HaberlerOrtadoğuSuriye

Suriye’ye karşı kurdukları komplo batağına saplandılar

Psikoloji ve medya uzmanlarının Suriye’ye karşı yürütülen karanlık ve kışkırtıcı komploda yer aldığı söylemi yeni değil. Ki bu tim, Cuma günlerinin adını ve bu isimlendirmeye hizmet edecek tabirleri seçiyor.

Zira bu tabirler, gelişigüzel toplanan vatandaşların bir araya geldiği zamanlarda sivillere ve güvenlik mensuplarına bozguncuların ve silahlıların ateş etmesiyle kargaşa ortamı yaratması için bir şifre niteliği taşıyor.

Suriye’ye düşman kesilen bu medya idaresinde, görsel, işitsel, yazılı veya elektronik medyaya hükmeden güçlerin hegemonyasının etkisiyle kışkırtmalarda beliren terimlerdeki farklılık da bariz şekilde ön plana çıkıyor.

Dün, medya dezenformasyonuna bir kez daha şahit olduk. Zira “Kanlı Cuma” terimi, resmi rakamlara göre 9 olan ancak, bu organlara göre sayısı 16 ile 25 arasında gidip gelen şehit sayısıyla ve yaralılarla çalkalanırken, bu şehitler arasında güvenlik güçlerinden insanların olduğu ifade edilmemekle birlikte, tümünün silahlı grupların saldırısıyla gerçekleştiği de zikredilmiyor. Bu dakik bilgilere gözlerini kapayan ve kulaklarını tıkamış olan medya, kışkırtıcı ve sahtekar timin idare ettiği karanlık odalardan telkin alan yalancı “görgü tanıklarının ifadesine” dayanmakla yetiniyor.

Mesleki ahlak, ilke ve kurallara aykırı hareket ederek yalan ve kışkırtıcı haber yayınlamakla yetinmeyen bu medya organları, zarar gören taraftan gelen haberleri ve yalanlayıcı kanıtları da görmezden gelmektedir.

Buna en güzel örnek, Cisreşşuğur ahalisinin kentte güven içinde yaşamaya başlamasını kendilerinin ağzından dile getirmesine rağmen, kışkırtıcı medyanın, yüzlerce kilometre uzaklıktaki “görgü tanıklarından” faydalanmasıdır.. İkinci örnek olarak da, yaşıyor olmasına rağmen ve bunu kendisinin dile getirmesine rağmen, kimi Suriye vatandaşlarının gösterilerde katledildiği tarzında haberler yayınlanmasıdır..

Kışkırtıcı medyanın kullandığı ve ilginç özelliklere sahip, neredeyse her gün yayınladığı başka sahte haberler de, ordu tarafından işkenceye maruz kaldığına veya silah sıkmayı reddettiği için darp edildiğine veya ordunun, köylerine girip katliam yaptığına dair haberler.. Zira kışkırtıcı medyanın yayınladığı görüntülerdeki şahısların tümü, silahlı kişilerce kaçırılarak tehdit altında bu şekilde konuşturulduklarını açıklamışlardır.

Kışkırtıcı medya, özellikle eceliyle vefat edenlerin görüntülerine geniş ve sürekli yer ayırmaktadır. Birçok örneği zaten mevcut olan bu “habercilik” anlayışının son hücumu dün Halep’te “öldürülen gösterici” Muhammed Ekta ismi kullanılarak gerçekleşti. Ailesi, adli tabip, savcı ve tahkikat görevlilerinin, Ekta’nın kalp krizi sonucu vefat ettiği hakikatini vurgulaması, bu kışkırtıcı medyanın, vefat edenlerin kanını kullanarak nasıl dezenformasyon yaptığını da kanıtlıyor.

El-Cezire, öğlen saat bir civarında “görgü tanıklarından” biri Hüseyin Ebulseyf ‘e Cisreşşuğur’da cereyan eden olayları sorar. Namazın henüz bitmediğini fark eden sunucu ikinci şokunu, “görgü tanığının” Cisreşşuğur’da değil de, Türkiye sınırında bir yerde yaz tatilini geçirmekte olduğunu öğrenince geçirecektir. Kanalı utandırmak istemeyen Ebulseyf, havadan sudan bahsetmeye başlar ve Ebu Heysem Kaskus ailesinin katledildiği haberini verir. Ama kısa bir süre sonra, Ebu Heysem, eşiyle birlikte Suriye Televizyonu’nda ölmediğini ve hayatta olduklarını açıklamıştır.

İnsaniyet ve ahlak boyutlarında Suriye halkının güven önderleri olan askerlere karşı başlatılan insanlık dışı çirkin kampanyada çerçevesinde yine, askerlerin Nasri Hanı (Han Nasri) adlı yerde konuşlanarak ahlak ve insanlık dışı şeyler yaptığı haberleri sunuldu. Ancak hanın sahibi Rizkullah Nasri, handan canlı yayınla bağlanarak kışkırtıcı medyanın tüm yalanlarını çürüttü.

Fitne kanalları, en azından Cisreşşuğur’a giden Anadolu Ajansı muhabirinin ve diğer basın mensuplarının izlenimlerine de yer vermiyor…

Dün, Lübnanlı el-Hayat gazetesi yazarlarından Adil Malik’in makalesinde dezenformasyon medya organları kınandı. Malik, kimliği meçhul şahısların tanıklığına başvuran kanalları kınayanlar safına girdiğini belirtirken, Suriye’de “talebe göre tanık” varlığına işaret ediyor ve belirli kaynakların hakikati değil temennileri hedefleyen haberler sunduğunu sözlerine ekliyor…

Başa dön tuşu
Bugün 06 Aralık 2021 (24) içerik yüklenmiştir.