Haberlerİmam Ali HamaneyİranOrtadoğu

Son bir yılda 4 tağut halklar tarafından alaşağı edilmiştir

Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney, ”İran’ı savaşla tehdit etmek ABD’nin zararınadır, savaşın kendisi ise on kat daha fazla bu ülkenin zararınadır” dedi.

Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney bugün Tahran’da kıldırdığı Cuma Namazının hutbelerinde Tehdit, ABD’nin mantık ve söz karşısındaki acizliğini gösterdiğini ve ABD’nin kan dökmek ve zorbalıktan başka bir şey bilmediğini söyledi.

ABD’nin bu tür politikalarının onu kendi halkının bile gözünden düşürdüğünü belirten İmam Ali Hamaney, halk nezdinde itibarını yitiren sistemlerin kaderinin belli olduğunu söyledi ve ”siyonist rejimi” (İsrail) örnek gösterdi.

İmam Ali Hamaney, ”Amerika ve diğerleri bilsin ki zaten biliyorlar, bizim de tehditler ve petrol ambargosu karşısında tehditlerimiz var ve bunlar gerektiğinde uygulanacak” diye konuştu.

İmam Ali Hamaney bölgesel gelişmelere ve İslami Uyanış’a işaret ederek; geçen yılki “Şafakta On Gün” ile bu yılki “Şafakta On Gün” arasındaki süre içinde dört tağutun alaşağı olduğunu belirtti.

İmam Ali Hamaney, Tunus ve Mısır seçimlerinin sonuçlarının Amerika ve batılıların ve de İslamofobi propagandalarının yenilgisinin göstergesi olduğunu vurgulayarak, bölge halklarının İslam taraftarı olduklarını söyledi.

Bölgedeki son gelişmelerin etkisinin, gün geçtikçe Siyonist Rejimin zayıflığı olacağına dikkat çeken İmam Ali Hamaney, İslami Uyanış ile bölge halklarının, Siyonist Rejimi “yalnızlığa” ittiğini belirtti.

En mazlum olanın ise Bahreyn milleti olduğuna dikkat çeken İmam Ali Hamaney, Bahreyn halkının haklarını istediğini ama dünya haber ajanslarında haber ve medya boykotunda olduklarını hatırlattı.

Bahreyn Hükümeti’nin, İran’ın Bahreyn’in iç işlerine karıştığı yolundaki iddialarına da işaret eden İmam Ali Hamaney “Bizim müdahale ettiğimiz yerleri açıkça söylüyoruz; Filistin hadisesinde müdahale ettik ki neticesi “22 Gün” ve “33 Gün” savaşı zaferiydi; müdahale ettik ve açıkça söyledik. Bundan sonra da Siyonist Rejim’le savaşan her milletin arkasındayız ve bu hususta hiçbir tereddütümüz yoktur. Eğer Bahreyn’e müdahale etseydik kesinlikle durum başka türlü olurdu” dedi.

İmam Ali Hamaney, Amerika’nın günden güne artan siyasi ve ekonomik zayıflığına ve de Amerika’nın peşpeşe Irak ve Filistin yenilgilerine de işaretle, Amerikalıların ellerinde hiç bir kazanım olmaksızın Irak’tan çıktıklarını söyledi.

Amerika’nın iç meseleleri açısından da zayıfladığını belirten İmam Ali Hamaney, Amerikan halkının 4 aydan fazla bir zamandır sokaklarda ülkenin siyasetlerine ve ekonomik durumuna itiraz etmekte olduklarını söyledi.

Batılı ülkelerin İran aleyhine yaptırımlarından da söz eden İmam Ali Hamaney, düşmanın tehditlerindeki “özel İran vurgusunun” bunların zayıflıklarının göstergesi olduğunu ve bu yaptırımların bir sonraki derecede, İran halkının menfaatine olacak şekilde, içerdeki istidadlara yoğunlaşmaya vesile olacağını vurguladı.

İmam Ali Hamaney, “bilinç, milli kendine güven, sulta ve sömürgeyle savaşın” İslami İnkılab’ın külli çizgileri olduğunu belirterek; inkılap sloganlarının, inkılabın ilk günkü sloganlarıyla aynı olduğunu, bunun da İran milleti inkılabının sağlık ve selametinin göstergesi olduğunu vurguladı.

İmam Ali Hamaney, bölge milletlerinin zaferiyle İran İslam İnkılabı’nın artık yalınız olmadığını ve bu sebeple bu yılki “Şafakta On gün”’ün başka bir ruh ve atmosferde olduğunu belirtti.

İran İslami Cumhuriyeti nizamının sorunlara galip gelmesinin nizamın önemli güç noktasını olduğuna işaret eden İmam Ali Hamaney, İslami İnkılabın ilk günlerinden bugüne kadar süren güçlüklere ve tehditlere işaretle; İslami Cumhuriyet’in bugüne kadar zaferle bütün güçlüklerin üstesinden geldiğini, bunun da nizamın en önemli güç noktası olduğunu söyledi.

İmam Ali Hamaney, İslam İnkılabı aleyhindeki tehditlere ve sorunlara galip gelmenin yanısıra İranlı gençlerin yüksek ilim ve ilerleme düzeyi hakkında yaptığı konuşmasında nükleer bilim adamı Ahmedi Ruşen’in şehit olmasına işaret ederek, nükleer bilimde öğrenim görmek için hazır olduğunu bildiren gençlerin bu büyük hareketinin, devrimin üçüncü kuşağının bu meseleye yüksek ilgi gösterdiğinin göstergesi olduğun söyledi.

İmam Ali Hamaney, düzenin diğer kuvvetli noktasının ekonominin alt yapısında meydana gelen ilerlemeler olduğunu dile getirdi ve İran’ın bölge münasebetlerindeki etkisinin kaydadeğer şekilde yükseldiğinin altını çizdi.

İmam Ali Hamaney, etkili bir ülke olan İran İslam Cumhuriyeti’nin evet ve hayır demesinin bölge ve dünya gelişmelerini etklieyeceğini vurguladı.

Sorunlara gelip gelmek için tembellikten, az çalıışmaktan ve düşmana kandırılmaktan uzak durmanın şart olduğunun altını çizen İmam Ali Hamaney, düşmanın yalanlar dolu vaadlerine ve gülümsemelerine kanmamak gerektiğini kaydetti.

İmam Ali Hamaney, İran’da Mart ayında yapılacak milletvekili seçimlerine de değinerek, dışarıdaki düşmanlar ile içteki gafillerin seçimlere gölge düşürme amacında olduğunu, bu yüzden yetkililerin ve halkın dikkatli olması gerektiğini söyledi.

Adayların birbirini karalamadan usulüne uygun bir şekilde yarışmasını isteyen İmam Ali Hamaney, seçimlerin sağlıklı yapılabilmesi için de ilgili tüm kurum, kuruluş ve kişilerin görevlerinin başında olduğunu bildirdi.

İmam Ali Hamaney, Arapça okuduğu ikinci hutbesinde ise Arap halklarına ve ülkelerine seslendi.

Başa dön tuşu
Bugün 19 Haziran 2026 (59) içerik yüklenmiştir.