
Suriye ve Arap Ligi arasında gözlemci heyetinin gönderilmesine ilişkin imzalanan protokol çerçevesinde üyelerinin yaptığı açıklamalarla sözde İstanbul Meclisi; Suriye’de cereyan eden olaylara sınır koyacak herhangi bir plan yada girişimle ilgilenmediğini bir kez daha kanıtladı.
İstanbul Meclisi üyeleri; Suriye ve Arap Ligi genel sekreterliği arasında protokolün imzalanmasından hemen sonra derhal bu protokole hiç bir önem vermediklerini ve Suriye dosyasının uluslararası güvenlik konseyine sevk edilmesi gereğini ifade etme yarışına girdiler.
Meclis Sekreteri Vail Mirza bugün yayınlanan açıklamalarında; protokolü imzalamanın meclisi açısından hiç bir anlam taşımadığını ve pratikte hiç bir etkisi olmadığını varsaydı.
Eş zamanlı olarak meclis başkanı Burhan Galyun; protokolün imzalanması ve gözlemci heyetinin gönderilecek olmasına rağmen, Suriye’ye yabancı müdahalenin yapılması ve güvenlik konseyi aracılığı ile yabancı denetleyicilerin gönderilmesinin gerekli olduğu iddiasında bulundu.
Açıklamalarında Galyun; Suriye’de silahlı grupların bulunduğunu ve bu silahlıların ülkede bir kısım cadde ve semtleri kapattıklarını itiraf etti.
Rıdvan Ziyade ise; Arap Liginden, savunmasız sivillerin korunmasını temin etme bahanesi altında Suriye dosyasını derhal uluslararası güvenlik konseyine sevk etmesini talep etti.
Ziyade; bir çok ülkenin Arap Liginin Suriye ve halkına uyguladığı yaptırımların halkın tüm kesimlerini etkileyeceklerini belirtmelerine rağmen, bu yaptırımların yeterli olmadığını varsaydı.
Tüm bunların ışığında gözlemciler; İstanbul meclisi üyelerinin yaptıkları bu provokatör ve sorumsuzca açıklamalarla Suriye’de çözüm istediklerine dair iddialarının ne kadar yalan ve gerçekdışı olduğunu kanıtladığına vurgu yaptılar.
Gözlemciler ayrıca bunun; sözü geçen meclisin Suriye’yi, halkını ve onur verici tutumlarını baltalamak isteyen yabancı ajandalarla bağlantılarını ortaya koyduğunu belirttiler.
Bu gibi açıklamaların tehlikesinden uyarıda bulunan gözlemciler; bunların orduyu, güvenlik güçlerini ve masum sivil insanları katleden, bu vatandaşların saflarında dehşet ve terör estiren terör gruplarına teşvik ve destek niteliği taşıdığına dikkat çektiler.
