HaberlerOrtadoğuSuriye

Suriye yönetimi başkalarını memnun etme gayesi taşımıyor

Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Velid el-Muallim Arap Ligi Genel Sekreteri Nebil el-Arabiye bir mektup gönderdi.

Mektubunda Muallim Suriye’nin; 30-10-2011 tarihinde Doha’da sağlanan anlaşmaya istinaden Suriye ve Arap Ligi arasındaki protokol taslağının başkent Şam’da imzalanması isteğini ifade etti.

Muallim ayrıca; Suriye’nin Arap Ligi Genel Sekreterinden protokol taslağına ilişkin talep ettiği netleştirme ve açıklamalara cevapların yanı sıra kardeş Cezayir’in tutumları ve sunduğu notlara dayanarak protokol taslağının imzalanması rağbetinde olduğunu kaydetti.

Arap Ligi Genel Sekreteri ve Arap Bakanlar Komisyonu başkanının Suriye’nin içişlerine her türlü yabancı müdahaleye karşı olduklarını belirten açıklamalarına işaret eden Muallim; Suriye’nin tüm bunları protokol taslağının ayrılmaz bir parçası olarak gördüğüne vurgu yaptı.

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Muallim’in mektubunda ayrıca; Arap Ligi Konseyinin Suriye’nin gıyabında aldığı tüm kararları Suriye’nin tanımadığını belirtirken; bu kararlara Arap Liginin Suriye’nin üyeliğini dondurma kararı ve Arap Bakanlar Komisyonunun Suriye’ye ekonomik yaptırımlar uygulama kararı da yer aldığını belirtti.

Arap Ligi Genel Sekreterinden protokolün imzalanması ardından BM Genel Sekreterine yazılı bir mektup göndermesi ve anlaşmayla birlikte sağlanan sonuçlar hakkında bilgi vermesini talep ettiği mektubunda Muallim; aynı zamanda bu mektubun resmi bir belge olarak uluslararası güvenlik konseyi dönem başkanı e tüm üyelerine dağıtılması talebinde bulunmasını istedi.

Muallim; Arap Bakanlar Komisyonunda üye ülkeler dahil tüm Arap ülkelerinin yanı sıra Arap Liginin kurucu üyelerinden olan Suriye’nin de iyi niyetleri neticesinde bu görevin başarılı olmasına büyük bir rol oynayacağının altını çizdi. Aynı zamanda iki taraf arasında koordinasyonun yapılması, ciddiyetin sergilenmesi ve anlaşmaya varılan noktaların uygulamaya konulmasına büyük katkı sağlayacağına dikkat çekti.

Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Muallim; bunun Arap Liginin Arap vatandaşlarının ideallerini yerine getirmedeki umutlarını yeniden canlandıracağını ve ortak Arap çalışmalarına büyük olumlu yansımaları olacağına işaret etti.

Bu arada Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı sözcüsü Cihat Makdisi, Suriye’nin dün Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Velit Muallim’in Arap Ligi Genel Sekreterine gözlemciler heyetiyle ilgili protokol tasarısı konusunda gönderdiği mektubun yanıtını beklediğini açıkladı.

Bakanlık sözcüsü, mektubun konuyla ilgili karşılıklı yazışma ve notların protokol tasarısının ayrılmaz bir parçasını oluşturacak içeriğe sahip olması yönündeki taleple uyumlu ve gerekçesiz üyeliği dondurma ve ekonomik yaptırım kararlarının iptal edilmesini içerdiğine işaret etti.

Makdisi bugün Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığında düzenlediği basın toplantısında, Suriye’nin sunduklarının ne yapı ne de cevhere zarar verdiğini, bununla birlikte şartlar da öne sürmediğini belirterek koordinasyona ve görevin başarıya ulaşmasına gösterilen özen kapsamında ve Suriye’nin egemenliğini koruyacak şekilde belirli bir dayanak olmasının istendiğini kaydetti.

Protokol tasarısını Şam’da imzalama önerisinin Arap cesedinin nabzını arttırma amacı taşımakla birlikte krizi derinleştirmeyi değil Suriye’ye yardım etmeyi hedefleyen Arap çözümüne inandığımız mesajı vermeyi hedeflediğine işaret etti.

Sözcü protokol metinlerinde değişiklik olup olmadığına ilişkin soruya cevaben, Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Muallim’in bazı açıklamalar istediğini ve Lig Genel Sekreterinin bunlara yanıt verdiğini ifade ederek ” bazı sorularımıza net yanıtlar verildi. Örneğin protokolün süresini ve iki tarafın onayıyla yenilenmesini kabul ettiler. Bununla birlikte Suriye’ye geldikleri zaman Arap tarafı ile Suriye arasında kurulacak koordinasyon hacmini arttırdık. Arap Ligi Misakının devletlerin egemenliği ve siyasi rejimlerine saygı göstermeyi öngören 8. Maddesine vurgu yaptık” diye konuştu.

Protokol tasarındaki yeni düzenlemeler konusunda ise Makdisi, Arap tarafının protokolün adının “Suriye’deki Durumu İncelemeye İlişkin Suriye Arap Cumhuriyeti ile Arap Ligi Arasındaki Protokol Tasarısı” şeklinde değiştirilmesi ve heyetin Suriye tarafıyla koordinasyon kurmasına itiraz etmediğini bildirerek Suriye tarafıyla koordinasyon kurulmamasının mantıksız olduğunu vurguladı.

Bakanlık sözcüsü, Suriye tarafının olumlu cevap almayı umduğuna dikkat çekti.

Protokolün imzalanması ardından Suriye’ye gelecek gözlemcilerin sayısı, aralarında Arap uyruğu taşımayanların olup olmayacağına ilişkin soruya yanıtında Makdisi, bu konuya değinmek için henüz erken olduğunu, protokol tasarısında sayının Suriye tarafıyla belirleneceğine ilişkin bentler bulunduğunu ve görevin şekliyle alakalı olduğunun altını çizdi.

Gözlemcilerin hareket şekli ve özgürlüğü, ziyaret edecekleri yerlerle ilgili soruyu ise Makdisi, “protokolün nihai şekilde imzalanması durumunda görevin başarıyla yapılması amacıyla üst düzeyli koordinasyon kurulacak. Arap tarafıyla koordinasyon kuracak ulusal bir komisyon kurmaya hazırız. Biz anlaşmalarımıza saygılıyız ve kanımızca gerçek niyet Suriye’ye bu krizden çıkması için yardım etmekse protokolün imzalanması önünde hiç bir engel kalmamıştır” şeklinde yanıtladı.

Suriye’de krizin basitleştirildiğini, protokolün kurtuluş değil çözüm yolunda atılan bir adım olduğunu, bu adımı başka adımların izlemesini temenni ettiklerini dile getiren Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı sözcüsü, Suriye’de yaşanan krizin tek nedeninin reform olmadığına dikkat çekti.

Makdisi, planlı bir basın kışkırtması bulunduğunu, Suriye’ye dışarıdan silah geçirildiğini ve bazı tarafların meşru siyasi bir rejimle diyalogu reddeden muhalefeti sahiplendiğini ve dışlama politikası izlediğinin altını çizdi.

İktidar ile muhalefet arasında diyalog kurma ve Şam’da olması gerektiği konusuna değinilip değinilmediğine ilişkin soruya yanıt veren bakanlık sözcüsü, diyalogun Şam’da gerçekleşmesinin doğal olduğunu, fakat protokolde bu konulara değinilmediğini, çünkü protokolün Arap Ligi gözlemci heyetiyle ilgili bir prosedürden ibaret olduğunu kaydetti.

Suriye’nin Doha’da üzerinde anlaşmaya varılan girişime bağlı olduğunu bildiren Makdisi, “bunun ötesinde biz Arap girişimin bazı bentlerini uyguladık ve silahlı görüntüleri çektik. Ellerini Suriyelilerin kanlarına bulamayan tutukluları da serbest bıraktık” diye konuştu.

Bakanlık sözcüsü, Suriye tarafının tepkileri beklemeyip uyguladığını, çünkü çözümün başkalarını memnun etme amacı taşımadığını ve tamamıyla Suriyeli olduğunu vurgulayarak “Cumhurbaşkanı Beşşar el-Esad’ın yönetimindeki reform sürecine inanan kamuoyumuz ve sokağımız var. Suriye’nin pusulası budur” diye belirtti.

Suriye tarafının elinden geleni yaptığı ve çözümsüz bir Arap yanıtının engelleyici olacağı konusunda ise Makdisi, Suriye’nin elinden geleni yaptığına, fakat aynı zamanda sert bir kaya olmadığını belirterek Suriye’de siyasi bir hareketlilik ve görüş bulunduğunu, Suriye’nin sundukları mantıklı olduğu için reddedilemeyeceğini ifade etti.

Suriye’nin işbirliği önerdiğini söyleyen sözcü, iyi niyet bulunması ve Suriye’ye yardım etme gayesi taşınması halinde işbirliğinin önünde hiçbir engelin bulunmadığını kaydetti.

Protokol konusunda Rusya ve Cezayir’le koordinasyon kurulup kurulmadığına ilişkin soruya ise Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı, “Rusya ve Cezayir’le istişareler yapılmakta. Dostlarımızı Suriye tutumu konusunda bilgilendiriyoruz” cevabını verdi.

Sözcü Makdisi, Arap, bölgesel ve uluslararası çabaların Suriye’deki krizin çözümü için gerekli olduğuna, fakat çözümün tamamıyla Suriyeli olacağına vurgu yaptı.

Başa dön tuşu
Bugün 14 Eylül 2026 (8) içerik yüklenmiştir.