
Son 43 yılda İslam İnkılabı tüm engellere rağmen büyük başarılar elde etmiştir. Ancak emperyalizm ve tahakküm medya diktatörlüğü ve saptırma hareketi piyadelerinden yararlanarak İslam İnkılabının gerçekleri ve gelişimini inkar etmeye ve gözlerden saklamaya çalışıyor.
İslam İnkılabı’nın başarıları ve ilerlemelerinin inkar edilmesinin önemli nedenlerinden biri de İslam İnkılabı’nın Batı Asya bölgesine bıraktığı etkiden dolayıdır. Peki bu kaygıların nedeni nelerdir?
Birincisi tüm baskılara rağmen İslam İnkılabı çöktürülememiş, saptırılamamıştır.
İslam İnkılabı Lideri’nin İslam İnkılabı’nın İkinci Adımı belgesinde değindiği gibi “ İslam İnkılabı “ çağdaş dönemin en halkçı devrimidir. Kırk yıl geçmesine rağmen bu yüzden saptıralamamış, çarpıtılamamıştır. İslam İnkılabı birçok durumda mağdur olmasına rağmen bunu yaşadı. İslam İnkılabı’nın mağduriyetinin belgesi de şehitleridir. Şehitlerin pak kanı emperyalizm ve kuklaları tarafından akıtıldı. İslam İnkılabı’nın mazlumiyetinin bir başka belgesi de eşsiz ve geniş çaplı yaptırımlardır. Öyle ki şimdiye dek hiçbir millet İran millet kadar yaptırımlara tabi tutulmamıştır. Bu da emperyalizmi kaygılandırmıştır. Çünkü onların İslam İnkılabı’nın durdurmadaki tüm stratejilerinin başarısızlığını belgeliyor.
İslam İnkılabı’nın bir başka özelliği de güçlü olmasıdır.
Bütün varlığıyla, tahakküm sistemine karşı durduğu ve kibirle mücadele, tahakküme karşı direnme, mazlum milletlerin savunulması, Filistin meselesi ve gayrimeşru Siyonist rejimin tanınmaması gibi ilke ve temellerinden sapmadığı yerde, bir bu güçlü duruş açıkça görülmektedir. Bugün Batı Asya bölgesindeki direnişin bulunduğu ülkelerde büyük halk desteğine sahip bir şekilde, herhangi bir dış güce bağımlı olmayan etkin, aktif ve dinamik bir aktör haline gelmiştir. İslam Devrimi’nin emperyalizm ile mücadele ve direnişinin bölgedeki diğer milletlere model olacağı endişesi var.
İran İslam Devrimi, büyük ilerleme ve başarının kaynağı da olmuştur.
İşte önemli bir faktör de İran İslam Devrimi’nin bağımsızlığın sağlanması, toprak bütünlüğünün korunması, bölgesel gücünün arttırılması, , bilim ve teknolojide ilerleme, halkın yönetimdeki katılımını sağlama gibi çeşitli alanlarda büyük ilerleme ve başarının kaynağı olmasıdır. İran İslam Devrimi’nin bu ilerlemeleri ve başarılarının üzeri örtülürse, bölgedeki diğer milletlerin de bu yönde adım atması engellenmiş olacaktır. Ancak 2011 Arap kıyamları ve İslami bölge halklarının İslam İnkılabı’nın yolundan gitmek istediklerini gösterdi.
İran’da dini demokrasi hüküm sürmektedir. Bir diğer önemli faktör İran’da dini demokrasidir. İran İslam Cumhuriyeti 43 yıldır neredeyse her iki yılda bir seçime gidiyor. İran’da seçimler, bölge ülkelerinde halkın seçim ve siyasi katılımı meselesinin temelde anlamsız olduğu bir dönemde yapılıyor. Bu bağlamda Batılı güçler demokrasi iddiasında bulunsalar da Batı Asya bölgesi için demokrasi istemiyorlar Çünkü bu demokrasi, Batılı politikaların tam uygulayıcısı olan yöneticilere ve kuklalarına yönelik bir tehdit sayılır. Bu nedenle İran demokrasisi, Batı Asya bölgesi için bir model ve İran İslam Cumhuriyeti için bir güç kaynağı olmayacak şekilde çarpıtılmalıdır.Emperyalizm bu amaç uğruna elinden gelen her şeyi yapsa da hep hezimete uğramıştır.
