ArabistanLübnan

Suudi Arabistan’a Bağlı Medyanın Lübnanlı Makama Saldırması

Son günlerde, Lübnan iletişim bakanı George Kurdahi’den mazlum Yemen halkının ülkelerini Suudi Arabistan ve BAE’nin saldırganlığına karşı savunmasının hakkaniyetine daire bir röportaj yayımlandı.

Lübnanlı makamın röportajının yayımlanması, Lübnan’da Suudi Arabistan tarafından desteklenen 14 Mart grubuna bağlı medyaların geniş çaplı saldırılarına neden oldu. Lübnan iletişim bakanı Kurdahi Al Jazeera kanalının “Halkın Parlamentosu” programına katılarak Yemen gelişmeleri ve halkının durumu ile ilgili şöyle bir açıklamada bulundu: ” Onlar kendilerini savunan insanlardırlar. Yoksa onlar mı bir başkasına taciz mı yaptılar? Yemen halkının evleri, cenaze törenleri ve sevinçlerinin uçaklar ile saldırıya uğradığını görüyoruz. Husiler sadece dış tacizler ve saldırılar karşısında kendilerini savunuyorlar. ”

Daha önce de Lübnan eski dışişleri bakanı Cherbel Wehbi, Suudi Arabistan’ın tepkisini çeken ve onlara bağlı grupların baskısının gelmesine neden olan açıklamalarda bulunmuştu. Sonuçta ise Lübnan dışişleri bakanı istifa etmek zorunda kalmıştı.

Suudi Arabistan tarafından mali ve siyasi olarak desteklenen 14 Mart grubuna bağlı sosyal medya kullanıcıları da Kurdahi aleyhine geniş çaplı saldırılar başlatmış ve onun haklı olarak söylediği sözleri Suudi Arabistan ile Lübnan ilişkilerinin gerginleşmesine yol açan konuşmalar olduğunu öne sürmüşlerdir. Halbuki aynı kişiler, Suudi Arabistan’ın zaten Lübnan’ın mevcut durumunun temel sorumlularından biri olduğu hususunda gerçekleri görmezden geliyorlar. Bu durum o kadar açık ve nettir ki Lübnan’da başlayan son krizde, Suudi Arabistan’a bağlı bir parti olduğu bilinen Samir Caca liderliğindeki Lübnanlı Kuvvetler Partisi Suudi Arabistan çıkarları doğrultusunda Lübnan iç savaş ve aşiret çatışmaları çıkarmaya çalıştılar.

Bu yüzden insani vicdana sahip olan kimi Lübnanlı makamlar ve sorumluların açıklamaları ve gerçekleri ihmal edemeyen ve gözardı edemeyen yetkililerin bu türlü gerçekçi sözleri Suudi Arabistan’ın bölge düzeyinde özellikle de bölge milletlerine karşı başta da Yemen halkına karşı yıkıcı siyasetlerinin hacmi ve oranını göstermektedir. Bu durum Suudi Arabistan’ın saldırgan ve taciz eden taraf olduğunu açıkça ortaya çıkarmaktadır.

Suudi Arabistan’a bağlı medya organlarının ağır baskıları altında röportajında tekrar tutumunu açıklamak zorunda kalan Lübnan iletişim bakanı, bu hususta Suudi Arabistan ve BAE’ne hakarette bulunmak niyetinde olmadığını sadece kendi inancını açıkladığın ve bu röportajı Necip Mikati hükümetinde iletişim bakanı olarak tanıtılmadan bir ay önce yaptığını açıkladı.

Bu konuda önemli olan bir diğer nokta da, Kurdahi’ye ve istifa meselesine karşı tavır alan medya kuruluşlarının, Lübnan ve bölgedeki direniş grubunun şahsiyetlerine her gün saldıran ve İran İslam Cumhuriyeti’ni suçlayan aynı medya kuruluşları olmasıdır.Bu medya grupları İran’ı ve direnişi Lübnan içişlerine karışmakla sürekli itham ederek konuda ifade ve düşünce özgürlüğü iddiasında da bulunuyorlar. Oysa herhangi bir yetkili veya gazete Suudi Arabistan hakkında gerçekleri söylediğinde buna müsamaha göstermeyip var güçleri ile ona saldırırlar.

Lübnan’da ve bölgede Suudi Arabistan’a bağlı medya ve grupların öfkesinin temel nedenlerinden birini de Lübnan dışında, özellikle Yemen’de aramak lazım. Bu günlerde Suudi ordusu ve paralı askerleri bir dizi yenilgiye uğradı. Yemen ordusu ve sivil güçleri, ülkenin güney bölgelerinde, özellikle Marib eyaletinde Al-ı Suud paralı askerleri ile şiddetli bir şekilde savaştı ve başarılı oldu.

Başa dön tuşu
Bugün 29 Kasım 2022 (10) içerik yüklenmiştir.