Haberlerİmam Ali HamaneyİranÖrnek ŞahsiyetlerOrtadoğu

Söz ve eylemlerimiz Allah rızası için olmalıdır

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamenei, bugün İslam Cumhuriyeti’nin üst düzey yetkilileriyle yaptığı görüşmede yüce İslam peygamberinin bi’set yıldönümüne değinerek ‘bugün İslam toplumunun en temel ihtiyacı, bi’setin mesajına uygun olarak amel etmek, akıl ve hikmeti kriter olarak kabullenmek, ahlaki erdemlerin egemenliği ve yasal düzene uyulmasıdır ve bu bağlamda elit tabakasının görevi çok önemlidir’ dedi.
Ayetullah Hamenei, İran milleti ve İslam ümmetine İslam peygamberi Hz. Muhammed Mustafa (S)’in bi’set yıldönümü münasebetiyle tebriklerini bildirirken, bi’setin önemli mesajlarından birinin akılcı eğitim ve hikmet ve tedbire dayalı hareket olduğunu hatırlattı ve şunları söyledi: ‘Yüce İslam peygamberinin ilk işi İslam toplumunda akılcılığı egemen kılmasıydı. Zira bu tutum, toplumda tefekkür ve bilgi gücünün eğitimi, tüm sorunların giderilmesi ve nefsin gemlenebilmesi için önemli rol oynamakta ve insanın ubudiyeti için zemin hazırlamaktadır.’
İslam İnkılabı Rehberi, bi’setin ikinci mesajının da ahlaki terbiye olduğunu vurguladı ve şöyle konuştu: ‘Toplumda ahlaki erdemlerin yaygınlaştırılması, sağlıklı bir yaşama ortamını sağlayan temiz hava gibidir ve insanı cehalet, hırs, dünya sevgisi, şahsi kinler ve sui zandan uzaklaştırır. Bu nedenle İslam’da tezkiye ve ahlaki gelişme, eğitime göre öncelik taşır.’
Ayetullah Hamenei, bi’setin üçüncü mesajının terbiye ve yasal inzibat olduğunu hatırlatarak İslam peygamberinin İslam ahkamına göre amel etmek açısından öncü olduğunu belirterek ‘bütün bu faktörler İslam toplumu için birer kriter durumundadır ve insanın hayatı da bir laboratuar mesabesindedir’ dedi.
İslam İnkılabı Rehberi, İran milletinin şu anda sahip olduğu onurun, geçen 30 yıldaki sınavlardan alnı açık olarak çıkmasından kaynaklandığını kaydederek şu görüşleri açıkladı: ‘Allahu teala bu başarıların ödülü olarak İran milleti için büyük ilerlemeler nasip etti. Bugün İran halkı İslam’ın yüce hedefleri doğrultusunda adım atmakta olup, mücahedesini sürdürmektedir ve bu sürecin sonucu İran halkının kendi kimlik ve onurunu hissetmesidir. Dünyanın emperyalist güçlerinin İran İslam Cumhuriyeti’yle boy ölçüşmeye kalkışması ve İslam nizamını özellikle Ortadoğu’daki uğursuz hedefleri önünde bir engel olarak algılamaları İran milleti, sistemi ve hükümetinin sahip olduğu azameti sergilemektedir.’
Ayetullah Hamenei, İran milletinin bu başarılarının dini ilkelere uymaktan kaynaklandığının altını çizerek, toplumdaki elit tabakası ve seçkinlerin halk kitlelerini etkileyen birer model durumunda olduklarını hatırlattı ve ‘İran milleti geçtiğimiz 30 yıl boyunca vefalı ve toleranslı bir millet olduğunu göstermiştir; cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasındaki olaylar sırasında da İran milletinin bu özelliği bir kez daha kendini göstermiş bulunmaktadır’ dedi.
İslam İnkılabı Rehberi sözlerini şöyle sürdürdü: ‘İran milleti arasında sosyal hayatta farklı zevklere sahip insanlar var ve bunların her biri kendi görüşlerini açıklamaktalar. Ancak millet, İslam nizamına düşmanlık ya da bu nizama darbe indirmek isteyen bir hareketi sezerse hatta bu hareket milletin benimsediği sloganları bile vurgulasa ondan uzaklaşmaktadır.’
Ayetullah Hamenei, İran milletinin düşmanlarının, İran’ın içişlerine karışmadıkları şeklindeki iddialarını cevaplayarak ‘düşmanların ve özellikle de onlara ait medyaların müdaheleleri apaçık ortadayken, bu iddialar düşmanın utanmazlığını göstermektedir’ dedi.
İslam İnkılabı Rehberi, emperyalist medyalar ve istihbarat servislerinin milletlerin bağımsızlığını önlemek ve onları bağımsızlık yolundaki eylemlerden caydırmak yolunda ifa ettikleri önemli rolü hatırlatarak şunları söyledi: ‘İran milletinin düşmanları, medya organlarından açıkça gafil ve cahil anarşist gruplara hitaben çatışma ve tahrip eylemlerini dikte etmekteler ve öte yandan da İran’ın içişlerine karışmadıkları iddialarını sürdürmekteler.’
Ayetullah Hamenei anarşistlerle halkın aynı kefede tutulmaması gerektiğini vurgularken şu açıklamalarda bulundu: ‘Elbette emperyalist medyalar, anarşistleri desteklemek amacıyla onlardan ‘halk’ olarak söz ettiler. Oysa halk, anarşistler ve fesad eylemcilerini gördüklerinde kendilerini kenara çeken ve onlara nefret duyan milyonluk kitlelerdir. Hangi ünvan ve makama sahip olursa olsun toplumu emniyetsizliğe sürükleyecek olan herkes, İran milleti açısından nefrete layıktır.’
İslam İnkılabı Rehberi, İran milletinin yüce hedefleri ile toplumun dünya ve ahiret saadetinin güvenlik ve huzur sayesinde sağlanabileceğini, güvenliği bozmanın büyük bir günah olduğunu vurgulayarak sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Elitler, dikkatli davranmak zorundalar. Zira toplumun güvenliğini bozacak her türlü söz, analiz ve eylemleri İran halkının izlediği çizgiye aykırı bir adım olacaktır. Herkes söz, tavır ve hatta suskunluğuna dikkat etmelidir. Zira konuşulması gereken bir konuda gösterilecek suskunluk, görevin yerine getirilmemesi demektir; söylenmemesi gereken bir konunun açılması da göreve aykırı hareket etmek anlamına gelecektir. Elitler dikkat etmek zorundadırlar. Zira zorlu bir sınavın ortasındalar ve bu sınavda başarısızlık, yalnızca sınavı kazanmamaktan ibaret değildir ve onların düşüşüne de yol açacaktır.’
Ayetullah Hamenei, konuşmasının son bölümünde akılcılığın tutarlı yolunun Allah rızasını kazanmaktan geçtiğini hatırlatarak, ‘kendi kendimizi yargılayalım; bu söz ve tavrımız Allah rızası için ve ihlasla mı gerçekleşmektedir ya da bazı insanların dikkatini çekmek için midir; bu yüzden kendimizi boşuna aldatmayalım’ şeklinde konuştu.
İslam İnkılabı Rehberi ayrıca bi’setin tüm beşeriyet için çok önemli bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, İslam peygamberi (S)’nin 10 yıllık devleti dönemindeki hareketi ve beşeriyet tarihinde meydana getirdiği değişimin, hiç bir hareket ve eylemle kıyaslanamayacağını kaydetti.

Başa dön tuşu
Bugün 14 Mayıs 2021 (78) içerik yüklenmiştir.