ArabistanLübnan

Suudi Arabistan’ın Lübnan Dışişleri Bakanı Vekili’nin sözlerinden öfkelenmesi

Siyonist rejim 10 mayıstan itibaren 12 gün boyunca Gazze’yi en vahşi ve barbarca bombaladı. Bu saldırılar sonucu yüzlerce Filistinli şehit oldu ve yaralandı ve Gazze’nin sivil alanları ve alt yapı tesisleri ciddi şekilde zarara uğradı.

Son günlerde bölge bir kez daha Siyonist rejimin Filistinliler’e karşı barbarlığına tanıklık ederken, Suudi Arabistan ve onu izleyen BAE ve Bahreyn Lübnan’a ve Dışişleri Bakanı Vekili’nin sözlerine yönelik tepkilere yoğunlaştı ve sonunda Lübnan Dışişleri Bakanı Şerbel Suudi Arabistan ve 14 Mart Hareketi’nin baskısı nedeniyle görevinden istifa etmek zorunda kaldı.

Amerikan el- Hurre televizyon kanalına konuşan Şerbel, belli bir ülkenin ismini vermeden, bölgedeki bazı ülkelerin IŞİD’i destekleyen ve örgütün türemesine yol açan politikalarını eleştirerek, “Eğer Hizbullah ve silahı olmasaydı, Gazze’deki olaylar Lübnan’da da tekrarlanabilirdi” ifadesini kullandı.

Şerbel, IŞİD’i destekleyen ülkeleri eleştirirken, aynı televizyon kanalının Suudi uzmanı, onu Lübnan Cumhurbaşkanı’na hakaret etmekle suçlayarak, Lübnan’ı Hizbullah’a sattığını ileri sürdü. Bu durum üzerine Şerbel tepki göstererek, bu televizyonun girişimini eleştirerek, bir bedevinin kendisi ve Lübnan’a hakaret etmemesi gerektiğini vurguladı.

Bu açıklamaların ardından Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı bu girişime tepki olarak, Lübnan Büyükelçisi’ni çağırdı. Suudi Arabistan’ın ardından BAE ve Bahreyn de Riyad’ın politikasını takip ederek, aynı işi yaptılar. Tüm bu olaylar, Gazze, Siyonist rejimin en ağır bombardımanı ve saldırıları altında olurken yaşandı. Bu ülkelerin en azından İsrail rejiminin saldırılarını kesin ve kararlı biçimde kınaması o sırada bekleniyordu. Suudi Dışişleri Bakanı, İslam İşbirliği Teşkilatı toplantısında, İsrail’in Kudüs’teki eylemlerini kınarken, Gazze’ye hiç değinmedi.

Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn basını, bahsi geçen konuya sarılıp, Hizbullah ve Milli Özgürlük Hareketi ve 8 Mart Hareketi aleyhinde ağır saldırılar başlattı. Bu yaklaşım bir nevi, Siyonist rejimin Gazze’ye saldırılarını desteklemek anlamına geliyordu. Çünkü tüm dünyanın gözü ve kulağı Gazze’de ve Siyonist rejimin barbarlığı üzerinde olurken Suudi Arabistan, BAE ve Bahreyn medyası, Hizbullah’a karşı gündem oluşturmakla meşgul olarak, kamuoyunun dikkatini Gazze’de yaşananlardan uzak tutmaya çalışıyordu.

14 Mart Hareketi ve Suudi Arabistan’ın öfkesinin esas nedenini, Şerbel’in Lübnan’ın ulaştığı caydırıcılığın Hizbullah’ın silahına bağlı olduğuna dair sözlerinde aramak gerek. Şerbel yaptığı açıklamasında, “Eğer Hizbullah ve silahı olmasaydı, Gazze’deki olaylar Lübnan’da da tekrarlanabilirdi ancak Hizbullah’ın silahı, Siyonist düşman karşısında caydırıcılık sağlamıştır” ifadesini kullandı. Şerbel’in sözlerinin bu kısmı kuşkusuz Suudi Arabistan ve uşaklarının hoşuna gitmedi ve onları derinden öfkelendirdi. Zira, Hizbullah’ın silahı sadece Siyonist rejim için değil, bölgedeki gerici rejimler ve Lübnan’daki destekçileri için de bir kabus sayılıyor. Onların son senelerde Hizbullah’ın silahı hakkındaki yalan yanlış iddiaları ve yoğun propagandası, bu savı kanıtlar niteliğindedir.

Başa dön tuşu
Bugün 03 Ağustos 2021 (22) içerik yüklenmiştir.