HaberlerOrtadoğuSuriye

Suriye vatandaşlarının güvenliğini korumadaki sorumluluğunu üstleniyor

Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Velid el-Muallim Pazartesi günü BM Genel Kurulunun 66. Dönem Toplantılarında Suriye adına yaptığı konuşmada; ülkelerin koşul ve tutumlarının bu ülkelerin siyasi coğrafyalarının koşullarına, bu coğrafyadan kaynaklanan sorunlar ve gereksinimleri, karşı koymanın dayattığı tutumlar ve bedellere bağlı olduğunu vurguladı.

Konuşmasında Suriye’de mevcut durumların gerçeği ve olaylar karşısındaki tutumuna ilaveten içerden ve dışarıdan çevreleyen tutumlara ışık tutan Muallim; Suriye’nin Ortadoğu’nun kalbinde yer almasıyla birlikte bu konumunun Arap alemi ve genel olarak tüm bölgenin politikaları ve dengesinde büyük rol gerektirdiğini belirtti. Muallim bu rolünün neticesinde Suriye’nin on yıllar boyunca büyük zorluklarla karşılaştığını, seçtiği milli tutumlarından caydırılması ve bölgedeki rolünün küçültülmesi amacıyla harcanan çok sayıda çabaya karşı koyduğunu ifade etti.

Suriye Her Zaman İlkelerine Tutundu ve Filistin Halkını Savundu

Suriye’nin ulusal egemenlik ve bağımsız ulusal karara ısrarla sıkı sıkıya bağlandığını herkesin bildiğine dikkat çeken Muallim, bu ilkelerin Suriye’nin dış politikasında sürekli olarak temel kurmaylardan birini teşkil ettiklerini açıkladı.

Muallim; Suriye’nin elinden gelen tüm çabalarla Filistin halkının meşru mücadelesini ve direniş hareketlerini desteklediğini belirterek, işgal altındaki Golan topraklarını 04 haziran 1967 yılı sınırlarına kadar kurtarmada meşru ve doğal hakkına tutunduğunu söyledi.

Suriye Tüm Ülkelere Dost Elini Uzattı

Konuşmasında Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı; Suriye’nin ilkelerine ve tutumlarına bağlı kaldığı bir zamanda tüm ülkelere dost eli uzattığına işaret ederek, uluslararası ilişkilerini karşılıklı saygı ve çıkarlar doğrultusunda kurduğunu kaydetti. Muallim; Suriye’nin politikalarında Ortadoğu’nun temel sorunu olan işgal altındaki toprakların kurtarılması ve hakların iade alınması noktalarından yola çıktığını ekledi.

Suriye’nin Irak işgalinden sonra izolasyon ve yaptırım politikası yada dayatmalara boyun eğme çatışmasıyla karşılaştığını belirten Muallim; diğer öncelikleri ve içerdeki önemli davaları hesabına oldukça pahalı bedeller ödemesine rağmen bu çatışmadan daha güçlü ve metanetli olarak çıktığını belirtti. Aynı zamanda ulusal ilkelerini ve bağımsız kararını koruduğuna vurgu yaptı.

Sorunun İki Yüzü Var

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Muallim; Suriye’nin bu süreç içinde maruz kaldığı sorunun iki yüzü bulunduğunu ifade etti.

Muallim bu iki yüzün ilkinin; ülkenin halk tarafından talep edilen ekonomik, siyasi ve sosyal reformlara duyduğu ihtiyaç olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Beşşar el-Esad’ın daha önce bu reformlara olan ihtiyacı ilan ettiğini ve uygulanmasında ciddi isteği belirttiğini kaydeden Muallim; fakat iç taleplerin önemine rağmen çirkef bir komplo seviyesine gelen dış baskılar nedeniyle bu taleplerin ikinci basamağa kaydırılmasına neden olduğunu vurguladı.

Halkın İhtiyaç ve Talepleri İstismar Ediliyor

Muallim, Suriye’de yaşananların diğer bir yönünün halk ihtiyaç ve taleplerinin Suriye halkının istek ve çıkarlarıyla tamamıyla çelişen hedefleri gerçekleştirmek için istismar edilmesiyle ilgili olduğunu belirtti.

Bu taleplerin fitne tohumları ekme ve güvenliği sarsarak daha önce Suriye’nin karşı koyduğu dış müdahalelere gerekçe yaratmak isteyen silahlı örgütlerin barışçıl istismar aracı haline getirilmek istendiğinin altını çizen Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı, Suriye’nin vatandaşlarını koruma, güvenlik ve istikrarlarını güvence altına alma sorumluluğunu yerine getirdiğini kaydetti.

Bakan Muallim, kendini her gün farklı şekillerde gösteren dış müdahalenin tehlikelerine karşı dikkatli olmanın ve bu müdahaleyle kararlılıkla mücadele etmenin halk taleplerinin önemsenmediği anlamına gelmediğini söyleyerek uygulanan reformların yönetim açısından bir gereklilik ve birçok unsuru hayata geçirilen bir gelişme olduğunu ifade etti.

Reformun geriye kalan unsurlarının ulusal birlik, bağımsızlık ve egemenlik kapsamında ve ulusal diyalog aracılığıyla uygulanmasına devam edildiğini bildiren Muallim, “konuya daha fazla açıklık getirmek amacıyla Cumhurbaşkanı Beşşar el-Esad’ın 20 Haziran’da yaptığı konuşmaya değinmekte yarar var.

Cumhurbaşkanı el-Esad konuşmasında yeni yasalar koyulmasını içeren bir dizi reform adımını açıklamıştı. Yeni yasaların tümü konuşmasında anayasanın bazı maddelerinin iptal edilmesi, siyasi çoğulculuğu ve demokratik yaşamı içerecek şekilde incelenmesi yönündeki sözlerini taçlandırıyor. Bu da anayasanın tüm ülkelerde siyasi ekonomik ve sosyal yaşamın temelini oluşturması bakımından önem taşıyor” dedi.

Atılan Adımlar Halk Taleplerini Köklü Şekilde Karşılayacaktır

Bakan Muallim, atılan adımların halk talep ve ihtiyaçlarını köklü şekilde karşılayabileceğine dikkat çekerek Cumhurbaşkanı el-Esad’ın daha önce televizyona verdiği mülakatta reform ve değişimler konusunda 6 ayı geçmeyen bir zaman programı belirlemeden önce reform çabalarına ilişkin farklı görüş ve önerilere açık kapı bıraktığını ifade etti.

Bu tutumun önemli olduğunu, istenen içerik ve mekanizmalara ulaşmak amacıyla ciddi ve derin bir ulusal diyalog gerektirdiğine işaret eden Muallim, Suriye’nin farklı illerinde haftalar önce farklı toplumsal kesimleri kapsayan ulusal diyalog oturumlarının başladığını bildirdi.

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı, “ne yazık ki Suriye’deki sorunun ikinci yönünü dış müdahale taleplerini karşılayan silahlı grupların eylemlerinin durmaması ve aşırı şekilde tırmandırılmasıdır” diye konuşarak reform ve değişim gerekliliğinden söz eden ülkelerden kışkırtmak ve karşısına almak yerine Suriye resmi tutumunu desteklemesinin beklendiğine vurgu yaptı.

Suriye İstikrarlaştıkça Dış Kışkırtma Artıyor

“Suriye’de durum istikrarlaşıp daha çok reform adımı atıldıkça dış kışkırtma ve ekonomik yaptırımlara eşlik eden silahlı şiddet artmaktadır” diye belirten Muallim, ABD ve Avrupa Birliğinin Suriye ekonomisini ekonomik yaptırımlarla hedef almasının aslında Suriye halkının çıkarlarına, yaşantısına ve hatta gündelik ihtiyaçlarına zarar verdiğinin altını çizdi.

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı, bu tutumun Suriye halkının çıkarları, güvenliği ve haklarına özen gösterildiği söylemiyle uyuşmadığını ve bu ülkelerin içişlerimize müdahale etmek amacıyla gerekçe olarak gösterdiği ve savunduğunu iddia ettiği temel insan hakları ilkeleriyle çeliştiğini dile getirdi.

Muallim, BM örgütü misakının herhangi bir devletin iç otoritesiyle ilgili işlere müdahale edilmesini haklı gösterecek hiçbir madde içermediğine dikkat çekti.

Zalim Kampanyanın Hedeflerinden Biri de Barışçı Yaşam Modelini Vurmaktır

Bakan Muallim, “Suriye bölgemize tüm toplumsal kesimleri arasında barışçı bir yaşam modeli sunmuş ulusal birliğini pekiştirmek amacıyla laiklik sistemini temel alarak semavi dinlerin ve beşeri uygarlıkların beşiği olması itibariyle asırlar boyu din ve ırk çeşitliği özelliğine sahip bir bölgenin ortasındaki konumunu göz önünde bulundurmuştur” diye konuştu.

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Suriye’de yaşanan olaylara ilişkin objektif verilere dayanan bir analizin bu zalim saldırının hedeflerinden birinin halkımızın övündüğü bu modeli vurmak olduğunu ortaya koyacağına işaret ederek “o halde Suriye’ye yönelik basın kışkırtması, Suriye’nin bölünmesiyle sonuçlanacak büyük bir kaos yaratmak amacıyla aşırı dincilerin finanse edilip silahlandırılması nasıl açıklanabilir” diye konuştu.

Akdeniz Ülkeleri Üzerinde Hegemonya Kurulmak İsteniyor

Tüm bunların İsrail’in yayılmacı çıkarlarına hizmet etmek amacıyla Akdeniz ülkeleri üzerinde hegemonya kurma amacı taşıdığını bildiren Bakan Muallim, Suriye halkının içişlerine yönelik her türlü müdahaleyi reddetme, güvenlik ve istikrarı sağlama ve reform programını ulusal diyalog yoluyla uygulama kararlığını ifade etti.

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı, “Suriye’ye yönelik zalim kampanyaya katılan ülkelere, hesaplarını gözden geçirme çağrısı yapıyor ve halkımız planlarınızı gerçekleştirmenize izin vermeyecektir diyorum” diye konuşarak yaşadığı krizde halkımıza destek veren, çıkarlarına zarar verilmesini engelleyip emellerini gerçekleştirmesini teşvik eden ülkelere teşekkür etti.

Filistin Devletinin Tanınması Meşru Bir Taleptir

Uluslararası toplumun yıllardır Filistinlilerle İsrailliler arasında barışı sağlama yolu olarak iki devlet çözümünü benimsediğine dikkat çeken Muallim, yıllar süren ikili müzakerelerin ardından İsrail tutum ve icraatları nedeniyle çözüm yolunda ilerleme sağlayamadığını kaydetti.

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı, başkenti Kudüs olan Filistin devletinin işgal altındaki 1967 toprakları üzerinde kurulup tanınması amacıyla uluslararası topluma yönelmeyi meşru ve Filistin haklarını iade alma yolunda olumlu bir adım olarak nitelendirdi.

Suriye’nin uluslararası topluma bu talebi destekleme ve onaylama çağrısı yaptığını bildiren Muallim, aynı zamanda İsrail’in Gazze’ye yönelik ablukasını kınadığını ve uluslararası toplumdan ablukayı kaldırması için İsrail’e baskı uygulama sorumluluğunu yerine getirmesini istediğini ifade etti.

İsrail Nükleer Silahların Yayılmasını Önleme Anlaşmasına Katılmalıdır

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı, “Suriye’nin Ortadoğu bölgesinin nükleer silahlardan arındırılmasına yönelik tutumu biliniyor ve bu tutumu sabittir. İsrail’i nükleer silahların yayılmasını önleme anlaşmasına katılma çağrısında bulunan uluslararası kararlara uyması ve nükleer tesislerinin Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu tarafından denetlenmesi gerekliliği konusunda ısrarlıyız” dedi.

Tüm ülkelerin nükleer teknolojiyi barışçıl amaçlarla kullanma hakkını desteklediklerini söyleyen Muallim nükleer silahların yayılmasını önleme anlaşmasının bunu öngördüğünü ve bu nedenle Küba’ya yıllardır uygulanan ablukanın kaldırılması çağrısını şiddetle yinelediklerini vurguladı.

Bakan Muallim, “hepimiz daha adil ve daha güvenli bir dünya kurulmasını ümit ediyoruz. Uluslar arası örgüte bu konuda büyük bir rol düşüyor. Nüfuz sahibi ülkeler özel ajandalarına hizmet etmekten vazgeçerse bu rolü en iyi şekilde yerine getirebilir. Buna rağmen uluslararası toplumun tüm halkların umut ettiği daha iyi bir dünya yaratmak için doğru yolda yürüyeceğine inanıyoruz” diyerek sözlerini noktaladı.

Başa dön tuşu
Bugün 18 Eylül 2026 (30) içerik yüklenmiştir.