HaberlerOrtadoğuSuriye

Suriye ulusal diyalog istişare forumu çalışmalarına başladı

Kapsamlı Ulusal Diyalog İstişare Forumu halk kesimlerinin tümünü kapsayan siyasi güç ve parti temsilcilerinin yanı sıra bağımsız ve muhalif şahsiyetler, akademisyen ve genç aktivistlerin katılımıyla çalışmalarına bugün Şam’daki Sahara Kompleksinde başladı.

Forum iki gün süresinde çalışma gündeminde yer alan ulusal diyalogun siyasi, ekonomik ve sosyal sorunların çözümündeki rolü, geleceğe dönük ufuklar ve anayasa maddelerinin bir kısmının yeniden düzenlenmesini tartışacak.

Forumda, anayasanın 8. Maddesi Halk Meclisinin ilk oturumuna sunulmak üzere incelenirken yeni bir anayasa koyma ihtimali de uzak tutulmuyor.

İstişare Forumunda parti, seçim ve basın yasa tasarılarının da incelenmesi bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Faruk el-Şara, İstişare Forumunun açılışında yaptığı konuşmada, “bugün 10 Temmuz Ulusal Diyalogun başlama tarihi, diğer günlerden farklı bir gün. Çünkü bu diyalogun Suriye’nin, tüm vatandaşların eşit olduğu ve ülkelerinin geleceğinin belirlenmesine katıldığı çoğulcu demokrasiye geçişinin ilan edildiği kapsamlı bir konferansa dönüşmesini bekliyoruz” dedi.

Buradan yola çıkarak düzenlediğimiz istişare toplantısına katılmaları amacıyla, her siyasi görüş ve kesimden ulusal şahsiyetlere çağrı yapıldığını bildiren el-Şara, istişare forumunun ardından hazırlıklarına başlanacak daha kapsamlı bir konferansa daha fazla sayıda ulusal şahsiyetin davet edileceğine işaret etti.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı el-Şara, bu diyalogun içeride ya da dışarıda olsun rahatsız edici bir atmosferde yapıldığına dikkat çekerek bu atmosfere şüphe ve kuşkunun hâkim olduğunu, aynı zamanda içinde büyük oranda endişe ve reddetme taşıdığını söyledi.

Hukuk sürecini değiştirme ve bir durumdan diğerine geçişin doğal ya da yaratılan engeller olmaksızın kolaylıkla ve rahatça gerçekleşmeyeceğine değinen el-Şara, diğerlerinin hazırladığı karşıt planların daha önce ya da aceleyle hazırlanmış olsa da çoğunluğunun büyük hatalar ve ileriyi fazla düşünmeden halımızın altına gizlediğimiz atıklarla dolu olduğunun altını çizdi.

El-Şara, bu planların birçoğunun medya araçlarını bu olaylar konusunda büyük bir beceriyle seferber eden dünya çapındaki bilgisel sürprizlerle dolu olduğuna işaret ederek geçtiğimiz yüzyılda olduğu gibi gelişmiş silahlar kullanmak yerine bu araçları kullanarak günümüzdeki kaygan zeminin tehlikesini arttırdığını dile getirdi.

Etrafımızda olup biteni yüzeysel biçimde yorumlayarak Amerika’nın 2003 yılında Irak’a yönelik istilasının bölgemizde yarattığı etnik ve mezhep içgüdüsünü göz ardı ettiğimize vurgu yapan el-Şara, ” batılı ülkelerin askerleri on binlerce km uzaklıkta olsalar da yaptıklarını güvenlik konseylerinde ve vatandaşları arasında nefsi müdafaaymış gibi büyük bir dehayla pazarlamayı başardığını da unuttuk” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı el-Şara, “kısacası bizden istenen yalan da olsa masum oldukları sonucuna ulaşmamızdır. Biz ise ne yazık ki hak ettiğini veremediğimiz mahkemelerimizde değil de mahkemelerinde masumiyetimiz kanıtlanana dek suçlu konumundayız” diye ekledi.

Diyalog çağrısına yanıt verenlerin sesini ve insanların yaşamlarıyla ilgili diğer talepleri herkese ulaştırmanın meşru bir hak olduğuna dikkat çeken el-Şara, bu diyalogun minnet borcuyla ilgisi olmadığını ve hükümetin halka verdiği bir ödün olarak kabul edilemeyeceğini söyledi.

El-Şara, diyalogun diğer gelişmiş ülkeler gibi halkın iktidarların kaynağı olduğu inancından yola çıkarak her vatandaşın görevi olduğuna vurgu yaptı.

Cumhurbaşkanı el-Şara, farklı bir fikir ya da siyasi düşünce taşıyan şahısların seyahat etmelerini yada vatana dönüşünü engellemenin diğer toplumlar tarafından korunmaları ve aradıkları güvenliği verilmesine yol açacağına dikkat çekerek “bu kapsamda yönetimin bu konudaki açık kararına işaret etmek istiyorum. Bu karar, herhangi bir Suriyeli vatandaşın önüne seyahat ya da vatana dönüş engeli koyulmamasını öngörürken İçişleri Bakanı bu kararı birkaç hafta içinde uygulaması yönünde bilgilendirildi” diye belirtti.

Diyalogun kolay ve herkesin yapabileceği bir iş olmadığına işaret eden el-Şara, bununla birlikte bazılarının diyalogun tek alternatifini kan akıtma, ekonomik yıkım ve kişisel tahrip olduğunu sandıklarına dikkat çekti.

El-Şara, “diyalogsuz bir düşünce siyasi bir gelecek taşımıyor. Bu düşüncenin hangi koşulda olursa olsun ve özellikle ülkemiz ve bölgemizin şu an yaşadığı koşullarda bir halk talebi olabileceğini zannetmiyorum” vurgusunu yaptı.

Diyalogsuz bir düşüncenin anlamsız olduğuna değinen el-Şara, büyük ve küçük savaşların ulusal kriz ve kabileler arası sorunların ancak diyalog yada ilkesel ve objektif ilkeler aracılığıyla sona erdiğini bildirdi.

El-Şara, “Bu ulusal diyalogun geleceğinden umutluyuz. Sizden de umutla olmanızı bekliyorum. Vatan hepimiz için çok değerli, cesaretimizi ve bilgeliğimizi toplamamız gereken bu koşullarda bir sınavla karşı karşıya. Cumhurbaşkanı Beşşar el-Esad’ın vaat ettiklerini yerine getireceğine inanıyoruz” dedi.

Onaylanan kanunların tamamıyla uygulanmasının ve yaşanan koşullar nedeniyle uygulamaya konulamayan yasaların ve özellikle olağanüstü hal yasasının kaldırılmasının Suriye’yi yeni ve ileri bir aşamaya taşıyacağını bildiren el-Şara, bu nedenle herkesin yaşanan kısır döngünün aşılması amacıyla tarihi sorumluluğunu yüklenmesi gerektiğine vurgu yaptı.

El-Şara, izinsiz gösterilerin sivil ve askerler şehitlerin düşmesiyle sonuçlanacak gerekçesiz şiddete yol açacağını kaydederek Suriye halkının feda ettiği sivil ve asker kanları olmasaydı bu forumun resmi ve partisel gözlemler ve kameramanların objektifleri altında düzenlenmesinin mümkün olamayacağını itiraf etmek gerektiğine dikkat çekti.

“Bu saf kanların bedeli Suriyeli vatandaşların da idrak ettiği gibi tüm küçük hesaplardan ve kardeş ülkelerin ekranlarının yansıttığı gizli kinlerden daha değerlidir” diye belirten el-Şara, Arap vatanımızda mezhep ve etnik içgüdüleri harekete geçirme ve yangına körükle gitmenin çok kolay olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı, geri dönüşü olmayan ulusal diyalogun Suriye tarihi, fedakâr halkı ve muazzam uygarlığıyla daha uyumlu olduğuna işaret ederek toplumumuzun özgürlük ve barışa ancak bu diyalogun yaratacağı çoğulcu demokratik siyasi rejimle ulaşabileceğine dikkat çekti.

Suriye halkının, tüm kesimlerin yardımıyla dış müdahale olmaksızın demokrasiyi barışçıl yolla harekete geçirmeyi başarması halinde, çözüme siyasi ya da güvenlik çözümü bulma yönündeki kısır döngüyü kırmayı başaracağını beyan ederek bununla birlikte vatanın geleceğini ve vatan çatısı altında değişimi düşünmeyenleri çevresinden izole edeceğinin de altını çizdi.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı el-Şara, beklenen reformları uygulayacak Suriye’nin yaralarının tamamıyla iyileşeceğini belirterek Suriye’nin içerideki ve dışarıdaki kinden arınacağını dile getirdi.

Suriye tarihindeki eski sayfayı kapatıp yeni bir sayfa açmak amacıyla ulusal diyalogun her düzeyde ve tüm kesimler arasında siyasi olarak devam etmesi gerektiğine dikkat çeken el-Şara, bu hedefin anlamsız değil tüm yönleriyle objektif unsurlar taşıyan siyasi bir hayal olduğunu ifade etti.

“Vatandaş ya da yetkili olsak da neden adımları kısaltma ve acıları azaltma yoluna gidip çoğulcu demokratik reform sürecini başlatmak için uzun yıllar buyunca evlatlarının kanını feda eden ulus ve halkların deneyimlerinden yararlanmıyoruz” diye konuşan el-Şara, istişare forumunun bu yol ve çizginin başlangıcı olabileceğine dile getirdi.

Başa dön tuşu
Bugün 19 Haziran 2026 (40) içerik yüklenmiştir.