Arabistanİran

Suudilerin İran’a Karşı Çark Etmesi

Suudi Veliahdı Muhammed bin Selman Salı akşamı Al Arabiya kanalına verdiği demeçte, açık bir çark etme olayı çerçevesinde İran’ı komşu bir ülke olarak adlandırıp Tahran ile daha iyi ilişkiler kurabileceğini ümit ettiğini açıkladı.

Muhammed bin Selman Ocak 2015’ten beri, babası Kral Selman’ın iktidara gelişinin ardından kademeli olarak bu ülkenin ikinci önemli ve etkin ismine dönüştü. Ocak 2017’de Donald Trump’ın Amerika’da iktidara gelişi ile Muhammed bin Selman’ın Suudi Arabistan’daki konumu da güçlendi çünkü Amerika eski başkanı, büyük dolara dayalı sözleşmelere karşılık olarak Suudi veliahdını tam ve topyekun olarak desteklemeyi kararlaştırmıştır.

Bu dönemde Muhammed bin Selman sırf iç siyaset alanında tek taraflı davranmıyordu dış siyasette de özellikle Batı Asya ülkelerine karşı tek taraflı ve zorbalığa dayalı, başına buyruk siyasetler izlemeye başlamıştı. Katar ile ilişkilerin kesilmesi ve bu ülkeye karşı sulta kurmak isteği, İran İslam Cumhuriyeti ile ilişkilerin kesilmesi ve Yemen’e karşı savaş da bu siyasetlerin en belirgin örneği idi.

Muhammed bin Selman’ın bölge ülkeleri özellikle de İran İslam Cumhuriyetine karşı zorba yaklaşımı Siyonist Rejim İsrail ve Amerika hükümetinin de hoşuna gitmiş ve onların memnuniyetine sebep olmuştu. Suudi Veliahdının İran İslam Cumhuriyeti ile husumeti o raddeye vardı ki Muhammed bin Selman Haziran 2017’de Batı Asya’daki savaşı İran’ın içine sıçratacağı açıklamasında da bulundu. Gerçekte bu diplomatik olmayan açık ve net açıklama, Muhammed bin Selman’ın İran İslam Cumhuriyeti ile hususmetinin doruğunu gözler önüne serdi. Aslında bu husumet, Batı Asya bölgesinin siyasi ve güvenlik düzenini olumsuz yönde etkiledi.

Şimdi de Suudi Veliahdı diplomatik ve ılımlı bir açıklamada Suudi Arabistan’ın İran ile iyi ilişkiler kurmak istediğini dile getirdi. Muhammed bin Selman ayrıca şöyle bir açıklamada da bulundu: ” İran’ın zor koşullar altında olmasını istemiyoruz. Tam tersi İran’ın refah içerisinde olmasını, gelişmesini istiyoruz. İran’da çıkarlarımız söz konusu. Onlarin da burada çıkarları söz konusudur. Bölgeyi ve dünyayı gelişime ve kalkınmaya götürmemizde fayda var. ”

Reuters haber ajansı ise Bin Selman’ın sözlerinin analizinde şu ifadelere yer verdi: ” Muhammed bin Selman İran’a yönelik aleni olan daha barışçıl tutum sergilemek ve geçmişten gelen husumeti, Washington ile Tahran’ın bölgesel tavırları ile karşılaşmak hususundaki ihtilaflar ve ekonomik dengelemeleri göz önünde bulundurarak azaltmak istiyor. ”

Öyle görünüyor ki Suudi Arabistan’ın İran’a karşı devam eden düşmanlığı nedeniyle yaşadığı tecrit ve yalnızlığı, Yemen bataklığına karışması ve iç kaygıları, Suudi Veliaht Prens’in tutumundaki bu çarkın nedenidir. Muhammed bin Selman artık Donald Trump’ı yanında görmüyor, aynı zamanda Binyamin Netanyahu’nun İsrail’deki zayıf konumunu da göz önünde bulunduruyor. Aslında İran düşmanlığının devam etmesi, bin Selman ve Suudi Arabistan’ın çıkarlarına hizmet etmiyordu, İsrail’in çıkarlarıyla uyumluydu. Aynı zamanda Suudi Veliaht Prensi, Yemen’deki insani felaket ve bu altı yıllık savaşın beyhudeliği nedeniyle baskı altındadır ve İran’la ilişkileri iyileştirmeyi Yemen’deki bataklıktan çıkmasının bir yolu olarak görüyor. Öte yandan, peş peşe yenilgilerin eşlik ettiği zorba dış politikası da Suudi Arabistan’daki konumunu zayıflatmıştır.

Batı Asya meseleleri uzmanı Sabah Zengene Riyad’ın Tahran’a yönelik çarkının nedeni hakkında şöyle diyor: “Suudi Arabistan’ın Yemen’de takılması, Riyad için net bir vizyon sunmuyor. Diğer yandan Suudi Arabistan, Yemen’de suç eylemlerini destekleyen Trump gibi koşulsuz şartız bir destekçiyi de yanında görmüyor. Bölge ülkeleri de artık Yemen savaşında Suudi eylemlerine göz yummak istemiyorlar. Bu sorunlar mevcut Suudi liderlere baskı yapıyor ve onları doğru yöne yönlendiriyor.”

Oxford’daki Pembroke Koleji’nde Arap ve İslami çalışmalar alanında kıdemli bir araştırmacı olan Elizabeth Kendall şöyle diyor: “Suudi Arabistan’ın, hem rezalet hem de yenilgiden başka sonucu olmayan Yemen savaşından çıkmanın bir yolunu bulması gerekiyor.”

Önemli olan nokta, Suudi Arabistan’ın zorbalık ve diplomatik olmayan yaklaşımına bölgede geniş ölçüde karşı çıkılmasıdır. Şimdi de Muhammed bin Selman’ın yumuşak ve diplomatik yorumları artık memnuniyetle karşılanmaktadır. Bu bağlamda, Katar Dışişleri Bakanı Muhammed bin Abdul Rahman Al-ı Sani Twitter sayfasında , Bin Salman’ın Riyad ile Tahran arasında iyi ilişkiler kurulması yönündeki talebini memnuniyetle karşılayarak, şöyle yazdı: “Bin Salman’ın İran dahil komşu ülkeler ile diyalog ve iyi komşuluğun vurgulandığı dış politika alanındaki talebini destekliyoruz.”

Başa dön tuşu
Bugün 05 Aralık 2021 (31) içerik yüklenmiştir.