HaberlerOrtadoğuSuriye

Suriye’de 2 terörist işledikleri cinayetleri ve eylemleri itiraf etti

Suriye Televizyonu, Ümran Abdurrezzak Akra isimli teröristin, silahlı terör grubunun Hama’da Siyasi Güvenlik Şubesine düzenlediği saldırıya yönelik, itirafını yayınladı.

Akra, 1987 Hama doğumlu olduğunu ve kentin tanık olduğu gösterilere katıldığını daha sonra arkadaşlarıyla birlikte, tabanca, pompalı tüfek ve el bombaları taşıyan Halit el-Kannas başkanlığında; tabanca ve pompalı tüfek taşıyan Hasan el-Muhsa; taramalı tüfek, pompalı tüfek ve bomba taşıyan Hamit el-Haddad; otomatik silah taşıyan Osman Akra; pompalı tüfek ve tabanca taşıyan Ahmet el-Muhsa ile iki tabanca taşıyan Safvan el-Tayyar’ın üyesi olduğu silahlı bir grup kurduklarını söyledi.

Akra, grubun yaklaşık 200 silahlı ile birlikte Hama’daki Siyasi Güvenlik müfrezesine çeşitli silahlarla saldırmak üzere anlaştığını ve şubenin etrafını sardıktan sonra baskın düzenlediklerini ve içindeki her şeyi çaldıklarını itiraf etti.

Akra, müfreze baskını yapılırken pompalı tüfekle yedi el ateş ettiğini ve bir güvenlik elemanına isabet ettiğini ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

Terör grubu, güvenlik güçleriyle işbirliği yaptığı gerekçesiyle El-Katma ailesinden olan bir vatandaşı öldürmek üzere anlaştı. Anlaştıktan sonra grup üyeleri vatandaşın evini sardı. Ahmet el-Muhsa ve Hasan el-Muhsa eve girerek doğrudan adamın üzerine ateş ederek onu öldürdüler. Daha sonra ise grup bölgeden çekildi.

Askerler Hama’ya girdiğinde grup, silahlarıyla birlikte Mahrada yoluna kaçtı ve silahları Hamit Haddad’ın evinin arkasında ağaçların arasında balık havuzunun yakınında toprağın içine gömdü. Bu silahlar arasında Rus modeli iki otomatik silah, M16, pompalı tüfekler, dürbünlü silah ve çeşitli el bombaları vardı.

Sahte bir görgü tanığı, kışkırtıcı Cezire kanalı ve dış odakların Suriye ile ilgili yalan haber ve dezenformasyon bilgi yayınlanması için onları aradığını itiraf etti.

Cezire’nin sahte görgü tanıklarından Terörist Kusey Şukfe, var olmayan hayali bir görüntü yaratma ve kamuoyunu yalan ve kışkırtma haberlerle aldatma hedefiyle görgü tanıklığı görevi yaptığını itiraf etti.

Suriye Televizyonu tarafından yayınlanan itirafında Terörist Şukfe, 1982 Hama doğumlu olduğunu, gösterilere katılmakla birlikte internet üzerinden çeşitli sitelerde çalışmalar yaptığını söyledi. Günün birinde tesadüfen aslen Hama doğumlu ancak Suudi Arabistan’da yaşayan “Özgür Hamalı” lakaplı bir şahısla tanıştığını ve bir buçuk aydan uzun bir süre boyunca internet üzerinden iletişim kurmaya devam ettiklerini kaydetti.

Aradaki bağlar daha da güçlenince “Özgür Hamalı” lakaplı şahsın kendisine Thuraya cihazı gönderme ve uydu kanallarıyla doğrudan iletişim kurma önerisi yaptığını belirten Terörist Şukfe, başlangıçta tereddüde düştüğünü, daha sonra onayladığını söyledi.

Meçhul bir şahıs yoluyla cihazın kendisine ulaştırıldığını söyleyen Terörist Şukfe, internet üzerinden tanışmış olduğu “Özgür Hamalı” lakaplı şahısla bu şekilde iletişim kurduğunu ve bu yolla Hama’dan Ebu el-Abd isimli bir başka görgü tanığıyla da iletişim kurmaya başladığını kaydetti.

“Özgür Hamalı” lakaplı şahsın “Adnan el-Arur” adlı şahsın çok yakın bir akrabası olduğunu idrak ettiğini ifade eden Terörist Şukfe, şöyle devam etti…

Uydu kanallarında söylememiz gereken bazı şeyleri kendisi telkin ediyordu. Mesela, Halep yolu üzerindeki el-Hader Polis Karakolu saldırısı.

Uydu kanallarında söylediklerimiz doğru değildi. Bazı silahlı gruplar bahsettiğim polis karakoluna saldırmış ve öldürebildiği kadarını öldürmüştü. Ama uydu kanallarına yansıyan şey, kısım içinde ayrışmalar olduğu ve iki taraf arasında çatışmalar çıktığı yönünde idi.

Cezire kanalı yoluyla yansıtılan yalanlardan biri de, Hama ilinden tankların çekilmesi ile ilgili idi. Ama kanallarda farklı şekilde yansıtıldı ve tankların çekilmediği ve halen Hama’da olduğu, askerlerin giren çıkan her aracı teftiş ettiği yansıtılarak bu şeyin kesin bilgi olduğu yansıtılmaya çalışıldı. Tabi daha uygun şekilde yansıtıyorlardı. Tanklar demiyor, panzerler ve zırhlı araçlar denilerek Hama’da halen bir askeri varlığın söz konusu olduğuna işaret edilmeye çalışılıyordu. Ama aslında Hama’da tek bir asker dahi yoktu.

Terörist Şukfe, yalan söylediği üçüncü bir konuya, silahlı çetelerin güvenlik güçlerini katletmesi olayına değindi.

Terörist Şukfe, “Güvenlik güçleri, Hamalılar gibi, hatta Hamalıların bilinen geleneksel ayakkabılarından giyerek, ahalinin arasına karışıyor ki, Hama ahalisi töhmet altında kalsın” şeklinde bir yalan uydurduğunu ancak işin aslının öyle olmadığını ve güvenlik güçlerinin silahlılar tarafından katledildiğini ve cesetlerinin el-Dahiriye köprüsünden Asi nehrine bırakıldığını söyledi.

Terörist Şukfe, “Para hiçbirşey değildir. İnsanın nefsini ve vatanseverliğini kaybetmesine neden olur. ‘Özgür Hamalı’ lakaplı şahıs tanıdığı şahıslar yoluyla çeşitli zamanlarda para gönderiyordu. Ödenen para miktarı yaklaşık olarak 2 Milyon Suriye lirası. Bu parayla hedeflenen, göstericilere gıda ve para yardımı yapmak ve barikatlara destek olmaktı..”

Barikatlarla hedeflenen, mahalleleri ve ahaliyi korumak idi. Ancak sonuç itibariyle bunun oldukça negatif bir rolü olduğunu anladık. Barikatlara hakim olanların bazıları, uyuşturucu tüccarı idi. Ayrıca büyük kötü olaylarla sonuçlanıyordu. Örneğin kadınlar, kocalarının ve ailelerinin önünde tamamen teftiş ediliyordu.

İşte bu noktada kendi kendimi sorgulamaya başladım. Kendime, biz bu ülkeyi nereye sürüklüyoruz, diye sordum. Eğer bu insanlar ülkeye hakim olacaksa gidip kendimi uçurumdan aşağı atarım.

Bana ulaşan malların tümü gıda için harcanmıyordu. Bir kısmı silah satın almak içindi. İki otomatik silah, 9/14 tabanca satın alındı. Ne tür silah alındığına bakmıyordum ama 280 bin lira değerinde silah alındı. Bu meblağ da “Özgür Hamalı”nın talebiyle istendi. Ama talebin asıl sahibi, insanları kendilerini koruma bahanesiyle silah satın almaya çağıran Arur idi.

Terörist Şukfe, insanların kendilerini himaye etmediğini, aksine satın aldıkları silahlarla askerlere ve güvenlik güçlerine hücum ettiklerini, diğer taraftan güvenlik güçleri ve askerlerin konuşlandığı bölgelerin yanı sıra valilik, Baas şubesi, emniyet müdürlüğü ve güvenlik şubesi gibi devletin stratejik kurumlarının oldukça yakınına yüksek çözünürlüğe sahip kameralar gizlendiğini itiraf etti.

Aynı zamanda ellerinde oldukça profesyonel video montaj programlarına sahip birkaç şahısla da tanıştığını kaydeden Terörist Şukfe, bir kişiyi dahi yüzlerce kişi kadar gösterecek özelliğe sahip programın aynı zamanda bir kişinin sesini yüzlerce kişinin sesi olarak çoğaltacak niteliğe sahip olduğunu söyleyerek, bu program vasıtasıyla videoların montajlandığını ve kışkırtıcı kanallara gönderildiğinin altını çizdi.

Kendilerine gönderilen paralara ek olarak Homs ve Hama illerine Ğab bölgesinden Muhammet Zater isimli şahıs vasıtasıyla iki adet uydu yayın cihazı gönderileceğinin kararlaştırılmış olduğunu belirten Terörist Şukfe, kendisi Suriye-Türkiye sınırındayken Türk GSM hattı ile iki cihazın gönderilmesi konusunda konuşulduğunu ve kendisinin görevinin cihazlardan birini Homs iline ulaştırmak olduğunu söyledi.

Homs için ayrılan uydu yayın cihazının kendisine ulaştığını ancak Hama için tahsis edilen cihazın kendisine değil başka şahıslara gönderildiğini söyleyen Terörist Şukfe, bu cihaz vasıtasıyla kışkırtıcı kanallara birçok görüntü iletildiğini ifade etti.

Bunlara ek olarak “Özgür Hamalı” lakaplı şahıs aracılığı ile Arur isimli şahıstan, askerlerin konuşlandığı noktaların tespiti ve askerlerle iletişime geçilerek sözde devrime katılmaları konusunda ikna edilmeleri için çalışmalar yapılması konusunda talimatlar geldiğini de vurguladı.

Arur’un, Hama’daki örgütlenmeden hoşnut olmamasından dolayı, kendisinin de üyesi olacağı yeni bir örgütlenme için uğraş içinde olduğuna işaret eden Terörist Şukfe, “Özgür Hamalı” adlı şahsın, kendisini Thuraya uydu cihazı taşıyan tüm grup üyeleriyle tanıştıracağını ve bu şekilde Arur’un programında ilan edeceği yeni bir örgütlenmenin kurulacağını ve eski örgütlenmenin, üyeler arasında şahsi veya ideolojik çekişmelerden dolayı ilga olacağını söyledi.

Terörist Şukfe, Hama’daki yeni örgütlenmenin aynı zamanda tüm Suriye’de Arur yönetiminde büyük örgütlenmeler teşkil edeceğini de ifade etti.

Son zamanlarda kendisine karşı özel önem verildiği hissine kapıldığını kaydeden Terörist Şukfe, bunun nedeni olarak Müslüman Kardeşler Mürşidi “Riyad Şukfe” ile aynı soyadını taşımasından kaynaklanıyor olabileceğini düşündüğünü söyledi.

Bu durumun halk üzerinde de etkisi olmasının da düşünülüyor olabileceğini kaydeden Terörist Şukfe, hasta fikirlerine göre, Müslüman Kardeşler örgütünün hala Hama’da taraftarı olduğunu zannettiklerini düşündüğünü belirtti.

Bir keresinde tesadüfen Riyad Şukfe ile bir sosyal paylaşım sitesi üzerinden görüştüğünü kaydeden Terörist Şukfe, ona “Müslüman Kardeşlerin diğer üyeleri gibi neden uydu kanallarında gözükmediğini” sorduğunu ve “söz söyleme açısından herhangi bir rolü olmadığı” yönünde yanıt aldığını, asıl rolünün bazı dış hükümetlerle bağlantı kurmak ve toplantılar koordine etmek gibi fiili görevlere sahip olduğunu söylediğini sözlerine ekledi.

Başa dön tuşu
Bugün 28 Haziran 2026 (15) içerik yüklenmiştir.