İran

Su kanalları güvenliğinin bölge ülkeleri tarafından sağlanması

İran Hükümet Sözcüsü Ali Rabi’i, İngiltere’nin Fars Körfezi’ne savaş gemisi gönderme kararını eleştirerek, bölgedeki su kanallarının güvenliğini bölge ülkelerinin sağlayacağını belirtti.

Hükümet Sözcüsü Rabi’i dün yaptığı açıklamada, “İngilizler, bölgeye savaş gemisi göndermektense, bölge güvenliğinin bölge ülkelerince idare edilmesine müsaade etsinler, çünkü ancak bu şekilde bölgedeki su kanallarının güvenliği en iyi şekilde sağlanmış olacak.” dedi.
Rabi’i, İran petrol tankerinin Cebelitarık’ta İngiliz donanmasınca el konulması hakkında da, İran’ın İngiliz askerlerince rehin tutulan İran petrol tankeri hakkında gereken hukuki girişimlerde bulunmakta olduğunu kaydetti.
Londra’nın Fars Körfezi ve Umman Denizi gibi çok önemli ve aynı zamanda gerilimli bir coğrafyada rekabete girerek rol üstlenmeye çalışması, uzmanlar ve analistlerin dikkatini çekiyor.
Bazı uzmanlar, bu kararın İngiltere’nin AB’den çıkma çalışmaları ve bölgedeki ekonomik fırsatlara yönelmesinden kaynaklandığına inanıyor. Ancak bu analizi yaparken, İngiltere’nin bölgedeki uzun yıllarca süren varlığının hangi sonuçlara yol açtığına dikkat edilmesi ise önem arz eden bir konudur.
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Hamanei, Tahran’da 2016 yılında İslam-i Vahdet Konferansı’na katılanları kabul ettiği görüşmede, İngilizlerin politika ve eylemlerine dikkat çekerek şu hatırlatmada bulunmuştu:
“Son günlerde, İngilizler son derece küstahlık içinde, mazlum ve aziz İran’ı bölge tehdidi olarak nitelendirdiler. Ancak herkes şunu biliyor ki bu suçlamaların aksine, 2 asırdan beri her daim bölgemizde milletler için felaket kaynağı İngilizlerin kendileridir. Bunların milletlerin yaşamına vurduğu darbelerin eşi benzeri yoktur.”
Bugün de İngiliz yetkililerinin İran’a karşı hasmane tavır ve açıklamaları, İran petrol tankerine el koyması dahil yasadışı girişimleri, onların bölgedeki müdahaleci hedeflerinden kaynaklanıyor.
İngiliz donanması, 4 Temmuz tarihinde yasadışı bir girişimde İran’a ait bir petrol tankerine Cebelitarık Boğazı’nda el koydu.
Bu bağlamda geçen salı günü İngiliz mevkidaşı Jeremy Hunt ile telefonla görüşen İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, ABD’nin petrol yaptırımlarının yasadışı olduğuna işaretle, İran İslam Cumhuriyeti’nin petrol ihracatına her durumda devam edeceğini belirtti.
Son yıllarda yaşanan gelişmeler, İngiltere’nin bölgeye yönelik müdahaleci girişimlerinin hangi yöne doğru olduğunu gösteriyor. İngilizler, 2001 ve 2003 yıllarında Afganistan ve Irak’a askeri saldırıda ABD’nin yanında yer alarak, bölgede kendi için nüfuz alanı açmak ve sultacılığını yeniden ihya etmeye çalışmıştı.
Bahreyn’de deniz üssü kurması de İngilizlerin Fars Körfezi’nde yeniden sulta kurmaya dönük bir çabası olarak görülebilir.
İran’ın eski Umman Büyükelçisi ve siyaset uzmanı Ali Ekber Sibuye, “İran Diplomasi”ye yaptığı değerlendirmede şöyle diyor: İngiltere AB’den ayrılması ardından olumsuz ekonomik etkilerini hafifletmek için, Batı Asya’da kendisi için yeni pazar arayışındadır.”
Aynı uzman, İngiltere ve ABD’nin yayılmacı politikaları sürdüğü müddetçe, bölgede her daim gerilim ve başkalarına yönelik suçlamaların yöneltilmesine tanıklık edeceklerini belirtti.
Gelinen noktada İngiltere bölgede aynen ABD gibi, gerilim politikası takip ederek, bölgeye yeniden sulta kurmaya ve müdahalede bulunmaya çalışıyor.
Ancak edinen tecrübeler, Fars Körfezi başta olmak üzere bölge güvenliğinin bölge ülkelerince sağlanması gerektiğini gösteriyor çünkü yabancıların müdahalesi ve askeri varlığı her daim yeni krizler ve güvensizliklere yol açmıştır

Başa dön tuşu
Bugün 05 Ekim 2026 (14) içerik yüklenmiştir.