HaberlerOrtadoğuSuriye

Suriye’de cenaze medyatik oyunlara alet edildi

Şam’ın Bab Musalla bölgesinde Ebu Eyüp el-Ansari Camii Müezzini Muhammet Hüsamettin Ukeyl ve vatandaşlar, trafik kazası sonucu vefat eden Muhammet Heyr el-Ulabi isimli vatandaşla ilgili el-Arabiya Kışkırtma Kanalında yayınlanan ve merhumun “güvenlik güçlerince öldürüldüğü” yönündeki haberini yalanladı.

Gün geçtikçe hırçınlaşan medya saldırısı, Suriye’yi hedef almaya ve dünya kamuoyunu yalanlarla Suriye aleyhine kışkırtmaya devam ediyor. Ebu Eyüp el-Ansari Camiinin aynı zamanda müezzini olan Cami Vekili Muhammet Hüsamettin Ukeyl, dine ve ölülere saygı ilkelerine aykırı olayın ayrıntılarını Suriye Televizyonu’na anlattı.

El-Arabiya kışkırtma kanalı, vefat eden vatandaşa büyük önem veriyormuş gibi, cenazesinin dün sabah saat 11’de Ebu Eyüp el-Ansari Camisinden kaldırılacağına dair bir haber yayınladı. Bunun üzerine belirtilen saatte merhumun ailesi cenazeyi kaldırırken, tanımadıkları ve yabancı ziyaretçiler camiye gelerek kabul edilemez davranışlar sergilemeye başlar.

Bu grup, ailenin elinden, meçhul kadınların eşliğinde merhum vatandaşın naşını çalarak Bab Musalla alanına, Cinayet Şubesi Amirliği binasının önüne gider ve küfür edip hakaret yağdırmaya başlar. Güvenlik güçlerini tahrik etmeye çalışan kalabalığın arasında aynı zamanda kalabalığı görüntülemeye çalışmaktadır.

Güvenlik güçleri kendilerine doğru yaklaşınca, “şehit” olarak slogan attıkları merhum vatandaşın tabutunu bırakıp kaçar ve güvenlik güçleri naşı aileye teslim eder.

Ukeyl, olayı şöyle anlattı:

Aile, merhumun cenazesini camiye getirdiklerinde ben caminin dışında idim. Akşam namazından üç dört saat önce caminin önünde toplanmış birkaç genç gördüm. Bana cenazeleri olduğunu söylediklerinde onlara kapıyı açtım.

Akşam ezanı okunduktan sonra vefat eden şahsın kardeşlerinden biri yanıma gelerek, hoparlör vasıtasıyla konuşmamı çünkü topluluk içinde tanımadıkları yabancı kişilerin olduğunu belirterek, onlardan sessiz ve edepli olmalarını istememi söyledi. Kendisine madem ki ortam sakin, şu anda konuşma imkanına sahip olmadığımı, fitne yayanlar olarak gözükmememiz için olayları akışına bırakmamızın uygun olduğunu söyledim.

Merhumun kardeşiyle konuşurken, Bluetooth kulaklık takmış ve daha önce bölgedeki bir toplulukta gördüğümü hatırladığım ancak tanımadığım yabancılardan birinin, tabutun üzerindeki kumaşı ve ahşabı izinsiz olarak kaldırdıktan sonra merhumu yan yatırdığını gördüm. Merhumun yüzündeki örtüyü de kaldırıyorken kendisine neden böyle davrandığını sordum. Bana bunun bir sünnet olduğunu, çünkü merhumun şehit olduğunu söyledi. Ben de kendisine “şayet sünnet ise her şeyi olduğu gibi tekrar düzelt ve mescitte fitne yaratma” şeklinde yanıt verdim.

Bu yabancı şahısla konuşurken merhumun kardeşleri yaklaşarak kendisine “cenaze merasimiyle senin ilgin yok. O bizim kardeşimiz ve trafik kazasında hayatını kaybetti. Ve kimsenin işimize karışmasını istemiyoruz” dediler.

Bu yabancı adamın fitneyi alevlendirmesiyle az daha büyük bir sorun meydana gelecekti. Ancak ortalık yatıştı ve bizler cenaze namazını kıldıktan sonra merhumun ailesi cenazeyi kaldırırken o yabancı genç tekbir getirmeye ve sloganlar atmaya başladı.

Diğer taraftan Cinayet Şubesinden bir memurla Bab Musalla sahasında mevcut olan vatandaşlar da yaptıkları açıklamada, naaşı taşıyanların trafiğin akışına ters yönde gelerek Abdullah b. Revaha Camisinin karşısında durduktan sonra sloganlar attıklarını daha sonra sahanın sağ kesimindeki işyerlerine doğru hücum ettiklerini belirttiler. Güvenlik güçleri geldiğinde ise kalabalığın naşı yere bırakıp kaçtığını ifade eden görgü tanığı vatandaşlar, güvenlik güçlerinin defin bürosunu aradıklarını ve bir aracın gelerek cenazeyi Bab el-Sağir mezarlığındaki ailesine ulaştırdığını kaydettiler.

Başa dön tuşu
Bugün 13 Eylül 2026 (62) içerik yüklenmiştir.