
“İran-Çin kapsamlı stratejik işbirliği” toplantısı, dün (Salı) İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı ve Çin Başbakan Yardımcısı’nın katılımı ile Tahran’da başladı.
“İran-Çin Kapsamlı Stratejik İşbirliği” toplantısının ana odak noktası, İran-Çin arasındaki 25 yıllık kapsamlı işbirliği programının uygulama sürecini hızlandıracak yolların ele alınmasıdır. İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı Muhammed Muhbir ve Çin Başbakan Yardımcısı Hu Chunhua, iki heyetin başkanlığını toplantı sırasında üstlendiler.
Geçtiğimiz yıllarda İran ve Çin “politik-ekonomik”, “güvenlik-savunma” ve “jeopolitik-stratejik” olarak 3 geniş alanda ilişkilerini genişletti; 25 yıllık stratejik belgenin imzalanması da bu sürecin tamamlanması için önemli bir adımdır. Mart 2021’de İran ve Çin, iki ülke ilişkilerinde hareketliliğin zirvesi sayılması gereken 25 yıllık kapsamlı bir işbirliği planı imzaladı.
Bu belge, iki ülke arasında siyasi, ekonomik ve kültürel alanlarda uzun vadeli işbirliğinin yolunu belirlemektedir. İran İslam Cumhuriyeti ve Çin, Amerika’nın tek taraflılığına karşı koyma ve onu dizginleme konusunda bölgesel gelişmelerde önemli bir faktör olan stratejik ve uzun vadeli çıkarları da paylaşıyor. Bu ülkenin başbakan yardımcısının dün Tahran’a yaptığı ziyarette onlarca Çinli iş adamından oluşan bir iş-ekonomi heyetinin eşlik etmesi, Çin tarafının İran’ın enerji alanındaki önemli ve geniş konumu ve kapasitelerinin farkında olarak İran ile 25 yıllık kapsamlı işbirliği belgesini hayata geçirmek ve ilerletmek ilgilendiğini gösteriyor.
Buna rağmen Çin heyetinin İran ziyaretinin önemini artıran husus, bu ziyaretin Cumartesi günü Çin ile Fars Körfezi İşbirliği Konseyi arasında gerçekleştirilen ortak toplantının sonunda taraflarca ortak bir açıklama yapılmasının ardından yapılmış olmasıdır. Ortak açıklamanın bir bölümünde, “ tüm barışçıl çalışmalardan, bu cümleden, ikili müzakereler yoluyla ve uluslararası hukuk kriterlerine riayet edilerek bu konunun uluslararası yasalara uygun olarak 3’lü adalar konusunda barışçıl bir çözüme ulaşmak için Birleşik Arap Emirlikleri’nin çalışmaları ve inisiyatifini destekliyoruz” denildi.
Bu konuya tepki olarak İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan Twitter sayfasında Çince paylaştığı mesajda şöyle yazdı: “Fars Körfezi’nde bulunan Bumusa, Büyük Tonb ve Küçük Tonb 3’lü adaları İran topraklarının ayrılmaz parçasıdır ve her zaman ana topraklarına ait olacaktır. İran asla İran İslam cumhuriyetinin toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesinin önemi konusunda hiçbir ülkeye taviz vermeyecektir.”
Çin’in başta Suudi Arabistan olmak üzere Fars Körfezi İşbirliği Konseyi üyeleri ile son işbirliği bazı uzmanların Çin’in bölgedeki siyasetlerinin değişmesinden söz etmelerine sebep oldu, fakat Pekin böyle bir değişikliği reddederek dışişleri bakanlığı sözcüsü Wang Wenbin yaptığı açıklamada, “Çin tarafı, ikili ilişkilerin geliştirilmesi ve sürdürülmesi için bağların ve koordinasyonun güçlenmesinden yanadır. Hem Fars Körfezi Konseyi ülkeleri hem İran Çin’in dostlarıdır. Çin ile ilişkilerin geliştirilmesi ise her hangi üçüncü bir tarafı hedef almamaktadır.” vurgusunda bulundu.
Wang Wenbin, ayrıca İran ve Çin’i uzun süreli dostlar nitelendirdi ve iki ülkenin kapsamlı stratejik ortaklıklarını pekiştirmeye ve geliştirmeye karar verdiğini söyledi. Çin, ikili ilişkilerde daha fazla ilerleme sağlamak için İran ile iletişim ve koordinasyonu artırmaya hazır. Hiç şüphesiz ekonomi ve ticari saikler, Çin’in Fars Körfezi güney ülkelere gösterdiği ilginin önemini açıklıyor.
Çin, geleneksel olarak Amerika’nın etki alanı olan bir bölgeye yatırım yapıyor. Bu bağlamda, Suudi Arabistan ile 40 ticari sözleşme ve Katar ile gaz sözleşmesi olmak üzere Fars Körfezi İşbirliği Konseyi ülkeleri ile ekonomik işbirliğine girmiştir. Bu arada Suudi Arabistan da Çin ile ikili ilişkilerinde ve bu ülke ile Fars Körfezi İşbirliği Konseyi’nin ilişkileri çerçevesinde bölgedeki konumunu güçlendirmeye çalışıyor./
