ArabistanHaberlerOrtadoğu

Suudi rejiminin Katar karşıtı koalisyonu çatırdadı

Arap-Arap krizinin birinci yıl dönümünde mevcut gelişmeler Suudi Arabistan’ın Katar’ı tecrit ederek dize getirme yönündeki siyasetinin tam bir fiyaskoya dönüştüğünü gösteriyor.

Katar ile 4 Arap ülkesi Suudi Arabistan, BAE, Bahreyn ve Mısır arasındaki Arap-Arap krizi 5 haziran 2017 tarihinde baş gösterdi. Suudi Arabistan, Mısır, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden (BAE) Katar ile diplomatik ilişkilerini kestiğini açıklayarak Katarı ablukaya aldılar. Karara gerekçe olarak “Katar’ın terörizme destek vermesi” gösterilirken, Doha yönetimi suçlamaları reddetti.

Arabistan ve söz konusu üç ülke Katar’la her türlü siyasi, iktisadi ilişkilerini keserek bu ülkeyle olar kara, hava ve deniz sınırlarını kapadı ve Katar’ı ablukaya aldılar. Ardından Suudi rejimin baskıları sonucu Ürdün’de dahil diğer bazı küçük Arap ülkeleri de Katar’a ambargo konusunda Suudi Arabistan ve diğer üç ülkenin yanında yer aldılar.

Bu ambargo ve tecrit siyaseti üzerinden bir yıl gibi bir sürenin geçtiği bir ortamda Katar aleyhindeki abluka ve yaptırım siyasetinin fiyaskoyla sonuçlandığına dair güçlü emareler gelmeye başlamıştır. Nitekim Suudi Arabistan, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Mısır’ın Katar ile diplomatik ilişkileri kesme kararına üç ülkeden itiraz geldi. Ürdün, Umman ve Kuveyt Katar’la ilişkilerini sürdüreceğini açıkladı. Bu doğrultuda Kuveyt, Uman ve Ürdün’ün artık bundan böyle, Katar karşıtı ambargonun içerisinde yer almayacağı açıklandı. Bu amaçla Ürdün yönetimi geçtiğimiz günlerde Katar ile direkt deniz yolu hattını açarak Katar aleyhindeki deniz ulaşımı ablukasını kaldırmış oldu. Ürdün ve Katar heyetleri de geçtiğimiz aylarda karşılıklı sefer ve ziyaretler düzenleyerek ikili ilişkilerinin yeniden başlatılması yollarını masaya yatırmışlardı.

Ürdün İhvan’ul Muslimin örgütüne bağlı olan reform koalisyonuna mensup milletvekilleri Şubat 2018 tarihinde hükümete bir mektup yazarak Ürdün elçisinin Katar’a geri gönderilmesini istemişlerdi. İki ülke hava yolları şirketleri de uzay hakları ve karşılıklı seferler alanında bir işbirliği anlaşması imzalamışlardı ve hatta Katar’lı bir güvenlik heyeti resmi surette Ürdün’ün başkenti Amman’ı ziyaret etmişti.

Diğer yandan Ürdün ile Suudi Arabistan arasındaki anlaşmazlık Katar’la sınırlı kalmamış ve Filistin meselesi hakkında da baş göstermiştir. Öyle ki elde edilen bazı haberler uyarınca Suudi rejimi Veliahdi Muhammed bin Salman geçen yıl Ürdün kralını, Arabistan’ın Filistin konusundaki tutum ve siyasetlerine karşı çıktığı için ölümle tehdit etmişti.

Fars Körfezi İşbirliği Konseyi çatısı altında da Kuveyt ve Umman ülkeleri ve hatta BAE pratikte Suudi Arabistan’ın Katar aleyhindeki ekonomik siyasetlerine bağlı kalmayarak kendi çıkarları doğrultusunda hareket etmişlerdir. Bu arada Kuveyt ve Umman Katar ile diplomatik görüşmelerini sürdürmüş ve ilişkileri geliştirme meselesini masaya yatırmaktalar.

Dominik Dadlı, Forbes internet sitesinde yer alan bir yazısında şöyle diyor:

“BAE’i de Katar’la diplomatik ve ekonomik ilişkileri kesme konusunda Suudi Arabistan rejimi ile birlikte hareket etmesine rağmen pratikte buna bağlı kalmayarak Katar ile bir takım ilişkilerini el altından yürütmektedir. Doğal gaz, Dolfin boru hatları vasıtasıyla Katar’dan BAE ve ardından Umman’a akmaya devam etti ve Katarla BAE “Bendag” kıyısı petrol havzasındaki işbirliklerini aralıksız sürdürdüler.”

Tüm bunlara paralel olarak Fars Körfezi İşbirliği Konseyi üyelerinden Katar, Kuveyt ve Umman bölgenin bir takım temel meseleleri hakkında Suudi rejimi ile ciddi ihtilafa düşmüş bulunmaktalar ki Amerika’nın İsrail elçiliğini Telaviv’den Kudüs’e taşıması ve Filistinlilerin siyonist İsrail rejimi tarafından katliam edilmesi gibi meseleler bu anlaşmazlıkların başında gelmektedir.

Başa dön tuşu
Bugün 26 Mayıs 2022 (20) içerik yüklenmiştir.