Arabistan

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanının Direniş Grubu Karşıtı Açıklamaları

Suudi Dışişleri Bakanı Faysal bin Farhan, El-Arabiya’ya verdiği röportajda, Riyad’ın Lübnan ile ilgili sorununun Enformasyon Bakanı’nın açıklamalarının ötesine geçtiğini ve Suudi Arabistan’ın İran’ın Lübnan ve bölgedeki müttefiklerinin güç kazanması ile ilgili bir sorunu olduğunu söyledi.

Son günlerde Lübnan Enformasyon Bakanı George Kurdahi’nin Yemen’deki savaşı beyhude bir savaş olduğunu ve Ensarullah’ın Yemen’de kendisini savunma hakkına sahip olduğunu öne sürerek eleştirmesi, Suudi Arabistan için ciddi bir meydan okuma haline geldi öyle ki Suudi Arabistan büyükelçisini Beyrut’tan çekti. Zaten Suudi Arabistan’ın asıl sorununun Lübnan Enformasyon Bakanı Kurdahi’nin olarak atanmasından bir ay önce yaptığı eleştirel açıklamalar olmadığı başından belli aşikardı.

Faysal bin Farhan’ın El-Arabiya’ya karşı yaptığı açıklamalar, Suudi Arabistan’ın Batı Asya bölgesindeki gelişmelerden ve güç dengesinin İran İslam Cumhuriyeti’nin liderliğindeki direniş lehine değişmesinden memnun olmadığını gösterdi.

Lübnan’daki Hizbullah Hareketini İran’ın Batı Asya bölgesindeki en önemli müttefiki olarak gören Suudi Arabistan, George Kurdahi’nin açıklamalarını bahane ederek Lübnan’daki Hizbullah’a da yeniden baskı yapmaya çalışıyor. Faysal bin Farhan, “Lübnan’ın, Hizbullah’ın önemli Lübnan kararlarına hakimiyeti nedeniyle kapsamlı reformlara ihtiyacı var. Hizbullah’ın Lübnan siyasi sistemi üzerindeki hegemonyası bizi endişelendiriyor ve Lübnan’la etkileşimi Suudi Arabistan için gereksiz kılıyor” dedi.

Suudi Arabistan son on yılda direniş eksenini çeşitli şekillerde zayıflatmaya ve hedef almaya çalışmış, zayıflatmayı başaramayınca direniş ekseninin güçlenmesini engellemeye ve bölgedeki güç dengesini değiştirmeye odaklanmıştır. Ancak tüm bu hasmane girişimlere ve niyetlerine rağmen hedefin ulaşmayı başaramamıştır.

Al-ı Suud petrodolarları Batılı güçlerin, özellikle de ABD’nin cebine girerken ancak Riyad’ın bölgedeki konumu zayıflamıştır. Suudi hükümeti, bu başarısızlığın ve hezimetin direniş ekseninden, İran liderliğinden ve direniş gruplarının İran İslam Cumhuriyeti’ne olan sadakatinden kaynaklandığına inanıyor. Bu nedenle, Suudi Arabistan asgari demokrasiden yoksun olsa da, İran’ın Lübnan ve Irak’taki müttefiklerini yenmek için büyük harcamalar yapıyor. Aynı zamanda iç çatışmaları başlatmak ve İran’a karşı ittifak kurmak, ve İran İslam Cumhuriyeti’nin müttefiklerine saldırmak da Al-Suud’un gündeminde yer almaktadır. Faysal bin Farhan’ın açıklamaları, Suudi Arabistan’ın Kurdahi’nin sözlerini, direnişe karşı hedeflerine ulaşmak için Lübnan’da daha fazla huzursuzluk ve güvensizlik yaratmak için bir bahane olarak kullandığını açıkça gösteriyor.

Suudi Arabistan’ın, önümüzdeki Mart ayında Lübnan’da parlamento seçimleri düzenlenecek bir sırada bu algı operasyonu ve baskı sürecini başlatmak istediği belirtilmelidir. Başka bir deyişle, Lübnan’da yeni parlamento seçimlerine yaklaşık 4 ay kaldığı bir sırada Suudi Arabistan yetkililerinin de değindiği gibi Hizbullah aleyhinde olacak şekilde denklemleri değiştirmeye çalışacak tüm bahaneler ve mazeretleri kullanmaya çalışmaktadır. . Lübnan’a yapılan bu baskı ile Suudi Arabistan ve Fars Körfezi İşbirliği Konseyi’ndeki müttefikleri, ilk başta Lübnan’daki Direniş Koalisyonu’nun önümüzdeki seçimlerde yenilgiye uğratmaya çalışıyor.Ancak bu süreçte direniş koalisyonunu yenilgiye uğratamayacaklarını anladıkları sırada kaoslar ve sokak ayaklanmaları meydana getirerek Lübnan parlamento seçimlerinin ertelenmesi için zemin hazırlamaya çalışacaklardır. Bunun için ise Lübnandaki paralı askerleri ve siyasi piyonlarından yararlanmalarına da kesin gözü ile bakılmaktadır.

Başa dön tuşu
Bugün 05 Aralık 2022 (16) içerik yüklenmiştir.