
Tacikistan dışişleri bakanı Sirojiddin Muhriddin bir kez daha Duşanbe ve Tahran ilişkilerinin geliştirilmesi ve kuvvetlendirilmesine vurgu yaptı.
Sirojiddin Muhriddin Duşanbe’de düzenlenen basın toplantısında Tacikistan ve İran İslam Cumhuriyeti arasındaki ilişkileri, tarihî, köklü ve derin olarak niteleyip şöyle bir açıklamada bulundu: “Bu ilişkiler iki ülkenin iradesi ile daha da gelişecektir.”
İran İslam Cumhuriyeti ve Tacikistan arasındaki bir kaç yıl gergin ilişkilere ve kimi anlaşmazlıkların yaşanmasına rağmen görünen o ki Tahran ve Duşanbe ilişkileri olumlu yönde değişmektedir.
Tacikistan hükümeti Mart ayından itibaren ikili ilişkilerin tekrar kurulması ve geliştirilmesi hususunda kararlı olduğunu göstermiştir. Bu doğrultuda Duşanbe hükümeti makamları son bir kaç ayda İran ile ilişkilerinde kimi eksiklikleri gidermek için çaba göstermenin yanı sıra Tahran ile ilişkileri kuvvetlendirmek istediklerini de dile getirmişlerdir.
Örneğin Tacikistan Cumhurbaşkanlık Stratejik Araştırmalar Merkez’inin yeni başkanı Dilovar Qodirzoda İran İslam Cumhuriyeti ile ilişkilerin geliştirilmesini Duşanbe hükümeti dış siyasetinin önceliklerinden biri olduğunu söylemiştir.
Qodirzoda İran İslam Cumhuriyeti ile ilişkilerini geliştirmek istediklerine vurgu yaparak şöyle bir açıklamada da bulundu: “Bu sene iki ülkenin yeni büyükelçileri atanacaktır. İki tarafın da çabaları ile Tahran ve Duşanbe ilişkileri geliştirilecektir. ”
Bu açıklamaların ardından ise Tacikistan dışişleri bakanı ve cumhurbaşkanı gibi diğer makamları da bu çerçevede yapıcı ifadelerde bulunarak Duşanbe’nin Tahran ile ilişkileri yeniden başlatmak ve geliştirmek konusunda kararlı olduğunu göstermiş oldular.
Daha önce ise ırkçı Siyonist Rejim lobisi ve de gerici Suudi Arabistan hükümetine bağlı mihrakların Duşanbe hükümeti üzerindeki etkisinden dolayı İran ve Tacikistan ilişkileri ciddi derecede düşüş yaşamış hatta Tacikistan’ın İran’a karşı tepkisine neden olmuştu.
Buna rağmen Tahran makamları açık yüreklilik ve sabır dolu bir tavır ile Duşanbe hükümetine karşı her daim gerçekçi bir yaklaşım sergiledi. Aslında İran halihazırda Tacikistan ile son zamanlarda yaşanan gerilimleri gidermek ve ilişkilerini yine geniş çaplı bir şekilde geliştirmeyi hedefliyor.
Doğal olarak Tahran bu çerçevede büyük çaba göstermeli. Buna karşın Tahran ve Duşanbe’nin yakınlaşmasından kaygı duyan kimi düşmanlar Tacikistan’ın ekonomik zafiyetlerinden yararlanarak bu ülkeye mali destekler ve krediler teklifinde bulunarak Tacikistan ile İran ilişkilerini baltalamak istiyor.
Bu hususta Tacikistan meseleleri uzmanı Reşit Gani Abdullah şöyle bir değerlendirmede bulunmaktadır: “Tacikistan çok da büyük bir ülke olmasa bile kendini küresel ve bölgesel güçlerin karşı çıkmasından koruyup onların kuklası haline gelmemelidir.”
Gerçekte Tacik uzmanın bu öğüdü, Duşanbe hükümeti siyasetçilerinin İran ve Tacikistan ilişkilerinin gelişmesine karşı olan düşmanlardan uzak durup sözlerini dinlememeleri gerektiğini bağımsız davranmaları gerektiğini gösteriyor.
genel olarak Orta Asya devletlerinin özellikle de Tacikistan’ın uluslararası sıcak sulara olan ihtiyacından yola çıkarak şöyle bir sonuca varabiliriz: “Orta Asya cumhuriyetleri liderleri sadece İran ile iş birliği yaparak yeni İpek Yolu’na bağlanabileceklerini İran’ın Kuzey-Güney transit koridorundaki coğrafi meziyetlerinden yararlanabilecekleri gerçeğini biliyor. İran ile ilişkilerin olmaması ise Orta Asya devletleri için bölgesel ve bölge ötesi büyük projelerde de yer alamamak anlamına gelmektedir.
