HaberlerBahreynDünyaOrtadoğu

Siyonistlere arsa satın almakla Maname’nin Yahudileştirilmesi

Bahreyn’deki el-Vefa İslami hareketinin lideri, Manama’nın eski kesiminde bir Yahudi mahallesinin kurulacağına dair bir planın uygulanmakta olduğunu söyledi.

Bahreyn, işgalci Kudüs rejimiyle 2020 yılından bu yana açık diplomatik ilişkiler kurdu ve bu ilişkiler son iki yılda artarak devam etti ve hatta rejimin Manama’daki büyükelçiliği ve Bahreyn’in Tel Aviv’deki büyükelçiliği açılarak faaliyete geçti. Elbette daha önce Halife ile Siyonist rejim arasında ilişkiler vardı ama bu ilişkiler gizliydi. 
Yayınlanan bir çok rapor ve habere göre, Bahreyn’deki halk ayaklanmalarının başlamasından bu yana Al-i Halife rejimi, muhalefeti bastırmak için Siyonist rejimin bilgi ve güvenlik desteğine sahipti ve bu destek halen de devam ediyor.
Bu arada Maname’de Yahudi mahallesinin oluşturma planı, Siyonist rejim ile ilişkileri normalleştirme süreci doğrultusunda yer alıyor. Raporlara göre, Manama’nın Yahudileştirme planı, eski şehrin mahallelerinin yaklaşık yüzde 40’ını Yahudi yollarına, binalarına ve sembollerine dönüştürmeyi hedefliyor. Bu bağlamda Manama’da bir Yahudi mahallesi inşa etmek için eski binaları çok yüksek fiyatlarla satın almak için yoğun bir çaba harcanıyor. 
Bu planın Bahreyn için çeşitli güvenlik etkileri olacaktır.
Birincisi, bu plana benzer bir uygulama, Filistin’de geçen yüzyılın başında gerçekleşti ve Siyonistler Filistin topraklarının bir kısmını satın aldılar. Ancak daha sonra Filistinlilerin topraklarına ve evlerine el konuldu ve Siyonist yerleşim alanları haline getirildi. Siyonist rejimin işgalci yapısı ve Al-i Halife hükümetinin zayıflığı düşünüldüğünde, Bahreyn için Filistin senaryosunun tekrarlanma olasılığı hiç de uzak görünmüyor. 
Bu bağlamda, Bahreyn’deki el-Vefa İslami hareketinin liderlerinden biri olan Seyyid Morteza Sandi, Al-ı Halife rejimini bu konuda şiddetle eleştirdi. Seyid Morteza Sandi tüm delillerin Bahreyn için planlanan komplonun, gelecekte bu ülkeyi Al-i Halife rejiminin çalışmaları ile ikinci bir Filistin’e çevireceğini gösterdiğini açıklayarak uyarıda bulundu. 
İkincisi, Manama’da Yahudi yerleşimlerinin kurulması Bahreyn’de kültürel ve sosyal değişiklikleri yaratabilmesidir. Zira Siyonistler mali kaynaklara ve güçlü bir dış desteğe sahip olmakla birlikte aynı zamanda sosyal ve dini kültürleri de Bahreyn’in egemen kültürü ile tamamen çelişmektedir. Dolayısıyla Bahreyn’in sosyal ve kültürel yapısı bir değişime uğrayacaktır. Gerçi Al-ı Halife rejiminin yabancı uyruklulara vatandaşlık vererek Bahreyn’in demografik yapısını değiştirmesi gündeminde olduğu düşünülürse, Yahudilerin etkisi konusunda fazla endişe duymayabilir. 
Bu bağlamda, Bahreyn İslami Hareketi lideri Şeyh İsa Kasım yaptığı açıklamada, başkent Manama’da Yahudi yerleşim alanı inşasının ulusal, İslami ve Arap kimliğinin değiştirilmesi, ayrıca vatan tarihinin tahrifi ve gerçek yerli Bahreyn halkının asaletine dair belge ve kanıtların yok edilmesi ve ülke kapılarını Al-ı Halife rejimi tarafından yürütülen iç siyasetin işbirliği ile işgalci Siyonistlere açmak anlamında olduğunu belirtti.
Ve son olarak, Al-ı Halife rejimin başkent Manama’da Yahudi yerleşim alanı kurmasından en önemli hedefinin ise ülke içindeki kriz ve rejime karşı ayaklanan halka karşı, daha fazla Amerika ve Siyonist rejimin desteğini arkasına almak olduğu söylenebilir./

Başa dön tuşu
Bugün 09 Aralık 2022 (24) içerik yüklenmiştir.