik yüklenmiştir.