HaberlerOrtadoğuSuriye

Suriye, Arap Ligi’nin protokolünü düzeltmeler yapıldıktan sonra imzaladı

Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Velid el-Muallim Suriye’nin bugün Kahire’de Arap Ligi Genel Sekreterliği ile birlikte Ligin Suriye’ye gözlemci heyeti göndermesine ilişkin protokole imza attığını belirterek, imzalama kararının; halkın çıkarlarından kaynaklı saf bir Suriye kararı olduğunu söyledi.

Düzeltmeler Yapılmasaydı Hiç Bir Koşulda İmza Atmazdı

Şam’da düzenlediği basın toplantısında Muallim; Suriye’nin protokol taslağına istediği düzeltmeler yapılmasaydı koşullar ne olursa olsun bu protokole imza atmayacağını belirtti.

Basın toplantısında gazetecilerin sorularını cevaplayan Muallim; protokolün imzalanmasında Lig Genel Sekreteri ile ortak bir dost olan kanun uzmanına dayandıklarını ifade ederken; genel sekreterin protokol taslağı metnine bir dizi düzeltmelerin yapılmasının kabul edildiğini bildirdiğini ekledi.

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Muallim; Arap Ligi genel sekreterinin kendisini telefonla aradığını, Suriye’nin protokolü imzalamaması halinde sonuçların çok tehlikeli olacağını bildirdiğini ve son kararını sorduğunu ifade ederek, kendisinin; “Suriye her zaman Arap şemsiyesi altında çalışmayı memnuniyetle karşıladı ve karşılamaya devam edecektir.. fakat sonuçlar ne olursa olsun Suriye, hiç bir baskı ve dayatmayla protokolü imzalamayacaktır.. ancak öneride bulunduğu düzeltmelerin yapılması halinde protokole imza atması mümkün olabilir..” cevabı verdiğini açıkladı.

Bunun üzerine Lig genel sekreterinin telefonu kapatmasından yaklaşık bir saat sonra kendisini tekrar aradığını ifade eden Muallim; Arap bakanlar komisyonunun Suriye’nin öneride bulunduğu düzeltmelerin yapılmasını kabul ettiğini bildirdiğini ekledi.

Protokol metnine Suriye’nin önerileri üzerine bir dizi eklemelerin yapıldığını açıklayan Muallim; bunun üzerine Arap bakanlar komisyonunun Doha’da toplandığını ve protokolün cevherinde yapılan düzeltmeleri kabul ettiğini belirtti.

Suriye’nin Egemenlik ve Bağımsızlığı Korunuyor

Muallim yapılan düzeltmelerde Suriye’nin ulusal egemenliğine özen gösterildiği düşüncesinde olduğunu belirterek, gözlemci heyet çalışmalarının Suriye hükümetiyle koordinasyon içinde olacağını, kendisi ve Arap Ligi Genel Sekreteri arasında daimi koordinasyonun yapılacağını söyledi.

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı; imzalanan protokolde Suriye’nin bağımsızlık ve egemenliğinin metin cevherinde korunmuş olduğunu vurguladı.

Muallim; Suriye’deki krizi uluslararası boyutlara taşımak isteyen ve bu bağlamda çaba harcayan tarafların bulunduğuna işaret ederken, yaşananların bir kısım Arapların niyetlerini ortaya koyduğunu söyledi.

Suriye halkının çıkarlarını savunduğunu iddia eden bir kimsenin bu halka ekonomik yaptırımlar dayatmamasıyla birlikte krizin uluslararası boyutlara taşınmasına çaba harcamaması gerektiğini belirtti.

Suriye ve Lig Arasında İşbirliğinin Başlangıcı

Protokolü imzalamanın Suriye ve Arap Ligi arasında işbirliğinin başlangıcı olarak varsayan Muallim; Suriye’nin, Arap Ligi ve gözlemcilerinin katılımıyla durumları sona erdirecek siyasi bir çözüm istediğinin altını çizdi.

Muallim; Suriye egemenliği ve bağımsızlığının protokol cevherinde korunmuş halde olduğunu açıklarken; teşkil edilecek ulusal bir komisyonla Suriye hükümetiyle tam bir koordinasyonun olacağını belirtti. Aynı zamanda Suriye’nin bulunduğu öneriler ışığında düzeltilen protokol metni gereğince ulusal komisyonun Suriye hükümeti ile gözlemci heyeti arasında bir köprü oluşturacağını, raporlarını aynı anda iki tarafa göndereceğini ve bir sonraki adım atılmadan önce bu raporların ortak bir şekilde tartışılacağını açıkladı.

Suriye Devletinin Himayesi Altında Olup Hareket Özgürlüğüne Sahiptir

Suriye’nin krizi çözmeye katkı sağlayacak samimi ve dürüst her Arap çabasını memnuniyetle karşıladığını belirten Muallim; gözlemci heyetiyle tam bir ciddiyet, profesyonellik ve objektiflilikle çalışacağını söyledi.

Muallim; protokol gereğince Arap Gözlemci heyetinin Suriye’de görev süresinin bir ay olduğunu, iki tarafın onayı üzerine bu sürenin sadece bir ay daha uzatılabileceğini açıkladı.

Muallim; Suriye devletinin himayesi altında olacak gözlemci heyetinin Suriye içinde hareket özgürlüğüne sahip olduğunu ifade etti.

Suriye’nin Oyaladığı ve Zaman Kazanmaya Çalıştığı Doğru Değil

Suriye’nin 16 Kasım tarihinde protokol taslağını alması ardından Arap Liginden bu taslağa, gözlemci heyetinin görev cevherinde herhangi bir değişiklik olmadan bir kısım düzeltmeler talep ettiğini belirten Muallim; Arap Ligi genel sekreterinden her defasında olumsuz cevaplar geldiğini, dolayısıyla Suriye’nin o zamanlarda henüz taslak halinde olan bu protokolü dayatma ve boyun eğdirme protokolü olarak gördüğü için kabul etmediğini açıkladı.

Muallim bu süreç içinde Arap Bakanlar Komisyonunun ikide bir oturumlar düzenlediğine ve Suriye’ye belirli zaman süresi tanıyarak uyarılarda bulunduğuna dikkat çekerken; Suriye’nin ta başından beri düzeltmelerin olmaması halinde hiç bir koşul yada baskı altında imzalamayacağını net bir şekilde ifade ettiğini belirtti.

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı; dolayısıyla Suriye’nin kesinlikle hiç bir şekilde oyalama yada zaman kazanma çabasında olmadığının altını çizerek, mantıkla düşünen herkesin Suriye’nin aksine bir an önce bu krizin bitmesini istediğine vurgu yaptı.

Rusya Arap Liginde Üye Değil

Muallim; Rusya’nın tutumunda herhangi bir değişikliğin olmadığına dikkat çekerken; iki taraf arasında sürekli bir koordinasyonun mevcut olduğunu belirtti. Rusya’nın Suriye’ye protokol taslağını imzalama önerisinde bulunduğunu söyleyen Muallim; Suriye’nin de bu protokol taslağına imza attığını kaydetti.

Rusya’nın uluslararası güvenlik konseyine sunduğu tasarıyı Suriye’nin nasıl değerlendirdiğine ilişkin bir soruya Muallim; Suriye’nin, krizin uluslararası boyutlara taşınmasına karşı tutumunun Arap Ligindeki üyeler için geçerli olduğunu açıklayarak; Rusya’nın Arap Liginde üye olmadığını söyledi.

Karar Tamamen Bir Suriye Kararıdır

Suriye’nin protokolü imzalama kararının tamamen ve mutlak bir şekilde ulusalcı ve saf bir Suriye kararı olduğunu vurgulayan Muallim; bu kararın hiç bir baskı yada dayatma neticesinde gelmediğine dikkat çekti. Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı; Suriye’nin Arap ülkelerini temsil eden gözlemci heyeti memnuniyetle karşılayacağını, büyük bir ciddiyet, profesyonellik ve objektiflilikle çalışacağını vurguladı.

Gözlemci heyetin görev süresinin protokole göre bir ay olarak belirlendiğini kaydeden Muallim; iki tarafın onayı üzerine bu sürenin sadece bir ay daha uzatılabileceğini ekledi.

Muallim; Suriye’deki krizin çözümü konusunda dürüst her Arap çabasının kesinlikle memnuniyetle karşılanacağını ifade ederek, gözlemci heyetin kendi gözleriyle Suriye’de fesat, dehşet ve terör estiren silahlı grupların bulunduğunu göreceklerine işaret etti.

Muallim; Suriye’nin bir an önce bu krizden çıkmakla birlikte demokrasi ve çoklu sistemde model bir ülke olması, modern ve güvenli bir vatan olması özeninde olduğunu belirtti. Ayrıca Suriye’nin daha güçlü ve üstün bir konumla bu krizi atlatacağına inandığını ifade ederek, daha iyi bir gelecek için Suriye’nin yapılandırılmasına katkı sağlamak isteyen herkesin memnuniyetle karşılanacağını söyledi.

Suriye yönetiminin her zaman karalarını halkın nabzı ve istekleri doğrultusunda aldığının altını çizen Muallim; her zaman da bu halkın çıkarlarını kollama ve pekiştirme çabasında olduğunu ekledi.

Biz Türk Halkıyla En İyi İlişkilere Özen Gösterdik

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Muallim; Türkiye’nin Adalet ve Kalkınma Partisinin Suriye’deki olaylara tek gözle bakması neticesinde Türk yetkililerle her hangi bir resmi iletişimin bulunmadığını belirtti.

Muallim; fakat AKP hükümetinin iki ülke arasında on yıllık süreyle yapılandırılan güzel ilişkileri yerle bir ettiğine işaret ederken, bunun geçici bir süreç olduğuna inandığını ekledi.

Suriye’nin Türkiye’ye yönelik aldığı icraatların etkiye karşı tepki niteliğinde olduğunu belirten Muallim; Suriye’nin dost ve komşu Türk halkıyla en güzel ilişkileri kurmaya büyük bir özen ve çaba harcadığını söyledi.

Bakan Muallim; Suriye ve Türkiye arasındaki Adana İttifakının hala geçerli ve yürürlükte olduğunu ifade ederken; “bunun nedeni ise Suriye’nin, Türk halkının her damla kanının korunmasına büyük bir özen göstermesidir.. Fakat Suriye yine de kendi halkını savunacaktır:.” Şeklinde konuştu.

Raporlar Aynı Anda İki Tarafa Gönderilecek ve Tartışılacak

Muallim; Suriye’nin protokol metninde bulunduğu öneriler üzerine Arap gözlemci heyeti raporlarının aynı anda hem Arap Ligi Genel Sekreterine hem de kendisine gönderileceğini belirtirken, herhangi bir ileri adım atılmadan bu raporların ortak bir şekilde tartışılacağına dikkat çekti.

Gözlemci heyetiyle koordinasyonun teşkil edilecek ulusal komisyon aracılığı ile yapılacağını açıklayan Muallim; bu komisyonun gözlemci heyet ile Suriye hükümeti arasında bir köprü niteliğinde olacağını ekledi.

Muallim siyasi çözümüm; ulusal diyaloga ve ulusal uzlaşmaya dayandığını vurgularken, yurtdışında bulunan muhalefetten bir kısım tarafların ise diyalogu kabul etmediğini söyledi.

Bir süre önce Suriye’ye herhangi bir askeri müdahalenin olmayacağını belirttiğine işaret eden Muallim; şimdi de bir kısım tarafların Suriye ve halkını hedef alan ekonomik yaptırımları uluslararası boyutlara taşımak istediklerini, bunun da kesinlikle olamayacağını açıkladı.

Muallim, bir kısım Arap ve batılı tarafların gerçek niyetlerinin şu an net olduğuna işaret ederek, bunların ekonomik yaptırımları aşamayacağını söyledi.

Gazetecilerin Girmelerine İzin Verilecek

Gazetecilerin sorusu üzerine Muallim; imzalanan protokol metninin, gözlemci heyetin hassas askeri bölgelere değil, sadece sıcak bölgelere girebileceklerine yer verdiğini belirtti.

Muallim; onurlu görev ve mesleklerine hizmet etmeleri umuduyla gazetecilerin girmelerine izin verileceğini söyledi.

Suriye’nin hiç kimseden imdat istemediğine işaret eden Muallim, “ yaptırım uygulayan taraflar; bu yaptırımlarla Suriye halkını etkileyebileceklerini ve başını eğebileceklerini düşünüyorlarsa tamamen evhamlara ve hayallere kapılmaktadır..” dedi.

Arap Girişimi ile Arap Çalışma Planı Karıştırılmamalı

Muallim; Arap Liginin Suriye’deki krize yük olması değil de bu krizin çözümüne katkı sağlaması temennilerinde bulunduğunu söyledi.

İmzalanan protokolün Arap Çalışma Planının birinci bendinin uygulamaya konulmasını öngördüğünü belirten Muallim; Doha’da kararlaştırılan Arap Çalışma Planı ile Arap girişimimin birbirine karıştırılmaması gereğine dikkat çekti.

Anlaşmazlık Konusu Bir Kelime Değildi

Suriye ve Arap bakanlar komisyonunun üstünde anlaşmaya varmadıkları konunun ise kimi tarafların iddia ettikleri gibi bir kelimeden ibaret olmadığına vurgu yapan Muallim; bunu Arap Ligi genel sekreteri ile tartıştığını, asıl önemli olan kelimenin değil, o kelimeden niyet olduğunu açıkladığına dikkat çekti.

Muallim; genel sekreterin söz konusu kelimenin protokol metnine koyulmaması halinde durumların tehlikeli olacağını ifade ettiğini, kendisinin ise; “bu kelimeyi koysak da koymasak da bir yada iki ay sonra dosya güvenlik konseyine taşınacak.. onun için kesinlikle koyulmasını reddediyorum..” dediğini açıkladı.

Kimi tarafların Suriye’nin kuşkulu olduğunu iddia etmeleri konusunda ise Muallim; gerçekte Suriye’nin evet kuşkulu davrandığını, ama artık hiç bir kuşkusu kalmadığını ifade ederek, bir kısım tarafların Suriye dosyasını uluslararası güvenlik konseyine taşımaya çalıştıklarından emin olduğunu söyledi.

Muallim; Suriye halkının kesinlikle hiç bir şekilde boyun eğmeyi kabul etmeyeceğini ve Suriye’nin modern tarihini okuyan herkesin de Goro uyarısı karşısında bu halkın neler yaptığını çok iyi bildiğine dikkat çekti.

Suriye Halkına Ne Kadar Özen Gösterdiklerini Göreceğiz

Suriye’nin protokole imza atmasıyla kendisine uygulanan yaptırımların kaldırılıp kaldırılmayacağına ilişkin bir soruya cevap olarak Muallim; “evet normalde kaldırılması gerekiyor.. fakat bunu ve Suriye halkına ne kadar özen gösterdiklerini görmek için bu konuyu onlara bırakıyoruz.. öyle ki, bu yaptırımları kendileri kararlaştırdı ve uyguladılar.. ne kadar dürüst olduklarını da göreceğiz..” dedi.

Suriye’ye karşı medya provokasyonu ve kötü niyetler konusunda ise Muallim; medya savaşının Suriye ve halkına karşı savaşın bir parçası olduğunu ifade ederek, protokolün imzalanması ile Suriye konusunda cereyan eden gelişmelerin tamamen ayrı konular olduğuna işaret etti.

Suriye’nin Ulusal Egemenliğini ve Halkını Kimse Göz Ardı Etmemeli

Muallim protokolün, gözlemciler heyetinin Suriye’de olup bitenleri yakından ve kendi gözleriyle görmelerinden ibaret olduğunu ifade ederken; bir çok ülkenin hala Suriye’de silahlı terör gruplarının varlığını kabul etmediklerine dikkat çekti.

Gözlemcilerin Suriye’de olup bitenleri göreceklerine işaret eden Muallim; Suriye’de fesat ve terör estiren, sivil insanların saflarında dehşet saçan, ordu ve güvenlik birimlerine silahlı ve bombalı saldırılarda bulunan, kamu ve özel mülklerin yanında hizmet kurumlarına sabotaj eylemi düzenleyen terör gruplarını göreceklerini belirtti. Aynı zamanda bu terör gruplarının doğalgaz ve petrol boru hatlarına saldırdıklarını, demiryollarını bombaladıklarını, masum insanları kaçırdıklarını ve öldürdüklerini söyleyen Muallim; gözlemcilerin tüm bunları göreceklerini, dolayısıyla Suriye’nin endişesi olmadığını ekledi.

Muallim; Suriye’de bağımsızlık ve egemenliğin yanı sıra halkın bulunduğunu Arap yada yabancı kim olursa olsun hiç kimsenin unutmaması gerektiğinin önemli olduğuna dikkat çekti. Aynı zamanda Suriye’nin; halkının güvenlik, istikrar ve özgürlüğüne herkesten daha fazla özen gösterdiğini belirterek, daha iyi bir Suriye’nin yapılandırılması çabasında olduğunu ekledi.

Türkiye toprakları üzerinden Suriye’ye Libyalı silahlıların girdikleri konusunda Muallim; silahlı kuvvetler komutanlığının bu konuyu daha iyi bildiğini söyledi.

Başa dön tuşu
Bugün 11 Temmuz 2026 (24) içerik yüklenmiştir.